,

BONONUN ZAMANAŞIMINA UĞRAMASI

BONONUN ZAMANAŞIMI

A- BONONUN ZAMANAŞIMINA UĞRAMASI NEDİR?

Bononun zamanaşımına uğraması, bonodan doğan istemlerin kanunda öngörülen sürelerde ileri sürülmemesidir. Bu durumda bono, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip edilemeyecektir. Bu sebeple, alacağın tahsil edilebilmesi için kanunda öngörülen diğer yollar işletilmelidir. Aşağıda bononun zamanaşımına uğraması hususunda genel bilgi verildikten sonra zamanaşımına uğramış bononun tahsili açısından bonoda sebepsiz zenginleşme usulü ve bonoda temel ilişkiye dayanılması usulü ayrıntılı bir şekilde incelenecektir.

B- BONODA ZAMANAŞIMI SÜRELERİ

Bonoda düzenleyene ve düzenleyen lehine aval verene karşı ileri sürülecek istemler, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bonoda hamilin cirantalarla düzenleyene karşı ileri süreceği istemler ise süresinde çekilen ödememe protestosu tarihinden veya senette “gidersiz iade olunacaktır” kaydı varsa vadenin dolduğu tarihten itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bonoda başvuru borçlusu olarak ödeme yapan bir cirantanın başka cirantalarla düzenleyen aleyhine ileri süreceği istemler ise cirantanın poliçeyi ödediği veya poliçenin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar.

C- ZAMANAŞIMINA UĞRAYAN BONODA ALACAK NASIL TAHSİL EDİLİR?

Bonodan doğan yükümlülükler zamanaşımı sebebiyle düşse de Türk Ticaret Kanunu (TTK) md. 732’de düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında bononun düzenleyeni bononun hamiline karşı belirli bir süre daha borçlu kalır.

Bononun zamanaşımına uğraması sebebiyle TTK md. 732’de düzenlenen bonoda sebepsiz zenginleşme usulü yanında asıl borç ilişkisinin tarafları asıl borç ilişkisine dayanarak da talepte bulunabilir.

Aşağıda ilk olarak TTK md. 732’de düzenlenen bonoda sebepsiz zenginleşme usulü, daha sonrasında ise bonoda temel ilişkiye dayanılması usulü incelenecektir.

D- BONODA SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME

1- BONODA SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME TALEBİNDE BULUNABİLECEKLER

Bononun zamanaşımına uğraması neticesinde sebepsiz zenginleşme talebini ileri sürebilecek kişiler, lehtar veya bonoyu ciro yoluyla devralan hamildir.

2- BONODA SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME TALEBİYLE BAŞVURULABİLECEKLER

Bononun zamanaşımına uğraması neticesinde sebepsiz zenginleşmeden doğan istem, düzenleyen ve yerleşim yerli bir bonoyu ödeyecek olan kimseye karşı ileri sürülebilir. Bonodan doğan borcu düşmüş olan cirantaya karşı ise böyle bir istem ileri sürülemez.

3- BONODA SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME KAPSAMINDA AVALİSTE GİDİLEBİLİR Mİ?

Aval, kambiyo hukuku çerçevesinde bir müessese olduğundan, bononun zamanaşımına uğraması sonucunda kambiyo hukukundan kaynaklı haklar yitirilir ve avalistin sorumluluğuna gidilemez.

“Aval, kambiyo hukuku çerçevesinde yer alan bir müessese olduğundan zamanaşımı nedeni ile kambiyo hukukundan kaynaklanan hakların yitirildiği bir senet bakımından artık avalistin sorumluluğundan söz edilemez. Mahkemece, aval veren yönünden belirtilen bu ilkeler gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” (YARGITAY 19. HD. 2014/11657 E., 2014/16175 K., 13.11.2014 T.)

4- BONODA SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME KAPSAMINDA ZAMANAŞIMI SÜRESİ

Bononun zamanaşımına uğraması neticesinde TTK md. 732/4 kapsamında öngörülen zamanaşımı süresi, bononun zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır. Dolayısıyla, bononun vadesine göre hesap edilen üç yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonraki bir yıllık zamanaşımı süresinde sebepsiz zenginleşmeye ilişkin talepler ileri sürülmelidir.

