YABANCININ ÜÇÜNCÜ BİR ÜLKEYE SINIR DIŞI EDİLMESİ

Yabancının Üçüncü Bir Ülkeye Sınır Dışı Edilmesi Davası Avukatı

Yabancının üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilmesi konusu Anayasa Mahkemesi’nin 29.09.2022 Tarihli ve 2021/47168 Başvuru Numaralı Hooman Hosseinpour kararı kapsamında aşağıda ayrıntılı bir şekilde incelenecektir. Söz konusu başvuru, ülkesinde ölüm cezasına mahkûm edilmiş yabancının henüz tespit edilmemiş üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilmesine karar verilmesi ve bu karar aleyhine açılan davada sınır dışı etmenin olası sonuçlarıyla ilgili iddiaların titiz bir incelemeye tabi tutulmaması nedeniyle yaşam hakkı ile kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

YABANCININ ÜÇÜNCÜ BİR ÜLKEYE SINIR DIŞI EDİLMESİ İŞLEMİNİN DURDURULMASI

Yabancının üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilmesi hususundaki Hooman Hosseinpour başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi sınır dışı işleminin durdurulmasına karar vermiştir. Sonrasında, tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin yeni bir karar verilinceye veya başvurunun kabul edilemez olduğuna, başvurucunun hakkının ihlal edilmediğine ya da başvurunun düşmesine karar verilinceye kadar başvurucunun sınır dışı edilmesine dair işlemin geçici olarak durdurulmasına karar verilmiştir.

YABANCININ ÜÇÜNCÜ BİR ÜLKEYE SINIR DIŞI EDİLMESİ HAKKINDA MEVZUAT

YABANCININ GERİ GÖNDERME YASAĞI

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (6458 sayılı Kanun) md. 4 gereğince hiç kimse, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulacağı veya ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatının veya hürriyetinin tehdit altında bulunacağı bir yere gönderilemez.

YABANCIYA İNSANİ İKAMET İZNİ VERİLMESİ

6458 sayılı Kanun md. 46 gereğince valilikler, haklarında sınır dışı etme veya Türkiye’ye giriş yasağı kararı alındığı hâlde yabancıların Türkiye’den çıkışları yaptırılamadığında ya da Türkiye’den ayrılmaları makul veya mümkün görülmediğinde diğer ikamet izinlerinin verilmesindeki şartları aramadan İçişleri Bakanlığınca belirlenen sürelerle sınırlı olmak kaydıyla ve Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün onayını alarak insani ikamet izni verebilir ve bu izinleri uzatabilir.

YABANCININ KISA DÖNEM İKAMET İZNİ

6458 sayılı Kanun md. 31 gereğince adli veya idari makamların talep veya kararına bağlı olarak Türkiye’de kalması gerekenlere en fazla iki yıllık süreyle kısa süreli ikamet izni verilebilir.

YABANCININ SINIR DIŞI EDİLMESİ

6458 sayılı Kanun md. 52 gereğince yabancılar, sınır dışı etme kararıyla, menşe ülkesine veya transit gideceği ülkeye ya da üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilebilir. 6458 sayılı Kanun md. 53 gereğince sınır dışı etme kararı, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün talimatı üzerine veya resen valiliklerce alınır. Sınır dışı etme kararı, gerekçeleriyle birlikte hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir ve hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir. Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.

YABANCININ SINIR DIŞI EDİLECEĞİ ÜLKENİN TESPİTİ

Yabancının üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilmesi açısından Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik (Yönetmelik) md. 51/2 gereğince yabancının sınır dışı edileceği ülkenin tespitinde; vatandaşlık durumu, gönderilmesi planlanan ülkeye kabul edilip edilmeyeceği ve varsa gidebileceği üçüncü bir ülkeye ilişkin talebi göz önünde bulundurulur.

YABANCI NASIL SINIR DIŞI EDİLİR?

