HK Hukuk Bürosu alanında uzman ekibiyle müvekkillerine kaliteli bir hizmet sunma hedefiyle yola çıkmıştır. Müvekkillerinin değişen ihtiyaçları karşısında titiz bir çalışma ve çözüm odaklı bir yaklaşımla geniş kapsamlı avukatlık hizmeti sunmaktadır.

HK Hukuk Bürosu  sunduğu danışmanlık hizmeti sayesinde müvekkilleri açısından doğabilecek hukuki riskleri tespit etmekte ve bunlara ilişkin çözüm önerileri sunmaktadır. Uyuşmazlık sonrasında ise yenilikçi bir bakış açısıyla hızlı ve pratik hukuki çözümler üretmekte ve müvekkillerinin nitelikli bir avukatlık hizmeti almasını temin etmektedir.

 

,

ARA DİNLENME ÜCRETİ DAVASI

ARA DİNLENME ÜCRETİ DAVASI AVUKATI

ARA DİNLENME ÜCRETİ DAVASI

A- ARA DİNLENME ÜCRETİ DAVASI NEDİR?

Ara Dinlenme Ücreti Davası, ara dinlenme hakkından yararlandırılmayan işçinin çalıştığı ara dinlenme süresine ilişkin hak kazanılan işçilik alacakları için işverene karşı açabileceği davadır. Bu kapsamda, işçinin ara dinlenme süreleri, işçinin ara dinlenmeyi nasıl kullanacağı, işçinin ara dinlenme sırasında çalıştırılması, işçinin ara dinlenme süresinde işe hazır bekletilmesi, işçinin ara dinlenme ücretinin nasıl hesaplanacağı ve ara dinlenme ücreti davası hususunda arabuluculuk, dava ve icra süreçleri aşağıda yer alan yazıda ayrıntılı olarak incelenecektir.

B- İŞÇİNİN ARA DİNLENME SÜRELERİ

İşçilerin ara dinlenme süreleri, 4857 sayılı İş Kanunu md. 68’de düzenlenmiştir. İlgili düzenlemede işçilere; dört saate kadar olan çalışmalarda on beş dakika, dört saatten yedi buçuk saate kadar olan çalışmalarda yarım saat, yedi buçuk saatten fazla olan çalışmalarda ise bir saat ara dinlenme verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

C- İŞÇİ ARA DİNLENME HAKKINI NASIL KULLANABİLİR

1- İŞÇİNİN ARA DİNLENME SÜRESİ KISALTILABİLİR Mİ?

İş Kanunu md. 68’de belirlenen ara dinlenme süreleri asgari ara dinlenme süreleridir. Bu süreler hiçbir şekilde kısaltılamaz.

2- İŞÇİNİN ARA DİNLENME SÜRESİ UZATILABİLİR Mİ?

İşçinin ara dinlenme süreleri iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi ile uzatılabilir. Dolayısıyla, ara dinlenme süreleri işçi aleyhine değiştirilemezken işçi lehine değiştirilebilir.

3- İŞÇİNİN ARA DİNLENME HAKKI ARALIKLI KULLANDIRILABİLİR Mİ?

İşçinin ara dinlenme hakkı aralıksız olarak kullandırılmalıdır. Ancak bu hak, iklim, mevsim, işin bulunduğu yerdeki gelenekler ve işin niteliği göz önünde tutularak işçi ve işveren arasında yapılacak bir sözleşme ile aralıklı olarak kullandırılabilir.

4- İŞÇİLER ARA DİNLENMEYE AYRI AYRI MI ÇIKARILMALIDIR?

İşçinin ara dinlenme hakkı diğer işçilerle aynı veya değişik saatlerde kullandırılabilir. Bu konuda işveren, iş yeri ve işin şartlarını değerlendirerek karar almalıdır.

5- İŞÇİ ARA DİNLENME SÜRESİNİ İŞ YERİNDE Mİ GEÇİRİLMELİDİR?

Ara dinlenme sırasında işçi tamamen serbest olmalı ve ara dinlenme süresini istediği yerde geçirebilmelidir. Bir başka ifadeyle, ara dinlenme süresinde işçi, işverenin emir ve talimatı altında olmamalı, iş görmeye hazır bir vaziyette beklemeye veya çalışmaya zorlanmamalıdır.

6- ARA DİNLENME HAKKININ ÇALIŞMAYA HAZIR VAZİYETTE KULLANDIRILMASI

Uygulamada sıkça karşılaşıldığı üzere işçiler, ara dinlenme süresinde de işverenin emir ve talimatı altında her an iş çıkacak şekilde hazır vaziyette bekletilmektedir. Bu durumda, ara dinlenme hakkının kanuna uygun bir şekilde kullandırıldığından söz edilemez. Bu şekilde kanuna aykırı kullandırılan ara dinlenme süreleri çalışma süresinden kabul edilmelidir.

D- İŞÇİ ARA DİNLENME SÜRESİNE İLİŞKİN ÜCRET TALEP EDEBİLİR Mİ?

Ara dinlenme süreleri çalışma süresinden sayılmaz. Bu nedenle ara dinlenme süreleri için işçiye ayrıca bir ücret ödenmez. Fakat ara dinlenme sürelerinde çalışma yaptırılması veya ara dinlenmelerin usulüne uygun kullandırılmaması halinde işçiye ücret ödenmelidir.

E- İŞÇİYE ARA DİNLENME SÜRESİNDE ÇALIŞMA YAPTIRILMASI

1- ARA DİNLENME SÜRESİNDE ÇALIŞTIRILAN İŞÇİ ÜCRET ALABİLİR Mİ?

Ara dinlenme süresinde çalıştırılan işçi veya ara dinlenme hakkı usulüne uygun kullandırılmayan iççi bu sürelere ilişkin ücret almalıdır. Zira bu süreler çalışma süresinden sayılır. Bu süreler için hak kazanılan ücretin ödenmemesi durumunda işçi ara dinlenme ücreti davası açabilir.

2- ARA DİNLENME SÜRESİNDE İŞE HAZIR BEKLETİLEN İŞÇİNİN ARA DİNLENME ÜCRETİ DAVASI

Ara dinlenme süresinde işe hazır bekletilen işçinin ara dinlenme ücreti davası açıp açamayacağı veya diğer işçilik alacakları yanında bu alacağı da talep edip edemeyeceği hususunda aşağıda yer verilen Yargıtay kararı önem taşımaktadır. Nitekim ilgili kararda, ara dinlenme süresinde görev yerinde ve işe hazır bekletilen işçinin ücretlerinin, ara dinlenme yapılmadı kabul edilerek hesaplanması gerektiği vurgulanmıştır. Bu konuda işverenin sunduğu imzalı belgenin de dikkate alınmayacağını belirten mahkeme, işçinin ara dinlenme süresinde işe hazır bekletildiğinin ise tanıkla ispat edilebileceğini kabul etmiştir. Dolayısıyla, ara dinlenme süresinde çalışmasa da işe hazır bekletilen işçi ara dinlenme ücreti davası açabilecektir. Bu karar, benzer durumdaki işçilerin ara dinlenme ücreti davası açabileceğini göstermektedir.

“…Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi güvenlik görevlisi olup işyerinde 13.08.2013 tarihine kadar 2 gün 17.30-08.30 arası çalıştığı, 2 gün istirahat ettiği, daha sonra aynı vardiya saatleri arasında çalıştığı, 01.09.2013 tarihinden sonra ise 2 gün 20.00-08.00, 2 gün 08.00-20.00 arası çalıştığını, 2 gün istirahat ettiği ve 01.09.2013 tarihinden sonra yaptığı çalışmalarla ilgili olarak 3 saat ara dinlenme kullandığına dair imzalı belge sunulmuştur. Mahkemece sözü edilen ara dinlenme süresi düşülerek fazla çalışma ücreti hesaplanmış ve hüküm altına alınmışsa da, davacı işçi güvenlik görevlisi olup ara dinlenme süresinde dahi görev bölgesinde bulunduğu ve nöbet yerini terk edemeyeceği davalı tanığı tarafından açıklanmış olup işçinin fiilen yaptığı iş dikkate alındığında günde 3 saat ara dinlenme yaptığının kabulü isabetli değildi…” Yargıtay 9. HD. 2016/8611 E. 2019/15405 K. 09.09.2019 T.

F- İŞÇİNİN ARA DİNLENME ÜCRETİ NASIL HESAPLANIR?

Ara dinlenme sürelerinde çalıştırılan veya ara dinlenme hakları usulüne uygun kullandırılmayan işçilere ara dinleme süreleri için ücret ödenmelidir. Bu hususta öncelikle ücretlerin normal ücret üzerinden mi yoksa yüzde elli zamlı mesai ücreti üzerinden mi hesaplanacağı tespit edilmelidir. Bu kapsamda ara dinlenme sürelerinin işte çalışılan sürelere eklenmesi halinde haftalık 45 saatlik normal çalışma süresinin aşılıp aşılmadığına bakılmalı, çalışmanın 45 saate kadar olan kısmı için normal çalışma ücret ödenmeli, 45 saatlik çalışma süresinin aşılması durumunda ise aşan kısım için yüzde elli zamlı ücret ödenmelidir.

G- ARA DİNLENME ÜCRETİ DAVASI ARABULUCULUK, DAVA VE İCRA SÜRECİ

1- ARA DİNLENME ÜCRETİ DAVASI ARABULUCULUK SÜRECİ

Ara dinlenme ücreti davası açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmalıdır. Arabuluculuğa başvurmadan önce dava açılması halinde dava usulden reddedilecektir.

2- ARA DİNLENME ÜCRETİ DAVASINDA DAVA SÜRECİ

Arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varılamaması durumunda işçi tarafından ara dinlenme ücreti davası açılmalı ve ara dinlenme ücretleri talep edilmelidir.

3- ARA DİNLENME ÜCRETİ DAVASINDA İCRA SÜRECİ

Ara dinlenme ücreti davası kazanılması halinde hükmedilen alacakların tahsil edilebilmesi için işveren aleyhine icra takibi başlatılmalıdır.

H- SONUÇ

İşçinin ara dinlenme hakkı ve bu hakkın kullandırılma usulü işçiler tarafından tam olarak bilinmemektedir. Uygulamada sıklıkla işçinin ara dinlenme hakkı kullandırılmamakta veya her an iş yaptırılacak şekilde kullandırılmaktadır. Buna rağmen işçilerin ara dinlenme ücretleri ise ödenmemektedir. Ara dinlenme ücretleri ödenmeyen işçilerin ödenmeyen ara dinlenme ücretlerine ilişkin ara dinlenme ücreti davası açmaları veya diğer işçilik alacaklarına ilişkin açtıkları davada ara dinlenme ücretlerini talep etmeleri gerekir. Ara dinlenme ücreti davasına ilişkin arabuluculuk, dava ve icra süreçleri uzmanlık gerektirdiği için avukat aracılığı ile takip edilmesinde yarar vardır.

İ- GENEL BİLGİ

ARA DİNLENME ÜCRETİ DAVASI KARARI

Ara dinlenme ücreti davası kararı hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

ARA DİNLENME ÜCRETİ ALINABİLİR Mİ?

Ara dinlenme ücreti alınabilir mi hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

ARA DİNLENME ÜCRETİ DAVASI AVUKATI

Ara dinlenme ücreti davası avukatı, ara dinlenme ücretlerinin tahsili ve dava süreçlerini yürüten avukattır.

ARA DİNLENME ÜCRETİ DAVASI ANKARA AVUKATI

Ara dinlenme ücreti davası Ankara avukatı, ara dinlenme ücretlerinin tahsili ve dava süreçlerini Ankara’da yürüten avukattır.

ARA DİNLENME ÜCRETİ DAVASINI KAZANANLAR

Ara dinlenme ücreti davasını kazananlar hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

ARA DİNLENME ÜCRETİ ÖDENMEYENLER NE YAPMALI?