“Dava konusu senedin vade tarihi 01.12.2006, dava tarihi ise 13.02.2013 olup, işbu dava 6102 sayılı TTK’nın 732. maddesine (6762 sayılı TTK 644. madde) dayalı açılmış bir sebepsiz zenginleşme davasıdır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak açılan takip ve davalarda zamanaşımı süresi, senedin zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren 1 yıldır. Senedin vadesine (01.12.2006) göre hesap edilen üç yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonraki bir yıllık zamanaşımı süresinin de 02.12.2010 tarihinde dolduğu, davanın ise 24.01.2013 tarihinde zamanaşımı süresi içinde açılmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.” (YARGITAY 11. HD. 2018/5340 E., 2020/3558 K., 22.09.2020 T.)

5- BONODA SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME KAPSAMINDA İSPAT YÜKÜ

Bononun zamanaşımına uğraması neticesinde sebepsiz zenginleşme talebinde ispat yükü sebepsiz zenginleşmediğini iddia eden düzenleyen üzerindedir.

“TTK 732. maddesine göre açılan işbu davada; sebepsiz zenginleşmediğini ispat külfeti davalıda olup, davalı, davacı aleyhine sebepsiz zenginleşmediğini ispat etmelidir. Ancak, davalının çek bedelini ödediğine ilişkin ibraz ettiği dekontlara göre ödemeler, dava dışı Doruk Ltd. Şti.’ne yapılmış olup, sözkonusu ödemeler, lehdar dahi olmayan dava dışı bir şirkete ve davacı bankanın çekleri ciro ile devaraldığı tarihten sonra yapılmıştır. Ayrıca, davalı tarafça sunulan dekontlarda, ödemelerin dava konusu çeklere ilişkin olarak yapıldığına dair hiçbir açıklama da bulunmamaktadır. Davacı banka, tüm aşamalarda bu çekler nedeniyle davalının kendisine borçlu olduğunu iddia etmiş olduğundan, davacı bankanın bu ödemeleri kabul ettiği veyahut karşı çıkmadığı kabul edilemez.” (YARGITAY 11. HD. 2019/5329 E., 2020/3385 K., 01.07.2020 T.)

6- BONODA SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME TALEBİ NETİCESİNDE İCRA TAKİBİ

Bononun zamanaşımına uğraması neticesinde bir yıl içerisinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak dava açılabileceği gibi icra takibi de yapılabilir. Ancak yapılacak icra takip yolu kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu değil ilamsız takip yoludur.

“…(Z)amanaşımı nedeniyle veya senede dayanan hakların muhafazası için kanunen yapılması gereken işlemlerin ihmal edilmiş bulunması dolayısıyla düşmüş olan poliçeden doğan alacaklar için sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak ilamsız takip yapılabilir.” (YARGITAY HGK. 2013/1598 E., 2015/1159 K., 08.04.2015 T.)

E- BONODA TEMEL İLİŞKİYE DAYANILMASI

1- BONODA TEMEL İLİŞKİYE DAYANILARAK İŞLEM YAPILABİLİR Mİ?

Bononun zamanaşımına uğraması neticesinde hamil, uğradığı zararın tazmini amacıyla bonoda sebepsiz zenginleşme hükümleri yanında tarafı olmak kaydıyla asıl borç ilişkisine de dayanabilir.

“Bilindiği üzere çeke dayalı müracaat hakkı düşmüş olan hamilin alacağına dava yoluyla kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır. Hamil ya doğrudan temel borç ilişkisine dayanarak bir tahsil davası açacak ya da TTK.nun 730/14.bendi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken ve aynı Kanun’un 644.maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası yoluna başvuracaktır.” (YARGITAY HGK. 2013/1598 E., 2015/1159 K., 08.04.2015 T.)