6458 sayılı Kanun md. 60 gereğince geri gönderme merkezindeki yabancı, kolluk birimi tarafından sınır kapılarına götürülür, geri gönderme merkezlerine sevk edilmesine gerek kalmadan sınır dışı edilecek yabancı ise Göç İdaresi Genel Müdürlüğü taşra teşkilatının koordinesinde kolluk birimlerince sınır kapılarına götürülür. Sınır dışı edilecek yabancının seyahat masrafları kendisi tarafından karşılanır. Yabancının pasaportu ve diğer belgeleri sınır dışı edilinceye kadar tutulabilir.

ÖLÜM CEZASINA MAHKUM EDİLECEK YABANCIYA İKİNCİL KORUMA

6458 sayılı Kanun md. 63/1-a gereğince mülteci veya şartlı mülteci olarak nitelendirilemeyen, ancak menşe ülkesine veya ikamet ülkesine geri gönderildiği takdirde ölüm cezasına mahkûm olacak veya ölüm cezası infaz edilecek olması nedeniyle menşe ülkesinin veya ikamet ülkesinin korumasından yararlanamayan veya söz konusu tehdit nedeniyle yararlanmak istemeyen yabancı ya da vatansız kişiye, statü belirleme işlemleri sonrasında ikincil koruma statüsü verilir.

YABANCININ ÜÇÜNCÜ BİR ÜLKEYE SINIR DIŞI EDİLMESİ YASAĞI

Yönetmelik md. 57 gereğince sınır dışı etme kararı alındıktan sonra, sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunan yabancının öncelikle üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilmesi ihtimali değerlendirilir. Yabancının üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilmesi mümkün olmadığında sınır dışı etme kararı uygulanmaz ve yabancıya insani ikamet izni verilir. İnsani ikamet izni süresince yabancının ülkesine veya gidebileceği üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilme olanakları araştırılır. Sınır dışı etme engelinin ortadan kalkması halinde insani ikamet izni iptal edilir ve yeni bir karar alınmaksızın sınır dışı etme işlemi tamamlanır. Adli makamlarca sınır dışı etme kararının iptaline dair karar verilen yabancıların sınır dışı ve varsa idari gözetim kararları sonlandırılır.

SINIR DIŞI EDİLECEK YABANCININ GÖNÜLLÜ GERİ DÖNÜŞ TALEBİ

Yönetmelik md. 63 gereğince hakkında idari gözetim kararı alınan yabancılardan ülkelerine veya üçüncü bir ülkeye gönüllü geri dönüş talebi olanlar, seyahatlerine engel bir durumları yoksa geri gönderme merkezlerine sevk edilmeden doğrudan ülkelerine veya istedikleri üçüncü ülkeye gönderilir. Dolayısıyla yabancının üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilmesi gönüllü de olabilir.

YABANCININ SINIR DIŞI EDİLECEĞİ ÜÇÜNCÜ ÜLKENİN TESPİTİ

6458 sayılı Kanun md. 74, Türkiye’ye güvenli üçüncü bir ülkeden gelenlerin uluslararası koruma başvurularının değerlendirilmesi ve bu bağlamda hangi ülkelerin güvenli üçüncü ülke olarak nitelendirileceğini, Yönetmelik md. 7 ise bir ülkenin başvuru sahibi için güvenli üçüncü ülke olarak nitelendirilebilmesi için gerekli şartlar ve başvuru sahibinin güvenli üçüncü ülkeden geldiğinin kabul edildiği durumlarda yapılacak işlemlerle ilgili regülasyonları düzenler. Bunun yanında 6458 sayılı Kanun ve Yönetmelik yabancının üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilmesi hususunda, sınır dışı edilecek ülkenin nasıl tespit edileceği, bu ülkenin başvurucuya bildirilip bildirilmeyeceği, başvurucunun tespit edilen ülkenin kendisi için güvenli ülke olmadığına ve/veya söz konusu üçüncü ülkenin kendisini ülkesine sınır dışı edeceğine ya da iade edeceğine ilişkin bir iddiası varsa bu iddiasına dayanarak dava açıp açamayacağı, dava açabilecek ise bu davanın sınır dışı işlemlerini durdurup durdurmayacağı konusunda herhangi bir norm içermemektedir.