Ara dinlenme ücreti ödenmeyenler ne yapmalı hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

ARA DİNLENME ÜCRETİ DAVASI NASIL AÇILIR

Ara dinlenme ücreti davası nasıl açılır hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

ARA DİNLENME ÜCRETİ DAVASI MASRAFLARI

Ara dinlenme ücreti davası masrafları hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

ARA DİNLENME DAVASI DİLEKÇESİ

Ara dinlenme davası dilekçesi hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

ARA DİNLENME DAVASI BAŞVURU

Ara dinlenme davası başvuru hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

Benzer yazılar için bkz.

https://www.hkavukatlik.com/ulusal-bayram-ve-genel-tatil-gunleri-ubgt-alacagi/

https://www.hkavukatlik.com/hafta-tatili-davasi/

https://www.hkavukatlik.com/fazla-calisma-ucreti-mesai-nedir-sartlari-nelerdir-nasil-hesaplanir/

https://www.hkavukatlik.com/kidem-tazminatina-hak-kazanma-sartlari-nelerdir/

https://www.hkavukatlik.com/ihbar-tazminati-davasi-nedir-sartlari-nelerdir/

Yazan Av. İsmail Sadık Hasekioğlu

,

BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASINDA MUAFİYET

BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASINDA MUAFİYET ÖDEMESİ

A- BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASINDA MUAFİYET NEDİR?

Bitkisel ürün sigortasında muafiyet, meydana gelen zararın, sigorta bedelinin belli bir oranına veya miktarına tekabül eden kısmının tazmin edilmemesidir. Bu kapsamda, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları dikkate alınarak bitkisel ürün sigortasında muafiyet kararlaştırılması, hasar oranının Tarım Sigortaları Havuzu eksperi tarafından gerçek verim üzerinden belirlenmesi, muafiyeti geçmeyen hasarların ödenmemesi, tazminat hesabında poliçede belirtilen muafiyeti aşan kısmın esas alınması, zararın teminat dışında kaldığının sigortacı tarafından ispat edilmesi ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası tazminatının belirlenme usulü aşağıda ayrıntılı bir şekilde açıklanacaktır.

B- BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASINDA MUAFİYET NASIL BELİRLENİR?

Bitkisel ürün sigortasında muafiyet, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarında düzenlenmiştir. İlgili genel şartlarda, meydana gelen zararın, sigorta bedelinin belli bir oranına veya miktarına tekabül eden kısmının tazmin edilmemesinin taraflarca kararlaştırılabileceği düzenlenmiştir.

C- BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASINDA MUAFİYET POLİÇEDE YAZAR MI?

Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın Muafiyet ve Müşterek Sigorta Başlıklı A.5. maddesinde, muafiyet oranının, tarife ve talimatlar ile birlikte poliçenin ön yüzünde belirtileceği düzenlenmiştir.

D- BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASINDA MUAFİYETİN TAZMİNAT ORANINA ETKİSİ NEDİR?

1- TARIMSAL HASAR ORANI KİM TARAFINDAN BELİRLENİR

Hasar tespiti ve tazminatın hesabında esas alınacak tarımsal hasar oranı, Tarım Sigortaları Havuzu eksperi tarafından belirlenir. Belirleme, gerçek verim üzerinden yapılır.

2- BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASINDA MUAFİYETİ GEÇMEYEN HASAR

Devlet destekli bitkisel ürün sigortasında muafiyeti geçmeyen hasarlar ödenmemektedir. Bu sebeple, tarımsal hasarın sigortacı tarafından ödenmesi için hasar miktarının muafiyeti geçmesi gerekir.

3- BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASINDA ÖDENECEK TUTARIN TESPİTİ

Bitkisel ürün sigortasında ödenecek tutarın tespiti açısından hasar miktarının poliçede belirtilen muafiyeti aşan kısmı esas alınır. Böylece, hasar miktarından poliçede belirlenen muafiyet tutarı çıkarılır ve kalan tutar ödenir.

4- BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASINDA TAZMİNATIN HESABI

Devlet destekli bitkisel ürün sigortası tazminat hesabında muafiyet ve sovtaj tutarları dikkate alınır. Hesaplanan tazminat ise tarife ve talimatlar çerçevesinde belirlenir ve ödenir.

5- BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASINDA ÖDENECEK EN YÜKSEK TAZMİNAT ORANI

Devlet destekli bitkisel ürün sigortasında ödenecek en yüksek tazminat oranı, tarife ve talimatlarda belirtilen oranla sınırlıdır. Hasar tarife ve talimatlarda belirtilen orandan daha fazla olsa da ödenecek tutar bu tutarı geçemez.

6- DEVLET DESTEKLİ KÖY BAZLI KURAKLIK VERİM SİGORTASININ DA BULUNMASI DURUMU

Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortasını yaptıran üreticinin, aynı parsel için Devlet Destekli Köy Bazlı Kuraklık Verim Sigortasının da bulunması durumunda her iki poliçe için ödenecek toplam tazminat tutarı sigorta bedeli yüksek olan poliçe ile sınırlıdır.

E- DEVLET DESTEKLİ BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASINDA ZARARIN İSPATI

Bitkisel ürünlerin yağmur, dolu, kuraklık gibi doğal sebeplerle zarar görmesi durumunda sigorta ettiren tarafından sigorta şirketine bildirim yapılmalıdır. Sigorta şirketi ise buna ilişkin ekspertiz atayarak hasarın tespitini yaptırmalıdır. Ekspertiz tarafından tespit yapıldıktan sonra sigorta şirketleri sıklıkla hasarın muafiyet oranının altında kaldığını ileri sürmekte ve ödeme yapmamaktadırlar. Ancak aşağıda yer verilen Yargıtay 11. HD. 2019/4510 E., 2020/2969 K., 17.06.2020 T. kararında da vurgulandığı üzere zararın teminat dışında kaldığı sigortacı tarafından ispat edilmelidir. Dolayısıyla, zararın teminat kapsamında olduğunun ispatının sigorta ettirenden beklenmesi ve muafiyet sınırı gibi gerekçelerle tazminatın ödenmemesi hukuka aykırıdır.

“Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, iddia, savunma, bilirkişi raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının Siverek İlçesi …Köyü …parselde 206.331 dekar alandaki mercimek ürününü %10 muafiyetle dolu, sel ve su baskını riskine karşı 17.02.2013-09.06.2013 vadeli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesi ile sigortaladığı, davacının 10.05.2013 tarihinde sel ve su baskını olduğundan bahisle 14.05.2013 tarihinde davalıya bildirimde bulunulduğu, davacı tarafından ekspertiz incelemesinde %10 muafiyet sınırının altında kaldığı gerekçesiyle kendisine ödeme yapılmadığı, davacının ekspertiz raporuna itirazı üzerine 30.05.2013 tarihinde ikinci kez ekspertiz çalışması yapılmak istendiği ancak davacının ürünü hasat etmiş olması nedeniyle ekspertiz çalışmasının yapılamadığı, davacının 27.05.2013 tarihinde Siverek Sulh Hukuk Mahkemesinde tespit davası açtığı ve tespit raporu aldığı, yaptırdığı delil tespiti raporuna ve Şanlıurfa İl Tarım Müdürlüğü’nün yaptığı tespit sonucunda düzenlenen tutanağa göre aşırı yağış ve doludan davacının ürününün %45 oranında zarar gördüğü, bu zararının %40’nın doludan, %5’nin ise aşırı yağıştan kaynakladığı, aşırı yağıştan kaynaklı zararın poliçedeki muafiyet sınırının altında kaldığı, poliçede belirlenen alana göre düzenlenmiş olan 05.04.2019 tarihli ek bilirkişi raporunun esas alınması gerektiği, ek raporun tereddüte yer vermeyecek şekilde ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının üründeki dolu hasarı nedeniyle zararının 11.946,57 TL olduğu, zararın teminat dışı kaldığının davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 11.946,57 TL sigorta tazminatının, dava tarihi 10/07/2013’ten itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine karar verilmiştir.”

F- DEVLET DESTEKLİ BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASI TAZMİNATI

Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası tazminatının belirlenmesi hususunda aşağıda yer verilen Yargıtay 11. HD. 2019/4446 E., 2020/2515 K., 01.06.2020 T. kararı yol göstericidir. Öncelikle, zarar gören ürünlerin tespit edilmesi gerekir. Daha sonra bu ürünlerden elde edilen ortalama verim dikkate alınarak toplam zarar gören ürün miktarı ortaya konulmalıdır. Bundan sonra ise birim ürün fiyatı tespit edilerek zarar gören ürün miktarı ile çarpılması suretiyle toplam zarar tespit edilmelidir. Nihayetinde, poliçe limiti dahilinde Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası tazminatı ödenmelidir.

“Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, bozmadan sonra alınan rapor ve ek raporda, sigorta poliçesi kapsamındaki 174 ağın %97’sinde zarar oluştuğu ve her bir ağaçtan ortalama 13 kg verim elde edileceği nazara alındığında toplam 2.194 kg ürün kaybı oluştuğu, 1 kg ürün bedeli ortalama 24.- TL olduğuna göre toplam 52.656.- TL zarar oluşacağı, poliçedeki don teminatı sigorta bedelinin 20.800.- TL olduğu ve %10 muafiyet (2.800.-TL) ile %40 müşterek sigorta (7.488.-TL) nazara alındığında davacıya ödenmesi gerekli tutarın 11.232-TL olduğunun mütala edildiği, alınan bilirkişi raporlarının, poliçe şartları, muafiyet ve müşterek sigorta hükümleri de nazara alınarak düzenlendiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 11.232.-TL’nin 30/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar veilmiş, 02.07.2017 tarihli tavzih kararı ile bozma öncesi davalı Ziraat Sigorta A.Ş aleyhine hüküm kurulmadığı gerekçesiyle, 1 numaralı hüküm fıkrasındaki “davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine” ibaresi “davalıdan alınarak davacıya verilmesine” şeklinde değiştirilmiştir.”

G- GENEL BİLGİ

TARSİM BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASI

Tarsim Bitkisel Ürün Sigortası hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

DEVLET DESTEKLİ BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASI

Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TARSİM BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASI FİYATLARI

Tarsim Bitkisel Ürün Sigortası fiyatları hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TARSİM BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASI POLİÇESİ

Tarsim Bitkisel Ürün Sigortası poliçesi hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TARSİM SİGORTA ANKARA

Tarsim sigorta Ankara hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TARSİM SİGORTA BAŞVURU SÜRESİ

Tarsim sigorta başvuru süresi hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TARSİM SİGORTA BEDELİ

Tarsim sigorta bedeli hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TARSİM SİGORTA ÖDEMELERİ

Tarsim sigorta ödemeleri hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TARSİM SİGORTA AVUKATI

Tarsim sigorta avukatı, yukarıda ayrıntılı bir şekilde anlatılan süreci takip eden avukattır.

TARSİM SİGORTA ANKARA AVUKATI

Tarsim sigorta Ankara avukatı, yukarıda ayrıntılı bir şekilde anlatılan süreci takip eden ve faaliyetlerini Ankara’da yürüten avukattır.

KURAKLIK SİGORTA ÖDEMESİ

Kuraklık sigorta ödemesi hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

DON SİGORTA ÖDEMESİ

Don sigorta ödemesi hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İlgili konular için bkz.

https://www.hkavukatlik.com/avukatin-tapu-kaydina-erisimi/

https://www.hkavukatlik.com/sigorta-tahkim-komisyonu-parasal-sinirlar/

https://www.hkavukatlik.com/sigorta-tahkim-komisyonunun-manevi-tazminati-inceleme-yetkisi/

 

 

Yazan: Av. Muhammet İkbal Karadaş

,

UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞME FESHİ

UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞME FESHİ AVUKATI

A- UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞME FESHİ NEDİR?

Uzman erbaş sözleşme feshi, Türk Silahlı Kuvvetlerinin devamlılık arz eden teknik ve kritik görevlerinde yetişmiş personel ihtiyacını karşılamak amacıyla 3269 Sayılı Uzman Erbaş Kanunu çerçevesinde sözleşmeli olarak istihdam edilen uzman onbaşı ve uzman çavuş sözleşmelerinin feshidir. 3269 Sayılı Kanun md. 5 kapsamında istihdam edilen uzman erbaşlar iki yıldan az, beş yıldan fazla olmamak şartıyla sözleşme yaparak göreve başlamaktadır. Sözleşme sürelerinin sona ermesi durumunda ise aynı maddede öngörülen sağlık şartlarını taşıyanların sözleşmeleri, bir yıldan az, beş yıldan fazla olmamak şartıyla yenilenebilmektedir. Uzman erbaş sözleşmeleri aynı maddenin son fıkrasında yer alan atıf ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu md. 40/16 gereğince azami olarak ilgili personelin 55 yaşına girdiği yıla kadar uzatılabilmektedir.

Uzman erbaş sözleşmesi, ilgi personel tarafından feshedilebileceği gibi idare tarafından da feshedilebilmektedir. Tüm bu ihtimaller, aşağıda ayrıntılı olarak incelenecektir.

B- UZMAN ERBAŞIN İSTEĞİYLE UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞME FESHİ

1- İNTİBAK DÖNEMİNDE UZMAN ERBAŞIN İSTEĞİYLE SÖZLEŞME FESHİ

3269 Sayılı Kanun md. 13 kapsamında, sözleşme imzalandıktan sonraki ilk 5 aylık intibak dönemi içerisinde ayrılmak isteyen uzman erbaşların sözleşmesinin feshedileceği düzenlenmiştir. Bu hüküm doğrultusunda ilk 5 aylık intibak dönemi içerisinde ayrılma isteğini idareye bildiren uzman erbaşın sözleşmesi feshedilir. Sözleşmesini fesheden uzman erbaşın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiği kesilir. Bununla birlikte uzman erbaşa peşin olarak ödenen aylıkların ve aylık ile birlikte ödenen diğer tüm özlük haklarının çalışılmayan günlere ait kısmı geri alınır.

2- SÖZLEŞMENİN UZMAN ERBAŞ TARAFINDAN YENİLENMEMESİ

3269 Sayılı Kanun md. 12 kapsamında, sözleşmesinin yenilenmesini isteyen uzman erbaşın, sözleşme süresinin bitimine en az üç ay kala hizmet süresini uzatmak istediğine dair bir dilekçe ile idareye başvurması gerekir. Hizmet süresinin uzatılması için idareye başvurmayan uzman erbaşın sözleşmesi ise sona erecek ve terhis edilecektir. Bu durumda 3269 Sayılı Kanun md. 16 gereğince hesaplanacak tazminat kendisine ödenir.

3- UZMAN ERBAŞIN İSTİHDAM EDİLDİĞİ KADRONUN KALDIRILMASI

Uzman erbaşın istihdam edildiği kadronun herhangi bir nedenle kaldırılması veya bu kadrolarda uzman erbaş istihdam edilmesine gerek kalmadığı durumlarında uzman erbaşlar, ihtisas sahibi oldukları diğer birliklerdeki boş uzman erbaş kadrolarına atanabilirler veya başka bir sınıfta istihdam edilebilirler. Bu durumda olan uzman erbaşların kuvvetleri, ilgili kuvvet komutanlıklarının görüşleri alındıktan sonra Millî Savunma Bakanlığı tarafından değiştirilebilir. Bu hüküm uyarınca atanan, kuvvet veya sınıf değişikliği işlemine tabi tutulan uzman erbaşlar, sözleşmelerinin feshini isteyebilirler. Bu şekilde sözleşmelerinin feshini isteyen uzman erbaşların istekleri kabul edilir ve 3269 Sayılı Kanun md. 16 gereğince hesaplanacak tazminat kendilerine ödenir.

4- UZMAN ERBAŞIN ASTSUBAYLIĞA GEÇİŞ SINAVINDA BAŞARISIZ OLMASI

3269 Sayılı Kanun md. 15 ile Astsubay Meslek Yüksekokullarında veya tâbi tutulacakları temel askerlik eğitiminde başarılı olamayanlar ile kendi isteği ile ayrılanlardan, istekli olan ve uzman erbaş olmak için gerekli şartları kaybetmemiş olanlar uzman erbaş olarak hizmete devam ettirilirler. Madde metninden anlaşılacağı üzere bu durumdaki uzman erbaşlardan yalnızca istekli olanlar hizmete devam edecekler, hizmete devam etmek istemeyenlerin ise sözleşmeleri feshedilecektir.

C- UZMAN ERBAŞLARIN İSTİFA HAKKI VAR MIDIR?

Uzman erbaşların istifa hakkı bulunmamaktadır. Yukarıda ayrıntısı ile açıkladığımız durumların birinin varlığı halinde uzman erbaşlar kendi istekleriyle sözleşmelerini feshedebilirler. Fakat bu nedenlerden birinin bulunmadığı durumlarda uzman erbaşların istifa etme veya sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetme hakları bulunmamaktadır.

D- İDARE TARAFINDAN UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞME FESHİ

İdare tarafından uzman erbaş sözleşme feshi kapsamında, idare tarafından tek taraflı olarak sözleşmenin feshedilebileceği haller 3269 Sayılı Kanun md. 12 ve Uzman Erbaş Yönetmeliği md. 13’te ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Uzman erbaş sözleşmesinin idare tarafından tek taraflı olarak feshedilebileceği haller şunlardır;

  • Sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde göreve intibak edememe,
  • Görevde başarısız olma,
  • Atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olma veya kendilerinden istifade edilemeyeceğinin anlaşılması,
  • Almış oldukları sicile göre kademe ilerlemesi yapamama,
  • Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, cürüm tasniî, ırza geçmek, sarkıntılık, kız, kadın veya erkek kaçırmak, fuhşiyata tahrik, gayri tabiî mukarenet, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar ile istimal ve istihlâk kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat, isyan suçlarından dolayı mahkûm olma,
  • Askerî Ceza Kanununun 148 inci maddesinde yazılı suçlardan mahkûm olma,

1- HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞME FESHİ ETKİSİ

Yukarıda sayılan suçlardan ceza alınması halinde verilen ceza, ertelense, seçenek yaptırımlara çevrilse, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse veya affa uğrasa dahi sözleşme feshedilmektedir.

  • Taksirli suçlar hariç olmak üzere diğer suçlardan adlî veya askerî mahkemeler tarafından otuz günden daha fazla süreli hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûm olma,
  • Taksirli suçlar nedeniyle altı ay veya daha fazla süre ile hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkûm olma,
  • Son olarak verilen de dâhil olmak üzere, kararın kesinleştiği tarihten itibaren, son bir yıl içinde toplamda otuz gün ve daha fazla oda hapis veya hizmet yerini terk etmeme cezasına mahkûm olma,
  • Son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz defa veya daha fazla disiplin cezası alma,
  • Yabancı uyruklu kişilerle evlenenlerden; bu evlilikleri, ilgili yönetmelikte belirtilen esaslar dâhilinde Milli Savunma Bakanlığınca uygun görülmeme,
  • Çeşitli nedenlerle Türk vatandaşlığını kaybetme veya Türk vatandaşlığından çıkarılma,
  • Son bir yıl içerinde üç aydan fazla istirahat ve hava değişimi raporu alma,
  • Bulunduğu kadronun sağlık şartlarını kaybetme,
  • Görevini yapamayacağı yönünde sağlık kurulu raporu verilmesi.

E- KENDİSİNDEN İSTİFADE EDİLEMEME GEREKÇESİYLE UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞME FESHİ

1- KENDİSİNDEN İSTİADE EDİLEMEME SEBEBİYLE FESİH ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Anayasa Mahkemesi 01.06.2022 tarihli ve 2022/4 E.  2022/64 K. sayılı kararı ile 3269 Sayılı Kanun md. 12’de yer alan “…kendilerinden istifade edilememe…” ibaresini kanun metninden çıkartmıştır. Anayasa Mahkemesi uzman erbaşların kendilerinden istifade edilememe hâlleri ile bu durumda yapılacak işlemlerin yönetmelikte düzenlenmesini Anayasaya aykırı bulmuştur.

2- KENDİSİNDEN İSTİADE EDİLEMEME ANAYASA MAHKEMESİ KARARI GEREKÇESİ

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının gerekçesinde, kamu hizmetlerinde kalma hakkına ilişkin bir konuda herhangi bir yasal çerçeve çizilmeden ve temel ilkeler belirlenmeden, düzenlemenin yönetmeliğe bırakılamayacağı vurgulanmıştır.

F- ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARININ DEVAM EDEN DAVALARA ETKİSİ

Anayasa Mahkemesi, iptal kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından 9 ay sonra (10.03.2023 tarihinde) yürürlüğe gireceğini öngörmüştür. Fakat bu durum Anayasaya aykırılığı tespit edilen kanun hükmünün bu tarihe kadar uygulanacağı anlamını taşımamaktadır. Benzer iptal kararlarının ardından verilen emsal Danıştay ve Bölge İdare Mahkemesi kararlarında da ifade edildiği üzere Anayasaya aykırılı tespit edilen hükmün bu tarihten itibaren uygulanma imkânı bulunmamaktadır. Bu nedenle iptal kararı devam etmekte olan ve bu tarihten sonra açılacak davalarda uygulanmalıdır.

G- UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞMESİ FESHİ DURUMUMDA YAPILMASI GEREKENLER

Uzman erbaş sözleşmesi feshedilenler, karar ile ilgili olarak idareye yeniden başvuruda bulunabileceği gibi doğrudan iptal davası da açabilirler. İdareye yeninden başvuru yolu 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu md. 11’de düzenlenmiştir. İlgili düzenlemede, bir idari işlemin geri alınması, kaldırılması, düzeltilmesi veya değiştirilmesi için ilgili kişinin tebliğ tarihini izleyen 60 gün içinde bir üst makama, böyle bir makam yoksa işlemi yapan makama başvuru yapılabileceği ifade edilmiştir. Fakat yapılan başvurular çoğu zaman sonuçsuz kalmakta ve idari merciler kararlarını genellikle değiştirmemektedirler.

H- UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞME FESHİ DAVASI NE ZAMAN AÇILIR?

Uzman erbaş sözleşmesi feshi durumunda karar idare tarafından ilgiliye tebliğ edilir. Kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde iptali davası açılmalıdır. Dava açma süresinin kaçırılması durumunda iptali davası açma hakkı kaybedilir ve işlem kesinleşir.

İ- UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞME FESHİ DAVASINDA YETKİLİ MAHKEME

Uzman erbaş sözleşme feshi davası, işlemi yapan idarenin bulunduğu yer idare mahkemesinde açılmalıdır. Uzman erbaş sözleşme feshi davasında yürütmeyi durdurma ve duruşma talep edilmelidir.

J- UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞME FESHİ DAVASI NASIL YÜRÜTÜLÜR?

Uzman erbaş sözleşmesi feshi durumunda vakit kaybetmeden iptal davası açılmalıdır. Uzman erbaş sözleşmesi feshi davası özellik gerektiren bir dava olduğu için uzman hukukçular tarafından yürütülmesinde fayda vardır.

K- GENEL BİLGİ

UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞME FESHİ İPTAL KARARI

Uzman erbaş sözleşme feshi iptal kararı hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞME FESHİ İPTAL EDİLİR Mİ?

Uzman erbaş sözleşme feshi iptal edilir mi hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞME FESHİNE KARŞI İPTAL DAVASI

Uzman erbaş sözleşme feshine karşı iptal davası hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞME FESHİ AVUKATI

Uzman erbaş sözleşme feshi avukatı, idare tarafından verilen kararın iptali talebiyle süreci takip eden avukattır.

UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞME FESHİ ANKARA AVUKATI

Uzman erbaş sözleşme feshi Ankara avukatı, idare tarafından verilen kararın iptali talebiyle süreci takip eden ve faaliyetlerini Ankara’da yürüten avukattır.

UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞME FESHİ DAVASINI KAZANANLAR

Uzman erbaş sözleşme feshi davasını kazananlar hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞMESİ FESHEDİLENLER NE YAPMALI

Uzman erbaş sözleşmesi feshedilenler ne yapmalı hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

JANDARMA UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞME FESHİ

Jandarma uzman erbaş sözleşme feshi hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞME FESHİ TAZMİNAT

Uzman erbaş sözleşme feshi tazminat hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞME FESHİ GÜVENLİK SORUŞTURMASI

Uzman erbaş sözleşme feshi güvenlik soruşturması hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞME FESHİ SEBEPLERİ

Uzman erbaş sözleşme feshi sebepleri hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

Konuya İlişkin Benzer Yazılar

https://www.hkavukatlik.com/guvenlik-sorusturmasinin-iptali-davasi/

https://www.hkavukatlik.com/avukatlik-kanunu-md-5-3/

https://www.hkavukatlik.com/tasinmaz-alarak-turk-vatandasligi-kazanma/

 

 

 

 

Yazan : Avukat İsmail Sadık Hasekioğlu

,

ARAÇ ÖTV ORANINDA DEĞİŞİKLİK

ARAÇ ÖTV ORANINDA DEĞİŞİKLİK YAPILDI MI?