ÜÇÜNCÜ ÜLKENİN YABANCIYI KENDİ ÜLKESİNE GÖNDERME İHTİMALİ

AİHM; M.S.S./Belçika ve Yunanistan ([BD], B. No: 30696/09, 21/1/2011) kararı kapsamında sınır dışı etme ile ilgili usul uygulanırken yabancının kötü muameleye maruz kalma riski bulunan ülkeye sadece doğrudan değil dolaylı olarak gönderilme ihtimali de gözetilmelidir. Dolayısıyla idari ve adli makamlar üçüncü ülkenin yabancıyı kendi ülkesine gönderme ihtimalini de değerlendirmelidir.

YABANCININ SINIR DIŞI EDİLECEĞİ ÜLKENİN BELİRLENMEMESİ

AİHM, Auad/Bulgaristan (B. No: 46390/10, 11/10/2011, § 133) kararında iç hukukta gerekli olmadığı için sınır dışı etme kararı veya başka herhangi bir bağlayıcı hukuki işlemin yabancının sınır dışı edileceği hedef ülkeyi belirtmemiş olmasının kesinlik yönünden sorunlu olduğunu belirtmiştir.

AİHM, A.D. ve diğerleri/Türkiye (B. No: 22681/09, § 22/7/2014) kararında ise yabancının gönderileceği ülkenin net olmamasının kabul edilemez olduğu zira bu şekilde yabancının belirsiz olan durumunun daha da kötüleştirilmiş olduğu ve varış ülkesi belli olmayan bir yabancının sınır dışı edilmesi kapsamındaki riskler dikkate alınmadan anlamlı bir inceleme yürütülemeyeceğinden adli incelemenin amacının zedelendiği vurgulanmıştır.

ANAYASA MAHKEMESİNİN SINIR DIŞI DURUMUNDA KÖTÜ MUAMELEYE BAKIŞI

Anayasa Mahkemesi’nin, idam edilme ve kötü muameleye uğrama riski bulunan ülkeye sınır dışı etme işlemi yönünden benimsediği genel ilkeler A.A. ve A.A. ([GK], B. No: 2015/3941, 1/3/2017, §§ 54-72) kararında yer almaktadır. Bu ilkeler kısaca şöyledir;

i. Anayasa’nın 17. maddesi, Anayasa’nın 5. maddesi ile Anayasa’nın temel hak ve hürriyetlerin yabancılar için milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla sınırlanabileceğine ilişkin 16. maddesi ile birlikte yorumlandığında devlete, egemenlik yetkisi alanında olup gönderildikleri ülkede kötü muameleye maruz kalabilecek yabancıların maddi ve manevi varlıklarına yönelik risklere karşı korunmaları yönünde pozitif yükümlülük de yüklemektedir. Nitekim Anayasa’nın 17. maddesinde devlete getirilen kötü muamelede bulunmama (negatif) yükümlülüğünün herhangi bir istisnasına yer verilmemiş, temel hak ve özgürlüklerin savaş, seferberlik hâllerinde veya olağanüstü hâllerde kullanılmasının durdurulmasına imkân veren Anayasa’nın 15. maddesinde de maddi ve manevi varlığın bütünlüğüne dokunulamayacağı belirtilmiştir.