A- ARAÇ ÖTV ORANINDA DEĞİŞİKLİK NEDİR?

Araç ÖTV oranında değişiklik, 26.07.2022 tarih ve 31904 sayılı tebliğ ile araç ÖTV oranları ve matrahına ilişkin değişiklik yapılması hususunda Cumhurbaşkanı’na verilen yetkidir.

B- ARAÇ ÖTV ORANINDA DEĞİŞİKLİK YETKİSİ VEREN DÜZENLEME?

Araç ÖTV oranında değişiklik yetkisi veren düzenleme, 26.07.2022 tarih ve 31904 sayılı “Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 10)’dir. İlgili düzenleme ile Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinde yer alan bazı düzenlemeler değiştirilmiştir.

C- ARAÇ ÖTV ORANI DEĞİŞİYOR MU?

İlgili tebliğin dördüncü maddesiyle, Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliği’nin (III/B/1) bölümünün üçüncü paragrafında bazı değişiklikler yapılmıştır. Bu kapsamda ilgili paragrafta yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” olarak değiştirilmiştir.

İlgili paragrafta yer alan “bir” ibaresi ise “ve bu oranlara esas özel tüketim vergisi matrahlarının alt ve üst sınırlarını üç” olarak değiştirilmiştir.

Ayrıca ilgili paragrafta yer alan “sıfıra kadar indirmeye;” ibaresinden sonra gelmek üzere “bu sınırlar içinde kalmak şartıyla 87.03 GTİP numarasında yer alan mallar için farklı matrah grupları oluşturmaya, malların matrah grupları, motor gücü, cinsi, sınıfı, üst yapı gövde tanımı, emisyon türü ve değeri, istiap haddi ile yolcu ve yük taşıma kapasitesi itibarıyla farklı oranlar belirlemeye” ibaresi eklenmiştir.

D- ARAÇ ÖTV ORANINI KİM DEĞİŞTİRİYOR?

İlgili düzenleme ile ÖTV’ye ilişkin değişikliklerin Cumhurbaşkanı tarafından değiştirilebileceği düzenlenmiştir. Bu kapsamda, önceki düzenlemelerde Bakanlar Kurulu’na verilen yetki ilgili düzenleme ile Cumhurbaşkanı’na verilmiştir.

E- ARAÇ ÖTV ORANI NE KADAR DEĞİŞİYOR?

Cumhurbaşkanı, otomobillerin de dahil olduğu Özel Tüketim Vergisi (II) sayılı listede yer alan mallar için belirlenen ÖTV oranlarını ve bu oranlara esas özel tüketim vergisi matrahlarının alt ve üst sınırlarını üç katına kadar artırma ve sıfıra kadar indirme hususunda yetkilidir. Önceki düzenlemede ise söz belirlenen oranları bir katına kadar artırma ve sıfıra kadar indirme hususunda yetkiliydi. Dolayısıyla, ilgili düzenleme ile ÖTV oranları ve vergi matrahının değiştirilmesi hususunda yetkinin kapsamı genişletilmiştir.

F- ARAÇLARA İLİŞKİN MATRAHLAR DEĞİŞİYOR MU?

Cumhurbaşkanı, ilgili düzenleme ile yukarıda ifade edilen sınırlar içerisinde kalmak kaydıyla, 87.03 GTİP numarasında yer alan mallar için farklı matrah grupları oluşturmaya, malların matrah grupları, motor gücü, cinsi, sınıfı, üst yapı gövde tanımı, emisyon türü ve değeri, istiap haddi ile yolcu ve yük taşıma kapasitesi itibarıyla farklı oranlar belirlemeye de yetkilidir.

87.03 GTİP numarasında yer alan mallar ise “binek otomobiller ve esas itibariyle insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlar” dır. Dolayısıyla, söz konusu araçlara ilişkin farklı matrah grupları oluşturulabilir, malların matrah grupları, motor gücü, cinsi, sınıfı, üst yapı gövde tanımı, emisyon türü ve değeri, istiap haddi ile yolcu ve yük taşıma kapasitesi itibarıyla farklı oranlar belirlenebilir.

G- GENEL BİLGİ

ÖTV DEĞİŞİKLİK

ÖTV değişiklik hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

ÖTV DEĞİŞİKLİK SONRASI ARAÇ FİYATLARI

ÖTV değişiklik sonrası araç fiyatları hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

OTOMOBİLLERDE ÖTV DEĞİŞİKLİĞİ

Otomobillerde ÖTV değişikliği hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

ÖTV DİLİM DEĞİŞİKLİĞİ

ÖTV dilim değişikliği hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

ÖTV FİYAT DEĞİŞİKLİĞİ

ÖTV fiyat değişikliği hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

ÖTV LİMİTLERİNDE DEĞİŞİKLİK 2022

ÖTV limitlerinde değişiklik 2022 hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

ÖTV MATRAHINDA DEĞİŞİKLİK

ÖTV matrahında değişiklik hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

ÖTV MATRAH DEĞİŞİKLİĞİ OLACAK MI

ÖTV matrah değişikliği olacak mı hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

ÖTV ORANI DEĞİŞİKLİĞİ

ÖTV oranı değişikliği hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

ÖTV DEĞİŞİKLİK TARİHLERİ

ÖTV değişiklik tarihleri hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

ÖTV MATRAH DEĞİŞİKLİĞİ SONRASI ARAÇ FİYATLARI

ÖTV matrah değişikliği sonrası araç fiyatları hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

KILIÇDAROĞLU ARAÇ ÖTV İNDİRİMİ

Kılıçdaroğlu araç ÖTV indirimi hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

KILIÇDAROĞLU ARAÇ ÖTV DEĞİŞİKLİĞİ

Kılıçdaroğlu araç ÖTV değişikliği hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İlgili konular için bkz.

https://www.hkavukatlik.com/avukatin-tapu-kaydina-erisimi/

https://www.hkavukatlik.com/tasinmaz-alarak-turk-vatandasligi-kazanma/

https://www.hkavukatlik.com/yuzde-25-kira-artisi/

,

HACİZDE İSTİHKAK İDDİASI

HACİZDE İSTİHKAK İDDİASI SÜRESİ

A- HACİZDE İSTİHKAK İDDİASI NEDİR?

Hacizde istihkak iddiası, üçüncü kişinin, haczedilen mal üzerinde alacaklının alacağına nazaran daha üstün hak sahibi olduğu iddiasıdır. Hacizde istihkak iddiası, haczedilen malı elinde bulunduran kişiye göre farklı şekilde değerlendirilir. Bu sebeple, haczedilen malın, borçlunun, borçlu ile birlikte üçüncü kişinin veya üçüncü kişinin elinde bulunma ihtimalleri ve neticesinde açılabilecek istihkak davası aşağıda ayrıntılı bir şekilde incelenecektir.

B- HACİZDE İSTİHKAK İDDİASINI KİMLER İLERİ SÜREBİLİR?

Hacizde istihkak iddiası borçlu ve/veya üçüncü kişi tarafından ileri sürülebilir. Dolayısıyla hacizde istihkak iddiası borçlu tarafından üçüncü kişi lehine ileri sürülebileceği gibi üçüncü kişi tarafından kendi lehine de ileri sürülebilir.

1- BORÇLUNUN İSTİHKAK İDDİASINDA BULUNMASI

Haczedilen mal üzerinde borçlu tarafından üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulabilir. Üçüncü kişi adına istihkak iddiasında bulunulabilmesi için borçlunun haczedilen malın üçüncü kişiye ait olduğunu belirtmesi yeterlidir.

“Somut olayda; davalı borçlu Nadire B. tarafından haciz işlemi sırasında sözlü olarak, haczedilen eşyaların babasına (davacı üçüncü kişiye) ait olduğunun bildirilmesi ile İstihkak iddiasında bulunulmuş ve bu durum haczi yapan icra memurunca haciz tutanağına yazılmıştır. Borçlunun, haczedilen malın üçüncü kişiye ait olduğunu söylemesi, üçüncü kişi adına yapılmış bir istihkak iddiası niteliğindedir.” (YARGITAY HGK. 2004/710 E., 2004/727 K., 15.12.2004 T.)

2- ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN İSTİHKAK İDDİASINDA BULUNMASI

Üçüncü kişi, kendi elinde veya borçlu elinde haczedilen bir malın borçluya değil kendisine ait olduğunu iddia edebilir. Üçüncü kişi, hacizde istihkak iddiasını, haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ileri sürmelidir.

“Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Somut olayda, yapılan hacizde 500 gr ağırlığında bilezik haczedilerek davacı üçüncü kişiye yediemin olarak bırakılmıştır, fiilen el koyma ve icra dairesinde muhafaza edilme koşulları gerçekleşmemiştir.” (YARGITAY 8. HD. 2018/670 E., 2020/4025 K., 25.06.2020 T.)

C- HACİZDE İSTİHKAK İDDİASI NASIL İLERİ SÜREBİLİR?

Hacizde istihkak iddiası için icra takibinin başlatıldığı yer yetkili icra dairesine yazılı veya sözlü olarak başvurulmalıdır. Bir diğer ifadeyle hacizde istihkak iddiası, haczin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içerisinde yazılı olarak veya haciz tutanağına yazdırılarak sözlü olarak yapılabilir.

“Uyuşmazlık 3. kişinin İİK. 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir. Borçlu oğlu ile birlikte oturan, karısı ve kızı haciz sırasında hazır bulunan davacı 3. kişinin haczi en geç ertesi günü öğrendiğinin kabulü gerekir. İİK.nun 96/son maddesine göre malın haczini öğrenen borçlu veya 3. kişi öğrenme tarihinden itibaren 7 gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. Davacı 3. kişi, haczi öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde istihkak iddiasında bulunmamıştır. Bu durumda davanın süre yönünden reddi gerekir.” (YARGITAY 21. HD. 2002/3755 E., 2002/4168 K., 07.05.2002 T.)

D- HACİZDE İSTİHKAK İDDİASINDA MÜLKİYET KARİNESİ

1- BORÇLU İLE ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN MALI BİRLİKTE ELİNDE BULUNDURMASI

Taşınır malı elinde bulunduran onun maliki sayılır. Borçlu ile üçüncü şahıs taşınır malı birlikte ellerinde bulunduruyorlarsa mal borçlu elinde sayılır. Bu durumda üçüncü şahıs yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. Ancak icra mahkemesi takibin devamına karar verirse mal muhafaza altına alınabilir.

2- BİRLİKTE OTURULAN YERLERDE İSTİHKAK İDDİASI

Birlikte oturulan yerlerdeki mallardan mahiyetleri itibariyle kadın, erkek ve çocuklara aidiyetleri açıkça anlaşılanlar bunların farz olunur. Bu karinenin aksini ispat külfeti iddia eden kişiye düşer.

3- ÖRF, ADET, SANAT, MESLEK VE MEŞGALE İCABINDA İSTİHKAK İDDİASI

Örf ve âdet, sanat, meslek veya meşgale icabı olan mallar bu kişilerin farz olunur. Bu karinenin aksini ispat külfeti iddia eden kişiye düşer.

4- ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN MALI ELİNDE BULUNDURMASI

Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar, haczedilen malın satışı yapılamaz. Haczin, üçüncü kişinin yokluğunda yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de bu durum geçerlidir.

E- İSTİHKAK DAVASI NEDİR?

Hacizde istihkak iddiasına karşılık istihkak davası açılabilir. İstihkak davası ile mülkiyeti çekişmeli olan taşınır veya taşınmaz malın sahibi tespit edilir. İstihkak davası, mülkiyet ve rehin hakkına dayanabileceği gibi sınırlı ayni hakka, tapuya şerh verilmiş kişisel hakka, hapis hakkına, mülkiyeti muhafaza sözleşmesine veya intifa hakkına dayanabilir.

“3.kişinin haczedilen mal ve hak üzerinde mülkiyet veya rehin hakkına dayanarak istihkak davası açabileceği öngörülmüştür. Gerek doktrinde ve gerekse Yargıtay uygulamasında “mülkiyet ve rehin hakları” sözcüklerinin sınırlandırıcı anlam taşımadığı, ayrıca sınırlı ayni haklara, tapuya şerh verilmiş kişisel haklara, hapis hakkına, mülkiyeti muhafaza sözleşmesine, intifa hakkına dayanarak da istihkak davası açılabileceği kabul edilmektedir.” (YARGITAY 21. HD. 2008/3118 E., 2008/17463 K., 11.11.2008 T.)