ii. Anılan pozitif yükümlülük kapsamında sınır dışı edilecek kişiye ülkesinde karşılaşabileceği risklere karşı gerçek anlamda bir koruma sağlanabilmesi için bu kişiye sınır dışı kararına karşı etkili bir karşı çıkma imkânı tanınması gerekir. Aksi hâlde sınır dışı edildiğinde kötü muameleye maruz kalma riski altında olduğunu iddia eden ve bu iddiasını delillendirme konusunda devlete göre daha kısıtlı imkânlara sahip olan yabancıya gerçek anlamda bir koruma sağlanabildiğinden bahsetmek mümkün olmayacaktır. Dolayısıyla kötü muameleye karşı koruma pozitif yükümlülüğünün -anılan yasağın koruduğu hakların doğası gereği- hakkında sınır dışı kararı verilen bir yabancıya iddiaları araştırtma ve bu kararı adil bir şekilde inceletme imkânı sağlayan usul güvencelerini de içerdiği kuşkusuzdur. Bu çerçevede sınır dışı etme işlemi sonucunda yabancının gönderileceği ülkede kötü muamele yasağının ihlal edileceğine ilişkin iddianın savunulabilir (araştırılabilir/tartışılabilir /araştırmaya değer/makul şüphe uyandıran) ve belirli bir ciddilik seviyesinde olması, ayrıca varsa sözü edilen iddiayı destekleyen bilgi ve belgelerin sunulması durumunda idari ve yargısal makamlar tarafından söz konusu ülkede gerçek bir ihlal riskinin bulunup bulunmadığı ayrıntılı şekilde araştırılmalıdır. Anılan usul güvencelerinin bir gereği olarak idari makamlar tarafından alınan sınır dışı kararlarının bağımsız bir yargı organı tarafından denetlenmesi, bu denetim süresince sınır dışı kararlarının icra edilmemesi ve yargılama sürecine tarafların etkili katılımının sağlanması gerekir.

iii. Sınır dışı etme kararının uygulanması hâlinde kötü muamele yasağının ihlal edilebileceğine karar verebilmek için geri gönderilen ülkedeki riskin varlığının bir olasılığın ötesinde gerçek bir risk seviyesinde olduğunun ispatlanması gerekir. Bu konudaki ispat külfeti iddianın niteliğine göre kamu makamlarına ve/veya başvurucuya ait olabilir.

iv. Gerçek riskin varlığına ilişkin maddi olguların bulunup bulunmadığı araştırılırken kural olarak sınır dışı kararının verildiği tarihteki koşullar dikkate alınmalıdır. Ancak yapılacak değerlendirmenin sonucunu doğrudan etkileyecek önemli gelişmeler olması hâlinde yeni durum da gözönünde tutulmalıdır.

v. Sınır dışı etme kararıyla ilgili bireysel başvurularda Anayasa Mahkemesinin öncelikli rolü, geri gönderilen ülkede kötü muamele riskinin varlığına ilişkin savunulabilir bir iddianın bulunduğu durumlarda idari ve yargısal makamlar tarafından anılan yasak kapsamındaki usul güvencelerinin sağlanıp sağlanmadığını denetlemekten ibarettir. Anayasa Mahkemesi, usul güvencelerinin sağlanmadığını değerlendirdiğinde ikincillik ilkesi gereği kural olarak yeniden yargılama yapılması amacıyla ihlal kararı verir. Usul güvencelerinin sağlandığı durumlarda ise geri gönderilen ülkede gerçek bir kötü muamele riskinin bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilir. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi, somut olayın özel koşulları altında gerekli gördüğü hâllerde geri gönderilen ülkede gerçek bir kötü muamele riski bulunup bulunmadığını istisnai olarak ilk elden kendisi de inceleyebilir. Böyle bir durumda Anayasa Mahkemesi, sınır dışı işleminin gerçekleşmesi hâlinde kötü muamele yasağının maddi boyutunun ihlal edilip edilmeyeceğine ilişkin bir değerlendirme yapabilir.

YABANCININ ÜÇÜNCÜ BİR ÜLKEYE SINIR DIŞI EDİLMESİ KARARININ İPTALİ

Anayasa Mahkemesi, devletin kötü muamele yasağı kapsamındaki pozitif yükümlülüğünün, sınır dışı etme kararı alınırken kamu makamlarının yabancının kötü muameleye maruz kalabileceğini iddia ettiği ülkeye dolaylı olarak gönderilmesi ihtimalini gözetmesi gerektiğini de kabul etmektedir (A.D., B. No:2014/19506, 3/4/2019, § 55).