F- MALIN BORÇLUNUN ELİNDE BULUNMASI DURUMUNDA İSTİHKAK DAVASI

1- BORÇLU VEYA ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN İSTİHKAK İDDİASINDA BULUNMASI

Borçlu, elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterir veya üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edilirse icra dairesi bunu haciz ve icra tutanaklarına geçirerek iki tarafa bildirir.

2- İCRA DAİRESİNİN ALACAKLI VE BORÇLUYA SÜRE VERMESİ

İcra dairesi, istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek üzere alacaklı ve borçluya üç günlük süre verir. Bu sürede istihkak iddiasına karşı itiraz edilmezse istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır.

3- İSTİHKAK İDDİASINA KARŞI ALACAKLI VE BORÇLUNUN İTİRAZI

İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilmesi durumunda icra müdürü dosyayı hemen icra mahkemesine gönderir. İcra mahkemesi, dosya üzerinde veya lüzum görürse ilgilileri davet ederek yapacağı inceleme neticesinde varacağı kanaate göre takibin devamına veya talikine karar verir. İstihkak davasının sırf satışı geri bırakmak gayesiyle kötüye kullanıldığını kabul etmek için ciddi sebepler bulunduğu takdirde icra mahkemesi takibin taliki talebini reddeder. Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına karşı davacıdan teminat alınır. Teminatın cins ve miktarı mevcut delillerin mahiyetine göre takdir olunur.

4- İCRA MAHKEMESİ KARARINA KARŞI İSTİHKAK DAVASI AÇILMASI

İcra mahkemesi tarafından verilen karar taraflara bildirilir. Taraflar, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinde istihkak davası açmalıdır. Bu sürede dava açılmazsa alacaklıya karşı bu iddiadan vazgeçilmiş sayılır.

5- ÜÇÜNCÜ KİŞİYE İSTİHKAK İDDİASI İMKANI VERİLMEMESSİ

Üçüncü kişiye istihkak iddiasında bulunma imkânı verilmemişse, haczedilen şey hakkında veya satılıp da bedeli henüz alacaklıya verilmemişse bedeli hakkında, haczin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde, icra mahkemesinde istihkak davası açılabilir. Aksi takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkı kaybedilir. Bu halde davacının talebi üzerine icra hâkimi takibin talik edilip edilmemesi hakkında acele karar vermelidir. Bu karar diğer taraf dinlenmeksizin de verilebilir.

6- İSTİHKAK DAVASI SIRASINDA MALIN PARAYA ÇEVRİLMESİ

İstihkak davası neticelenmeden mahcuz mal paraya çevrilmişse, icra hâkimi işbu bedelin yargılama neticesine kadar ödenmemesi veya teminat karşılığında veya halin icabına göre teminatsız derhal alacaklıya ödenmesi hususunda ayrıca karar verir.

7- İSTİHKAK DAVASINDA TAZMİNAT

İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddedilirse, bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına karar verilir.

İstihkak davası kabul olur ve istihkak iddiasına karşı itiraz eden alacaklı veya borçlu kötü niyetliyse, haczedilen malın değerinin yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere itiraz edenden tazminat alınmasına asıl dava ile birlikte karar verilir.

8- İSTİHKAK DAVASINDA BASİT YARGILAMA

İstihkak davası, umumi hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne göre incelenir. İstihkak davaları süratle ve diğer davalardan önce görülerek karara bağlanır.

G- MALIN BORÇLU İLE ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN ELİNDE BULUNMASI DURUMUNDA İSTİHKAK DAVASI

Haczedilen malın borçlu ile birlikte üçüncü kişinin elinde bulunması halinde mal borçlunun elinde kabul edilir. Bu durumda, haczedilen malın borçlunun elinde bulunmasına dair kurallar aynen uygulanır. İstihkak iddiasına karşılık alacaklı ve/veya borçlunun itiraz etmesi durumunda icra mahkemesinin kararı istihkak iddiasında bulunana bildirildikten sonra yedi gün içerisinde istihkak davası açılmalıdır. Söz konusu istihkak davasını, malı borçlu ile birlikte elinde bulunduran üçüncü kişi açmalıdır. İstihkak iddiasında bulunan dava açmazsa istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılır.

H- MALIN ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN ELİNDE BULUNMASI DURUMUNDA İSTİHKAK DAVASI

Üçüncü kişinin elinde bulunan bir mal haczedilirse, bir diğer ifadeyle haczedilen şey borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar, haczedilen malın satışı yapılamaz. Haczin, üçüncü kişinin yokluğunda yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de aynı süreç geçerlidir.

“Dava konusu makine 3. kişi durumundaki davacı şirketin işyerinde 17/02/2000 tarihinde haczedilmiş, davacı şirket yetkilisinin istihkak iddiasına alacaklı vekilince karşı çıkılmıştır. Bunun üzerine haczi yapan icra Memuru alacaklı vekiline İİK.nun 99. maddesi uyarınca 7 gün içinde 3. kişi aleyhine istihkak davası açması için önel vermiştir. Alacaklı 7 gün içinde dava açmadığından İİK.nun 99/son maddesi gereği 3. kişinin istihkak iddiasını kabul etmiş ve haciz kalkmış sayılır.” (YARGITAY 21. HD. 2000/7225 E., 2000/7448 K., 31.10.2000 T.)

İ- SONUÇ

Hacizde istihkak iddiası, üçüncü kişinin, haczedilen bir mal üzerinde alacaklının alacağına nazaran daha üstün bir hak sahibi olduğu iddiasıdır. İstihkak davası ise mülkiyeti çekişmeli olan taşınır veya taşınmaz malın kime ait olduğunun tespiti için açılan davadır. Hacizde istihkak iddiası ve istihkak davası sıkı şekil şartlarına tabi olduğundan hak kaybına uğranılmaması için özenli bir süreç yürütülmelidir.

J- GENEL BİLGİ

İSTİHKAK DAVASI HAKKINDA BİLGİ

İstihkak davası hakkında bilgi hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İSTİHKAK İDDİASI MUHAFAZAYA ENGEL Mİ

İstihkak iddiası muhafazaya engel mi hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İSTİHKAK DAVASI DEVAM EDERKEN MALLARIN SATILMASI

İstihkak davası devam ederken malların satılması hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İSTİHKAK DAVASI DEVAM EDERKEN HACİZ DÜŞER Mİ

İstihkak davası devam ederken dava düşer mi hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İSTİHKAK DAVASI KAÇ GÜNDE AÇILIR

İstihkak davası kaç günde açılır hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İSTİHKAK DAVASI NEREDE GÖRÜLÜR

İstihkak davası nerede görülür hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İSTİHKAK DAVASI İSPAT

İstihkak davası ispat hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İSTİHKAK DAVASI KESİNLEŞMEDEN İCRAYA KONULUR MU

İstihkak davası kesinleşmeden icraya konulur mu hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İSTİHKAK DAVASI AVUKATI

İstihkak davası avukatı hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İSTİHKAK DAVASI AVUKAT ÜCRETİ

İstihkak davası avukat ücreti hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İSTİHKAK DAVASI NASIL AÇILIR

İstihkak davası nasıl açılır hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İSTİHKAK DAVASI MASRAFI

İstihkak davası masrafı hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İlgili konular için bkz.

https://www.hkavukatlik.com/kira-alacaginin-uyarlanmasi/

https://www.hkavukatlik.com/kira-sozlesmesinin-bildirimle-feshi/

https://www.hkavukatlik.com/yuzde-25-kira-artisi/

https://www.hkavukatlik.com/avukatin-tapu-kaydina-erisimi/

https://www.hkavukatlik.com/tasinmaz-alarak-turk-vatandasligi-kazanma/

,

TAŞINMAZ ALARAK TÜRK VATANDAŞLIĞI KAZANMA

TAŞINMAZ ALARAK TÜRK VATANDAŞLIĞI KAZANMA

A- TAŞINMAZ ALARAK TÜRK VATANDAŞLIĞI KAZANMA NEDİR?

Taşınmaz alarak Türk vatandaşlığı kazanma, yabancının, belirli bir değerin üzerindeki taşınmazı ilgili düzenlemelerde belirtilen şartlarla satın alması neticesinde Cumhurbaşkanı kararı ile Türk vatandaşlığı kazanmasıdır.

B- TÜRK VATANDAŞLIĞI KAZANABİLECEK KİŞİLER KİMLERDİR?

Yabancılar, millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla Cumhurbaşkanı kararı ile Türk vatandaşlığı kazanabilirler (5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu md. 12/1).

C- TÜRK VATANDAŞLIĞI KAZANAMAYACAK KİŞİLER KİMLERDİR?

Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek hali bulunan yabancıların vatandaşlık kazanma talepleri Bakanlıkça reddedilir. Dolayısıyla söz konusu yabancılar Türk vatandaşlığı kazanamazlar (5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu md. 12/2).

D- KİMLER TÜRK VATANDAŞI OLABİLİR?

1- ÜLKEYE HİZMETİ GEÇEN VEYA GEÇECEĞİ DÜŞÜNÜLEN KİŞİLER

Türk vatandaşlığı kazanabilecek yabancılardan ilki, Türkiye’ye sanayi tesisleri getiren veya bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, kültürel, sanatsal alanlarda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulan kişilerdir.

2- TURKUAZ KART SAHİPLERİ İLE BUNLARIN EŞ VE ÇOCUKLARI

Türk vatandaşlığı kazanabilecek yabancılardan ikincisi, Turkuaz Kart sahibi yabancılar ve bunların yabancı eşi, kendisinin ve eşinin ergin olmayan veya bağımlı yabancı çocuklarıdır.

3- VATANDAŞLIĞA ALINMASI ZARURİ GÖRÜLEN KİŞİLER

Türk vatandaşlığı kazanabilecek yabancılardan üçüncüsü, vatandaşlığa alınması zaruri görülen kişilerdir.

4- GÖÇMEN OLARAK KABUL EDİLEN KİŞİLER

Türk vatandaşlığı kazanabilecek yabancılardan dördüncüsü, göçmen olarak kabul edilen kişilerdir.

5- YATIRIM YAPANLAR İLE BUNLARIN EŞ VE ÇOCUKLARI

Türk vatandaşlığı kazanabilecek yabancılardan beşincisi, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu md. 31/1-j kapsamında Türkiye’de çalışmayan ancak Cumhurbaşkanınca belirlenecek kapsam ve tutarda yatırım yapacaklar ile bunların yabancı eşi, kendisinin ve eşinin ergin olmayan veya bağımlı yabancı çocuklarıdır.

E- TAŞINMAZ ALARAK TÜRK VATANDAŞLIĞI KAZANMA USULÜ NASILDIR?

Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik md. 20/2’de istisnai olarak Türk vatandaşlığı kazanılabilecek haller sayılmıştır. Bunlardan birisi de ilgili Yönetmelik md. 20/2-b’de düzenlenen taşınmaz alarak Türk vatandaşlığı kazanma halidir. Bu kapsamda, en az 400.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarındaki taşınmazı tapu kayıtlarına üç yıl satılmaması şerhi koyulmak şartıyla satın aldığı veya kat mülkiyeti ya da kat irtifakı kurulmuş, en az 400.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarı peşin olarak yatırılan ve tapu siciline üç yıl süreyle devir ve terkini yapılmayacağı taahhüdü şerh edilmek şartıyla noterde düzenlenmiş sözleşme ile taşınmazın satışının vaat edildiği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca tespit edilen yabancı Cumhurbaşkanı kararı ile Türk vatandaşlığı kazanabilir.

F- TAŞINMAZ ALARAK TÜRK VATANDAŞLIĞI KAZANMA İÇİN GEREKLİ BELGELER?

Taşınmaz alarak Türk vatandaşlığı kazanma için yabancının aşağıda yer verilen belgeleri içeren dosyayı hazırlayarak müracaat makamına tevdi etmesi gerekir.

1- DİLEKÇE

Belgelerden ilki, isteği belirten form dilekçedir.

2- PASAPORT VEYA BENZERİ BELGE

Belgelerden ikincisi, kişinin hangi devlet vatandaşı olduğunu gösteren pasaport veya benzeri belge, vatansız ise temininin mümkün olması halinde buna ilişkin belgedir.

3- MEDENİ HAL BELGESİ

Belgelerden üçüncüsü, medenî hal belgesi ve evli ise evlenme belgesi, boşanmış ise boşanma belgesi, dul ise eşine ait ölüm belgesidir.

4- DOĞUM BELGESİ VEYA NÜFUS KAYIT ÖRNEĞİ

Belgelerden dördüncüsü, kişinin kimlik bilgilerini gösteren doğum belgesi veya nüfus kayıt örneği gibi belge ve evli ise eş ve çocuklarının aile bağını kanıtlayan nüfus kayıt örneği veya benzeri belgedir.

5- TÜRK VATANDAŞI YAKINLAR VARSA NÜFUS KAYIT ÖRNEKLERİ

Belgelerden beşincisi, Türk vatandaşı birinci veya ikinci derece yakınları varsa bu kişilere ait müracaat makamlarınca sistemden alınan nüfus kayıt örneğidir.

6- YETKİLİ MAKAMLARDAN ALINAN BELGE

Belgelerden altıncısı, kişinin doğum tarihinin ay ve günü bulunmuyorsa, doğum tarihinin tamamlanması için ülkesinin yetkili makamlarından alınmış belge, belgenin temin edilememesi halinde ise 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu md. 39 gereğince işlem yapılmasını kabul ettiğine dair imzalı beyanıdır.

7- MAKBUZ

Belgelerden yedincisi, hizmet bedelinin Maliye veznesine yatırıldığını gösteren makbuzdur.

G- PARASAL DEĞERLER HANGİ KUR ÜZERİNDEN BELİRLENİR?

Parasal değerler, tespit tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının efektif satış kuru ve/veya çapraz döviz kuru esas alınarak belirlenir.

H- YATIRIM TÜRLERİ ARASINDA GEÇİŞKENLİK YAPILABİLİR Mİ?

Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik md. 20/2 kapsamında yapılacak yatırım türleri arasında belirtilen süreyi tamamlamak amacıyla geçişkenlik mümkündür.

İ- GENEL BİLGİ

TAŞINMAZ ALARAK VATANDAŞLIK

Taşınmaz alarak vatandaşlık hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TAŞINMAZ ALARAK VATANDAŞLIK KAZANMA

Taşınmaz alarak vatandaşlık kazanma hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

PARAYLA VATANDAŞLIK TÜRKİYE

Parayla vatandaşlık Türkiye hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

PARAYLA VATANDAŞLIK VEREN ÜLKELER

Parayla vatandaşlık veren ülkeler hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

PARAYLA VATANDAŞLIK KAZANMA BAŞVURUSU

Parayla vatandaşlık kazanma başvurusu hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

PARAYLA VATANDAŞLIK KAZANMAK İÇİN NEREYE BAŞVURULUR

Parayla vatandaşlık kazanmak için nereye başvurulur hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

ACQUIRING TURKISH CITIZENSHIP BY BUYING A REAL ESTATE

Acquiring Türkish citizenship by buying a real estate hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

BUY HOME GAIN TURKISH CITIZENSHIP

Buy home gain Turkish Citizenship hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

ACQUIRING TURKISH CITIZENSHIP BY INVESTING

Acquiring Türkish citizenship by investing hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

CONDITIONS FOR ACQUIRING TURKISH CITIZENSHIP WITH MONEY

Conditions for acquiring Türkish citizenship with money hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

ATTORNEY FOR ACQUIRING TURKISH CITIZENSHIP WITH MONEY

Attorney for acquiring Türkish citizenship with money hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

OBTAINING CITIZENSHIP WITH AN INVESTMENT OF 400.000 DOLLARS

Obtaining citizenship with an investment of 400.000 dollars hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

APPLICATION FOR CITIZENSHIP WITH MONEY

Application for citizenship with money hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İlgili konular için bkz.

https://www.hkavukatlik.com/avukatin-tapu-kaydina-erisimi/

https://www.hkavukatlik.com/suriye-uyruklularin-teminat-gosterme-zorunlulugu/

AVUKATIN TAPU KAYDINA ERİŞİMİ

AVUKATIN TAPU KAYDINA ERİŞİMİ

A- AVUKATIN TAPU KAYDINA ERİŞİMİ NEDİR?

Avukatın tapu kaydına erişimi, avukatın Tapu ve Kadastro Verilerinin İşlenmesi ve Elektronik Ortamda Yapılacak İşlemler Hakkında Yönetmelik gereğince TAKPAS hizmetinden yararlanmasıdır.

B- TAKPAS NEDİR?

TAKPAS (Tapu ve Kadastro Paylaşım Sistemi), merkezi veri tabanında tutulan verilerin kurumlarla ve kişilerle paylaşılmasına imkân sağlayan servis, Web Tapu veya Genel Müdürlükçe belirlenen diğer arayüzlerden oluşan sistemdir.

C- TAKBİS NEDİR?

TAKBİS, tapu ve kadastro bilgi sistemidir.

D- TAPU VE KADASTRO VERİLERİ İLE KAYITLARI NELERDİR?

TAKPAS’taki veriler, taşınmazın gerçek ve tüzel kişiyle ilişkilendirilmesi ve üzerindeki hakların gösterilmesine ilişkin bilgilerdir. TAKBİS üzerindeki kayıtlar ise her bir birim için, sicillerin elektronik ortamda tutulmaya başlandığı tarihte aktif olan ve bu tarihten sonra oluşan bilgilerdir.

E- TAKBİS ÖNCESİ PASİF KAYITLARA NASIL ULAŞILIR?

TAKBİS öncesi pasif kayıtlar, taşınmazın kaydına ulaşılmasını sağlayacak tanımlayıcı bilgiler belirtilerek tapu sicilinin tutulduğu ve dayanak belgelerin arşivlendiği ilgili birimlerden istenebilir.

F- AVUKAT TAPU KAYDINA NASIL ERİŞİR?

Avukat, görevi ile ilişkili olarak TAKPAS arayüzleri veya internet servisleri üzerinden Türkiye Barolar Birliğinin alt kullanıcısı sıfatıyla taşınmaz bilgisini sorgulayabilir.

G- AVUKATIN TAPU KAYDINA ERİŞİMİ İÇİN YAPMASI GEREKENLER?

Avukat taşınmaz bilgisini sorgulayabilmek için öncelikle ilgisini ortaya koyan ulaşmak istediği verinin dayanağı yazılı belgeyi sisteme taratmalıdır. Yazılı belgeler ise çek, senet, alacak belgesi, kira kontratı, icra takip yazısı ve benzeridir. Daha sonra belgenin tarih ve/veya sayısını eklemeli ve elektronik kabul beyanını e-imza ile onaylamalıdır. Nihayetinde, ilgilinin pasif kayıt bilgisi dâhil olmak üzere taşınmazının olup olmadığı bilgisine ulaşılır.

H- AVUKATIN TAPU KAYDINA VEKALETNAME İLE ERİŞİMİ?

Avukat, ilgisini ortaya koyan vekaletnameyi taratmak suretiyle taşınmaz bilgisini sorgulayabilir. Sorgulamada, hangi kişinin malvarlığının hangi amaçla sorgulandığına dair bilginin sisteme girilmesi ve elektronik kabul beyanının e-imza ile onaylanması gerekir. Bunun neticesinde, avukatın talebine bağlı olarak pasif kayıt bilgisi de dahil olmak üzere taşınmaz bilgisine veya kayıt örneğine ulaşılabilir.

İ- YABANCI UYRUKLU KİŞİLERİN TAŞINMAZ VERİLERİNE ERİŞİM?

Yabancı uyruklu kişilerin ve yabancı sermayeli şirketlerin verilerinin paylaşılmasında da Tapu ve Kadastro Verilerinin İşlenmesi ve Elektronik Ortamda Yapılacak İşlemler Hakkında Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar geçerlidir.

J- VERİ PAYLAŞIMI İLKELERİNİN İHLALİNDE YAPILMASI GEREKENLER?

TAKPAS’tan faydalanan kişi veya kurum, kişisel veri ihlali olması durumunda gecikmeksizin ve en kısa sürede Kişisel Veri Koruma Kuruluna, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne ve kişisel verisi ihlal edilen kişiye bildirimde bulunmalıdır.

Erişilen ve paylaşılan veriler, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün yazılı izni olmadıkça, tarafların kendi görev ve faaliyet alanı kapsamında gerçekleştirecekleri işlemler haricinde başka kurum, kuruluş ve diğer kişilere kullandırılamaz ve yayınlanamaz.

K- VERİLERE ERİŞİM HAKKININ KÖTÜYE KULLANILMASI

TAKPAS’taki verilere erişim hakkının kötüye kullanılması halinde, özel kanun hükümleri saklı kalmak üzere, sisteme erişim derhal durdurulur. Ayrıca, protokol hükümleri yerine getirilmediği takdirde alıcının TAKPAS’tan faydalanması geçici olarak askıya alınır. Alıcının her türlü idari ve teknik tedbirleri alması ve bu tedbirlerin Genel Müdürlükçe uygun görülmesi halinde TAKPAS’a yeniden erişimi sağlanır. Alıcı tarafından taahhüt edilen idari ve teknik güvenlik tedbirlerinin yerine getirilemediğinin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce tespit edilmesi halinde TAKPAS kullanıma kapatılır ve protokol tek taraflı olarak feshedilir.

L- TAKPAS VERİLERİNİN HUKUKA AYKRI KULLANILMASINDA SORUMLULUK

TAKPAS’tan elde edilen verilerin ilgili mevzuat, protokol veya elektronik kabul beyanında yer alan hükümlere aykırı olarak kullanılması, hizmetten yararlanan kişi ve kurumların kendi sistem yazılımlarından kaynaklanan hatalı sorgulamaları ve güvenlik açıkları gibi sebeplerle verilerin yetkisiz kişilerce elde edilmesi ve kullanılmasından doğan her türlü hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluk hizmetten yararlanan kişi ve kurumlara, alt kullanıcılarına ve/veya veriyi kullananlara aittir. TAKPAS’ın her aşamasında yer alan yetkili ve görevliler protokolde belirtilen esaslara uymakla yükümlüdürler. Bu yükümlülük, kişilerin görevlerinden ayrılmalarından sonra da devam eder.

M- GENEL BİLGİ

TAKPAS AVUKAT SORGU

TAKPAS avukat sorgu hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TAKPAS AVUKAT PORTAL

TAKPAS avukat portal hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TAKPAS AÇILDI MI

TAKPAS açıldı mı hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TAKPAS PROTOKOLÜ

TAKPAS protokolü hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TAKPAS GİRİŞ SORUNU

TAKPAS giriş sorunu hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TAKPAS KVKK

TAKPAS KVKK hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TAKPAS VERİ PAYLAŞIM

TAKPAS veri paylaşım hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TAKPAS ANKARA AVUKAT

TAKPAS Ankara avukat hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TAPU KAYDI SORGULAMA ANKARA AVUKAT

Tapu kaydı sorgulama Ankara avukat hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

,

YÜZDE 25 KİRA ARTIŞI

YÜZDE 25 KİRA ARTIŞI EV

A- YÜZDE 25 KİRA ARTIŞI NEDİR?

Yüzde 25 kira artışı, konut kiralarında kira artış oranının yüzde 25 ile sınırlanmasına ilişkin düzenleme çalışması olarak ifade edilebilir. Konuya ilişkin düzenleme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)’na eklenecektir. Böylece, geçici bir süreliğine yapılacak kira yenilemelerinde bir önceki yıl kira tutarının yüzde 25’i geçilemeyecektir.

B- YÜZDE 25 KİRA ARTIŞI HANGİ TARİHLER ARASINDA UYGULANACAK?

Yüzde 25 kira artışı, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih ile 01.07.2023 tarihleri arasında yenilenen kira sözleşmelerine uygulanacaktır. Bu tarihler arasında yapılacak yenilemelerde, bir önceki kira yılına ait kira bedelinin yüzde 25’i geçilemeyecektir.

C- YÜZDE 25’TEN AŞAĞI KİRA ARTIŞI YAPILABİLİR Mİ?