Anayasa’nın 17. maddesinin devlete yüklediği pozitif yükümlüklerden biri de bir kişinin yaşamına yönelik gerçek ve yakın tehlikenin bulunduğunun kamu makamlarınca bilindiği ya da bilinmesi gerektiği durumlarda, makul ölçüler çerçevesinde ve bu tehlikenin gerçekleşmesini önleyebilecek şekilde önlemlerin alınmasıdır (Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No: 2012/752, 17/9/2013, § 50). Bu durunda sözü edilen Anayasa normunun yabancının riskin bulunduğu ülkeye doğrudan veya dolaylı olarak sınır dışı edilmesini yasakladığı söylenebilir. Dolayısıyla söz konusu riske rağmen yabancının doğrudan veya dolaylı olarak riskin bulunduğu ülkeye sınır dışı edilmesi hem yaşam hakkını hem kötü muamele yasağını ihlal eder. Bu nedenle gerek sınır dışı etme kararını almaya yetkili olan idari makamlar gerek sınır dışı etme kararına karşı açılan iptal davasını inceleyen yargı mercileri, yabancının dolaylı olarak da olsa ölüm cezasına maruz kalma veya mevcut ölüm cezasının uygulanması konusunda gerçek bir riskin bulunduğu ülkeye sınır dışı edilip edilmeyeceğini inceler.

Yabancının gidebileceği üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilmesine karar verilse de dolaylı olarak ülkesine sınır dışı edilebilir. 6458 sayılı Kanun’da ve Yönetmelik’te üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilmesine karar verilen yabancıların hangi ülkeye sınır dışı edileceğinin nasıl tespit edileceği, bu ülkenin başvurucuya bildirilip bildirilmeyeceği, başvurucunun tespit edilen ülkenin kendisi için güvenli ülke olmadığına ve/veya söz konusu üçüncü ülkenin kendisini ülkesine sınır dışı edeceğine ya da iade edeceğine ilişkin bir iddiası varsa bu iddiasına dayanarak dava açıp açamayacağı ve şayet dava açabilecek ise bu davanın sınır dışı işlemlerini durdurup durdurmayacağı konusunda herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Anayasa Mahkemesi bu durumun hukuki boşluk sebebiyle oluşmadığını belirtmektedir. Zira 6458 sayılı Kanun md. 52 yabancının sınır dışı edileceği ülke tespit edilmeden sınır dışı etme kararı alınabileceği şeklinde yorumlanmamalıdır. Dolayısıyla, yabancının nereye sınır dışı edileceğinin sınır dışı etme kararında yer almaması hâlinde sınır dışı edileceği ülkede yabancının ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalıp kalmayacağı veya yabancının dolaylı olarak menşe ülkesine sınır dışı edilip edilmeyeceği yargı mercilerince değerlendirilemez.

YABANCININ ÜÇÜNCÜ BİR ÜLKEYE SINIR DIŞI EDİLMESİ KARARINA KARŞI ANAYASA MAHKEMESİ YENİDEN YARGILAMA KARARI

Anayasa Mahkemesi yaptığı incelemede hak ihlalini tespit eder ve bu ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılmasında hukuki yarar görürse yeniden yargılamaya karar verir. Bu durumda kararın gönderildiği yargılama makamı yeniden yargılama işlemlerini başlatarak ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren ve ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verir.

ANAYASA MAHKEMESİ SINIR DIŞI ETME KARARINA KARŞI TAZMİNAT

Anayasa Mahkemesi ihlalin niteliğine göre yeniden yargılamanın yeterli bir giderim sağlayacağını değerlendirdiğinde başvurucunun tazminat talebinin reddine karar vermektedir.

Benzer Yazılar İçin Bakınız.

https://www.hkavukatlik.com/idari-gozetim-kararina-itiraz/

https://www.hkavukatlik.com/sinir-disi-etme-kararina-itiraz/

https://www.hkavukatlik.com/sgk-kanser-ilaci-davasi/

Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Gör