İlgili düzenlemeyle, yüzde 25’ten aşağı kira artışına da izin verilecektir. Bu kapsamda, bir önceki kira yılının tüketici fiyat endeksindeki (TÜFE) 12 aylık ortalamalara göre değişim oranı yüzde 25’in altında kalırsa söz konusu değişim oranı geçerli olacaktır.

D- YÜZDE 25 KİRA ARTIŞI HANGİ SÖZLEŞMELERDE UYGULANACAK?

Yüzde 25 kira artışı, 1 yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde uygulanabileceği gibi 1 yıldan uzun süreli kira sözleşmelerine de uygulanacaktır. Dolayısıyla, süresinden bağımsız olarak sözleşmenin, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih ile 01.07.2023 arasında yenilenecek olması yeterlidir.

E- YÜZDE 25 KİRA ARTIŞI İŞYERİ KİRALARINDA UYGULANACAK MI?

Yüzde 25 kira artışı sadece konut kiralarında uygulanacaktır. Dolayısıyla işyeri kiralarında söz konusu sınırlama uygulanmayacaktır.

F- YÜZDE 25 KİRA ARTIŞINI AŞAN SÖZLEŞMELERDE DURUM?

Yüzde 25 kira artışı oranını geçecek şekilde yapılan sözleşmeler, fazla miktar yönünden geçersiz olacaktır. Böylece, yüzde 25 kira artışını aşan sözleşmelerde aşan kısım ödenmediği için dava açılması veya icra takibi başlatılması olumlu sonuç vermeyecektir.

G- YÜZDE 25 KİRA ARTIŞININ HAKİM TARAFINDAN DİKKATE ALINMASI

TBK md. 344/1’de, tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmaları, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerli olacağı düzenlenmiştir. TBK md. 344/2’de ise taraflarca bu konuda bir anlaşma yapılmamışsa, kira bedelinin, bir önceki kira yılının tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla hâkim tarafından, kiralananın durumu göz önüne alınarak hakkaniyete göre belirleneceği ifade edilmiştir.

Yüzde 25 kira artışına ilişkin düzenlemede ise yüzde 25 kira artışının TBK md. 344/2 uyarınca hakim tarafından verilecek kararlar bakımından da uygulanacağı öngörülmektedir. Dolayısıyla söz konusu düzenleme ile hakimin takdir yetkisinin de belirli sınırlar içerisinde kullanılması istenmiştir.

H- GENEL BİLGİ

YÜZDE 25 KİRA ARTIŞI NE KADAR

Yüzde 25 kira artışı ne kadar hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

YÜZDE 25 KİRA ARTIŞI HESAPLAMA

Yüzde 25 kira artışı hesaplama hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

YÜZDE 25 KİRA ARTIŞI KİMLERİ KAPSIYOR

Konuya ilişkin yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

YÜZDE 25 KİRA ARTIŞI CEZASI

Konuya ilişkin yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

YÜZDE 25 KİRA ARTIŞI DAVASI

Konuya ilişkin yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

YÜZDE 25 KİRA ARTIŞI LİMİTİ

Konuya ilişkin yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

YÜZDE 25 KİRA ARTIŞI MİKTARI

Konuya ilişkin yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

YÜZDE 25 KİRA ARTIŞI SENELİK

Konuya ilişkin yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

YÜZDE 25 KİRA ARTIŞI ŞİKAYET

Konuya ilişkin yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İlgili konular için bkz.

https://www.hkavukatlik.com/kira-alacaginin-uyarlanmasi/

https://www.hkavukatlik.com/kira-sozlesmesinin-bildirimle-feshi/

https://www.hkavukatlik.com/isletme-adinin-korunmasi/

,

MESLEK HASTALIĞI

MESLEK HASTALIĞI TAZMİNAT

A- MESLEK HASTALIĞI NEDİR?

Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halidir (5510 sayılı Kanun md. 14/1). Meslek hastalığı konusu Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 11.04.2019 T., 2018/6289 E., 2019/3373 K. sayılı kararı esas alınarak aşağıda ayrıntılı bir şekilde incelenecektir.

B- MESLEK HASTALIĞI NASIL MEYDANA GELİR?

Meslek hastalığı, sigortalı işçinin mesleğini icra ederken sürekli olarak tekrarladığı faaliyetlerinden ya da icra edilen işin niteliğinden kaynaklanır. Dolayısıyla meslek hastalığı, işin nitelik ve yürütüm şartları ya da işyerinin durumu dolayısıyla yavaş yavaş ortaya çıkar.

C- MESLEK HASTALIĞINI NASIL TESPİT EDER?

Meslek hastalığı, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucunda tespit edilir. Ayrıca, SGK tarafından gerekli görülmesi durumunda işyerindeki çalışma şartlarını ve buna bağlı tıbbî sonuçları ortaya koyan denetim raporları ve gerekli diğer belgelerin incelenmesi sonucunda Sağlık Kurulu tarafından da tespit edilebilir (5510 sayılı Kanun md. 14/2).

D- MESLEK HASTALIĞI İŞTEN AYRILDIKTAN SONRA ORTAYA ÇIKAR MI?

Meslek hastalığı, işçinin işten ayrılmasından sonra da ortaya çıkabilir. Meslek hastalığı, işçinin işten ayrılıştan sonra ortaya çıkmış ve sigortalı olarak çalışılan işten kaynaklanmış ise sigortalının 5510 sayılı Kanun ile sağlanan haklardan yararlanabilmesi için eski işinden fiilen ayrılmasıyla hastalığın ortaya çıkması arasında bu hastalık için SGK tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirtilen süreden daha uzun bir zaman geçmemiş olmalıdır (5510 sayılı Kanun md. 14/3).

E- MESLEK HASTALIĞI SGK’YA NE KADAR ZAMANDA BİLDİRİLMELİDİR?

Meslek hastalığı, sigortalının meslek hastalığına tutulduğunu öğrenen veya bu durum kendisine bildirilen işveren tarafından ya da sigortalı tarafından öğrenme gününden başlayarak üç işgünü içinde, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile SGK’ya bildirilmelidir. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen veya yazılı olarak bildirilen hususları kasten eksik ya da yanlış bildiren işverene veya sigortalıya, SGK tarafından bu durum için yapılan masraflar ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödenekleri rücu edilir (5510 sayılı Kanun md. 14/4).

F- İŞVERENİN MESLEK HASTALIĞINDAN SORUMLULUĞU

Meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, SGK tarafından sigortalıya veya hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, SGK tarafından işverene ödettirilir (5510 sayılı Kanun md. 21/1).

1- İŞVERENİN KASTI

İşverenin kastı, meslek hastalığına, işverenin bilerek ve isteyerek, hukuka aykırı eylemiyle neden olmasıdır. İşverenin eylemi hukuka aykırı olmasa da yaptığı hareketin hukuka aykırı sonuç doğurabileceğini biliyor veya ihmali ya da ağır ihmaliyle bilmiyorsa da sorumlu olur (Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği md. 45/1).

2- İŞVERENİN MEVZUATA AYKIRI HAREKETİ

İşverenin mevzuata aykırı hareketi, yasal olarak yürürlüğe konulmuş ve yürürlüğünü muhafaza eden, sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği alanında, yasa koyucu ile yasa koyucunun yürütme veya idareye verdiği yetki sonucu, bu organlarca kabul edilen genel, objektif kural veya hükümlere aykırılıklardır (Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği md. 45/2).

3- İŞÇİNİN ELVERİŞLİ OLMADIĞI İŞTE ÇALIŞTIRILMASI

Çalışma mevzuatında sağlık raporu alınması gerektiği belirtilen işlerde, böyle bir rapora dayanılmaksızın veya eldeki rapora aykırı olarak bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılan sigortalının, bu işe girmeden önce var olduğu tespit edilen veya bünyece elverişli olmadığı işte çalıştırılması sonucu meydana gelen hastalığı nedeniyle, SGK tarafından sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği işverene ödettirilir (5510 sayılı Kanun md. 21/3).

G- MESLEK HASTALIĞINDA İŞVERENİN KUSUR SORUMLULUĞU

Meslek hastalığında işverenin sorumluluğu kusur sorumluluğudur. Bu kapsamda kastı, işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi ya da suç sayılabilir bir eylemi halinde işverenin sorumluluğu doğar. İşveren, işçiyi gözetim ödevi ve insan yaşamının üstün değer olarak korunması gereğinden hareketle salt mevzuatta öngörülen önlemlerle yetinmeyip, bilimsel ve teknolojik gelişimin ulaştığı aşama uyarınca alınması gereken önlemleri de almalıdır. Dolayısıyla meslek hastalığında, hakkaniyet veya tehlike sorumluluğu değil kusur sorumluluğu benimsenmektedir.

H- MESLEK HASTALIĞINDA İLLİYET BAĞI

Meslek hastalığı için hastalığın ya da bedensel veya ruhsal engellik halinin varlığı tek başına yeterli değildir. Meydana gelen hastalık görülen işle uygun illiyet bağı içinde bulunmalıdır. İşçi, bu işte çalışmadığı ihtimalde hastalığa yakalanmayacaksa meslek hastalığı ile iş arasında uygun illiyet bağının bulunduğu kabul edilir. Başka bir söyleyişle hastalık, görülen işin özellik ve niteliği veya işin yürütüm şartları dolayısıyla oluşmuş ise uygun illiyet bağı mevcuttur.

1- MESLEK HASTALIĞINDA İLLLİYET BAĞINI KESEN SEBEPLER

Fiille sonuç arasında uygun illiyet bağı kurulamaz ya da kesilirse işveren sonuçtan sorumlu tutulamaz. İlliyet bağını kesen sebepler, mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurudur. İlliyet bağını kesen sebepler arasında bulunan mücbir sebebin bir unsuru da kaçınılmazlıktır. Zira, 5510 sayılı Kanun md. 21/1’de işverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesinin de dikkate alınacağı ifade edilmiştir. Dolayısıyla, meslek hastalığında işverenin sorumluluğunu dış etkenler, kötü rastlantılar, teknik arıza, beklenmeyen hal ve kaçınılmazlık etkiler.

2- MESLEK HASTALIĞINDAN SORUMLULUKTA KAÇINILMAZLIK

Kaçınılmazlık, olayın meydana geldiği tarihte geçerli bilimsel ve teknik kurallar gereğince alınacak tüm önlemlere rağmen, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesidir. İşveren tarafından alınması gerekli herhangi bir önlem alınmamış ise olayın kaçınılmazlığından söz edilemez (Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği md. 45/3). Bu kapsamda kaçınılmazlık, önüne geçmenin imkânsız olduğu veya ne kadar özen gösterirse göstersin, hangi tedbir alınırsa alınsın oluşması engellenemeyen durumlardır. Kaçınılmazlığın varlığı halinde işveren kaçınılmazlık oranında sorumluluktan kurtulur.

İ- MESLEK HASTALIĞINDA KUSUR RAPORU

Meslek hastalığı sebebiyle işverenin sorumluluğu, kusur oran ve aidiyetine ilişkin iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarından rapor alınması neticesinde belirlenir. Kusur raporu, işverenin genel yükümlülükleri olan önlem alma, önlemlerin işlerliğini denetleme ve önlemleri yeniliklere uyarlama yükümlülüğü de dikkate alınarak hazırlanmalıdır. Bu hususta işverenin, teknolojik ve bilimsel gelişmeler doğrultusunda gerekli olanı yapmakla ve gereken koşulları sağlamakla, araçları eksiksiz bir şekilde temin etmekle yükümlü olduğu da dikkate alınmalıdır.

J- ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN MESLEK HASTALIĞINDAN SORUMLULUĞU

Meslek hastalığı, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir (5510 sayılı Kanun md. 21/4).

1- KAMU GÖREVLİLERİ, ER VE ERBAŞLARIN MESLEK HASTALIKLARI

Meslek hastalığı, kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile kamu idareleri tarafından görevlendirilen diğer kişilerin vazifelerinin gereği olarak yaptıkları fiiller sonucu meydana gelmişse bu fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar hariç sigortalı veya hak sahiplerine yapılan ödemeler veya bağlanan gelirler için kurumuna veya ilgililere rücû edilmez. Meslek hastalığı sonucu ölümlerde, hak sahiplerine bağlanacak gelir ve verilecek ödenekler için meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan hak sahiplerine de rücu edilmez (5510 sayılı Kanun md. 21/5).

K- MESLEK HASTALIĞININ TESPİTİNDE AYRINTILI İNCELEMENİN ÖNEMİ

Meslek hastalığı, iş kazasında olduğu gibi aniden veya çok kısa bir zaman içerisinde ortaya çıkmamakta, işin niteliğinden dolayı sürekli tekrarlanan bir sebeple veya yürütüm şartları yüzünden yavaş yavaş meydana gelmektedir. Sigortalı uzun süre aynı işi yapmakta, aynı şekilde çalışmakta, işin yürütümü ve niteliği nedeniyle belirli bir zaman sonra yaptığı işten etkilenmekte ve meslek hastalığına tutulmaktadır. Bazen aynı işyerinde çalışan ve aynı işi yapan sigortalıların birinde veya bir kısmında meslek hastalığı görülürken diğer kısmında hastalık belirtileri ortaya çıkmamakta, işin niteliği ve yürütümü herkesi farklı etkilemektedir. Bu nedenle meslek hastalığının meydana gelmesinde tüm kusurun işverene ait olduğunu kabul etmek çoğu zaman hakkaniyete uygun düşmez, bir kısım etkenin kaçınılmazlık sonucu meydana geldiğinin kabulü gerekir. Dolayısıyla, sigortalıda meslek hastalığının ortaya çıkması hâlinde işverenin mevzuatta belirtilen yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, gerekli özeni gösterip göstermediği ve kaçınılmazlığın etkisi titizlikle araştırılmalıdır.

L- MESLEK HASTALIĞINA İLİŞKİN DAVADA İNCELENMESİ GEREKENLER

Meslek hastalığına ilişkin davada, sigortalının işe girişinde ve devamında periyodik olarak sağlık kontrollerinin yapılıp yapılmadığı, sigortalının bölüm değiştirme talebinin olup olmadığı, meslek hastalığının ortaya çıkmasından önce hastalık bulguları ile işverene başvuru yapıp yapmadığı araştırılmalıdır. Bu kapsamda, yasal mevzuat ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, sigortalının yaptığı işin özellikleri, yakalandığı meslek hastalığına yol açan etkenler, hastalığın önlenebilmesi için alınması gereken önlemler ile bunların gerçekleştirilme ve önlemlere uyum durumları somut olayda kaçınılmazlık faktörünün bulunup bulunmadığı ayrıntılı olarak irdelenmelidir. Bu amaçla davaya konu alanda işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan, mevzuata uygun, yargısal denetime elverişli, verilen kusur oran ve aidiyetlerinin yanında kusur gerekçelerini de gösteren rapor alınıp, dosyadaki deliller ışığında yapılacak değerlendirmeyle bir sonuca varılmalıdır.

M- MESLEK HASTALIĞINDAN DOLAYI İŞVERENE RÜCU

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu md. 417/2 kapsamımda işveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almakla, araç ve gereçleri noksansız bulundurmakla, işçi ise iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür. Bu kapsamda işveren, işçinin yaşam, sağlık ve bedensel bütünlüğünü korumak için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. Buna göre işveren, hizmet ilişkisinin ve yapılan işin niteliği göz önünde tutulduğunda, hakkaniyet gereği kendisinden beklenen, deneyimlerin zorunlu kıldığı, teknik açıdan uygulanabilir ve işyerinin özelliklerine uygun önlemler almalıdır. İşveren bu konuda gerekli önlemleri almazsa, meydana gelen meslek hastalığı ile ilgili olarak sorumlu tutulur ve SGK bu konuda yapmış olduğu harcamaları işverenden talep edebilir. İşverenin sorumlu tutulabilmesi için meslek hastalığı, işverenin iş güvenliği önlemlerini alma ve özen gösterme yükümlülüğüne aykırı davranışı veya ihmali sonucu meydana gelmelidir.

N- GENEL BİLGİ

MESLEK HASTALIĞI ASGARİ ETKİLENME SÜRESİ

Meslek hastalığı asgari etkilenme süresi hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

MESLEK HASTALIĞI AYLIĞI

Meslek hastalığı aylığı hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

MESLEK HASTALIĞI BİLDİRİMİ NASIL YAPILIR

Meslek hastalığı bildirimi nasıl yapılır hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

MESLEK HASTALIĞI BELİRTİLERİ

Meslek hastalığı belirtileri hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

MESLEK HASTALIĞI COVİD 19

Meslek hastalığı Covid 19 hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

MESLEK HASTALIĞI ÇEŞİTLERİ

Meslek hastalığı çeşitleri hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

MESLEK HASTALIĞI İŞTEN ÇIKARMA

Meslek hastalığı işten çıkarma hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

MESLEK HASTALIĞI DAVASI NASIL AÇILIR

Meslek hastalığı davası nasıl açılır hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

MESLEK HASTALIĞI DURUMUNDA YAPILMASI GEREKENLER

Meslek hastalığı durumunda yapılması gerekenler hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İlgili konular için bkz.

https://www.hkavukatlik.com/is-kazasinda-manevi-tazminat/

https://www.hkavukatlik.com/is-kazasinda-illiyet-bagi/

https://www.hkavukatlik.com/suriye-uyruklularin-teminat-gosterme-zorunlulugu/

,

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONUNUN MANEVİ TAZMİNATI İNCELEME YETKİSİ

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU

A- SİGORTA TAHKİM KOMİSYONUNUN MANEVİ TAZMİNATI İNCELEME YETKİSİ NEDİR?

Sigorta Tahkim Komisyonunun manevi tazminatı inceleme yetkisi kapsamında, sigortalı aracın İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası’nın bulunması durumunda zarar gören, manevi zararının tazmini için Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurmaktadırlar. Sigorta şirketleri ise manevi tazminatın yalnızca hâkimin takdir yetkisini kullanarak verebileceği bir tazminat türü olduğunu, takdir yetkisi yalnızca hakimlere verildiğinden hakemlere verilmiş bir takdir yetkisinin olmadığını, aksi takdirde yapılacak işlemin yetki gaspı niteliğinde olduğundan yok hükmünde bulunduğunu iddia etmektedirler. Sigorta Tahkim Komisyonunun manevi tazminatı inceleme yetkisi aşağıda ayrıntılı bir şekilde incelenecektir.

B- SİGORTA TAHKİM KOMİSYONUNUN İNCELEYECEĞİ UYUŞMAZLIKLARDA TARAFLAR KİMLERDİR?

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu md. 30/1’de, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulacağı düzenlenmiştir. Ayrıca, sigorta tahkim sistemine üye olan kuruluşlarla uyuşmazlığa düşen kişilerin, uyuşmazlık konusu sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkim usulünden faydalanabileceği ifade edilmiştir.

C- TAHKİME ELVERİŞLİ OLMAYAN UYUŞMAZLIKLAR NELERDİR?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 408’de taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklardan veya iki tarafın iradelerine tabi olmayan işlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların tahkime elverişli olmadığı düzenlenmiştir. Dolayısıyla, söz konusu uyuşmazlıklar için Sigorta Tahkim Komisyonu dahil tahkim yoluna başvurulamaz.

D- TAHKİME ELVERİŞLİLİK HUSUSUNDA YARGITAY’IN GÖRÜŞÜ NASILDIR?

Uyuşmazlıklar temel olarak devletin yetkili mahkemeleri tarafından çözümlenir. Tahkim veya arabuluculuk gibi alternatif uyuşmazlık çözüm yollarıyla uyuşmazlıkların çözümü ise tarafların serbest iradesi ya da bu yola başvurmayı zorunlu kılan yasa hükmünün varlığına bağlıdır. Tahkimi zorunlu kılan bir yasa hükmünün bulunmaması durumunda tahkim yoluna gidilebilmesi için tarafların tahkim sözleşmesi yapmaları ya da düzenledikleri sözleşmede tahkim şartının bulunması gerekir. Tahkim şartı varlığı veya tahkim anlaşmasının geçerli sayılabilmesi içinse uyuşmazlığın kesin ve açıkça hakemde çözüleceğinin kararlaştırmış olması gerekir. Kesin iradeyi ortadan kaldıran ya da zayıflatan kayıtların bulunması durumunda ise tahkim sözleşmesi veya şartı geçersiz sayılacaktır.

“Gerçek ya da tüzel kişiler arasında çıkan uyuşmazlıklarda asıl olan uyuşmazlığın devletin bünyesindeki yargı organları-mahkemeler tarafından çözülmesidir. Alternatif uyuşmazlık çözüm yolları arasında sayılan arabulucuk, tahkim, hakem, bilirkişi vs. gibi yollarla uyuşmazlıkların çözümü tarafların serbest iradesi ya da bu yola başvurmayı zorunlu kılan yasa hükmünün varlığına bağlıdır.
Tahkim yolu, uyuşmazlıkların çözümünde tarafların devlet yargısı yerine hakem olarak adlandırılan özel kişileri görevli ve yetkili kılmalarını ifade eder. Bunun sonucu olarak tahkim çözüm yoluna gidilebilmesi için tarafların tahkim sözleşmesi yapmaları ya da düzenledikleri sözleşmede tahkim şartının bulunması gerekir. Tahkim anlaşması veya tahkim şartındaki uyuşmazlığın hakem veya hakemler kurulunca çözümlenmesine ilişkin irade beyan ve açıklaması tahkim şartı sözleşmesinin temel unsurudur. Tahkim şartı veya anlaşmasının geçerli olabilmesi için yanların tahkim iradesini açıkladıkları tahkim şartı ya da sözleşmede tartışma ve karışıklığa neden olmayacak biçimde açık ve kesin olarak belirtmiş olmaları zorunludur. Dairemiz ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında geçerli bir tahkim şartı varlığı veya tahkim anlaşmasının geçerli sayılabilmesi için uyuşmazlığın kesin olarak hakemde çözüleceğinin kararlaştırmış olması gerektiği kesin iradeyi ortadan kaldıran ya da zayıflatan kayıtların tahkim sözleşmesi veya şartını geçersiz-hükümsüz kılacağı kabul edilmektedir.”
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2016/1522 E., 2017/1522 K., 04.04.2017 T.

E- SİGORTA TAHKİM KOMİSYONUNUN MANEVİ TAZMİNATI İNCELEME YETKİSİ VAR MIDIR?

Tüm bu hususlar değerlendirildiğinde, sigorta şirketi sigorta tahkim sistemine üye ise veya uyuşmazlık konusu sözleşmede özel bir hüküm bulunuyorsa manevi tazminata ilişkin başvurular Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde incelenebilir. Ancak uyuşmazlığın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 408’de sayılan tahkime elverişli olmayan bir konuya ilişkin olmaması gerekir. Dolayısıyla, söz konusu şartların sağlanması durumunda Sigorta Tahkim Komisyonunun manevi tazminatı inceleme yetkisi bulunur.

F- GENEL BİLGİ

SİGORTA TAHKİM MANEVİ TAZMİNAT

Sigorta Tahkim manevi tazminat hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

SİGORTA TAHKİM MANEVİ TAZMİNAT ALINABİLİR Mİ

Sigorta Tahkim manevi tazminat alınabilir mi hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

SİGORTA TAHKİM MANEVİ TAZMİNAT BEDELİ

Sigorta Tahkim manevi tazminat bedeli hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

SİGORTA TAHKİM MANEVİ TAZMİNAT CAİZ Mİ

Sigorta Tahkim manevi tazminat caiz mi hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

SİGORTA TAHKİM MANEVİ TAZMİNAT HAKKI

Sigorta Tahkim manevi tazminat hakkı hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

SİGORTA TAHKİM MANEVİ TAZMİNAT LİMİTİ

Sigorta Tahkim manevi tazminat limiti hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

SİGORTA TAHKİM MANEVİ TAZMİNAT PROSEDÜRÜ

Sigorta Tahkim manevi tazminat prosedürü hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TRAFİK KAZASI MANEVİ TAZMİNAT AVUKATI

Trafik kazası manevi tazminat avukatı hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TRAFİK KAZASI MANEVİ TAZMİNAT DAVASI

Trafik kazası manevi tazminat davası hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İlgili konular için bkz.

https://www.hkavukatlik.com/sigorta-tahkim-komisyonu-parasal-sinirlar/

https://www.hkavukatlik.com/is-kazasinda-manevi-tazminat/

https://www.hkavukatlik.com/trafik-kazasi-tespit-tutanagi/

https://www.hkavukatlik.com/trafik-kazasinda-asli-kusur/