2- BONODA TEMEL İLİŞKİYE DAYANAN TALEPTE TARAFLAR

Bonoda temel ilişkiye dayanan talepte taraflar, yalnızca temel borç ilişkisinde bulunan taraflarla sınırlıdır. Dolayısıyla bono açısından sadece lehtar düzenleyene başvurabilir.

“Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin zamanaşımına uğradığı hususunda tereddüt bulunmadığı, davacının çekin lehdarı değil, hamili olduğu, lehdar olmayan davacının çekteki temel borç ilişkisine dayanamayacağı, buna bağlı olarak çekin yazılı delil başlangıcı sayılamayacağı, temel borç ilişkisinin taraflarının dava dışı şirketler olduğu, dava konusu çek ile temel borç ilişkisinin bağlantısını gösteren bir delil de sunulmadığı gerekçesiyle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.” (YARGITAY 11. HD. 2016/2010 E., 2017/4436 K., 18.09.2017 T.)

3- BONODA TEMEL İLİŞKİYE DAYANAN TALEPTE SÜRE

Bonoda temel ilişkiye dayanan talep, bonoda sebepsiz zenginleşmeye ilişkin öngörülen bir yıllık sürede ileri sürülebileceği gibi bir yıllık sürenin geçirilmesi durumunda da ileri sürülebilir. Söz konusu bir yıllık ek sürenin geçirilmesi durumunda ise yalnızca temel ilişkiye dayanılabilir.

“Davacı vekili, dava dilekçesinde İİK‘nun 71/2 ve 33/a maddeleri uyarınca İcra Hukuk Mahkemesi’nce verilen icranın geri bırakılması kararının iptali yanında zamanaşımına uğramış çekin dayanağını teşkil eden temel ilişkiye dayalı olarak alacak isteminde de bulunmuştur. Dava konusu çeklerin zamanaşımına uğraması temel ilişkiye dayanılarak alacağın istenilmesine engel teşkil etmez. Mahkemece davacının temel ilişkiye dayandırdığı alacak istemine dair bir araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.” (YARGITAY 11. HD. 2014/12582 E., 2014/19232 K., 08.12.2014 T.)

4- BONODA TEMEL İLİŞKİYE DAYANAN TALEPTE ZAMANAŞIMI

Bonoda lehtarın temel ilişkiye dayalı olarak işletebileceği yol açısından zamanaşımı süresi asıl borç ilişkisinin tabi olduğu zamanaşımı süresidir. Dolayısıyla bonoya dayalı üç senenin veya bonoya dayalı sebepsiz zenginleşme talebi açısından öngörülen bir senenin dolması, temel ilişkiye dayanan talebin ileri sürülmesini engellemez.

“Mahkemece, davacının genel hükümlere göre alacak talebinde bulunduğu, davalının takibe ve davaya dayanak çeklerdeki imzaya bir itirazda bulunmadığı, davalının davacıdan sebze meyve satın aldığı, karşılığında takibe dayanak çekleri verdiği, çek bedelinin ödenmediği, davalının çek bedellerinin ödendiği yolunda bir savunmada bulunmadığı, 6098 Sayılı TBK 146 maddesi uyarınca davada 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, davalı vekilinin zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile, 16.900,00 TL alacağın 25/09/2005 takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.” (YARGITAY 11. HD. 2015/14511 E., 2016/1244 K., 10.02.2016 T.)

5- BONODA TEMEL İLİŞKİYE DAYANAN TALEPTE DELİLLER

Bononun zamanaşımına uğraması neticesinde temel ilişkiye dayanan başvurularda bono yazılı delil başlangıcı olarak kullanılabilir.

“Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 25.04.2009 keşide tarihli çek ile 23.05.2009 keşide tarihli çekler yönünden 1 yıllık zamanaşımı süresinin bitiminden sonra dava açıldığından TTK’nin 644. maddesine dayalı sebepsiz zenginleşme davası açılması olanağı olmadığı, davacının aynı zamanda temel borç ilişkisine de dayandığı, çeklerin delil başlangıcı niteliğinde bulunduğu, davacının bu çekler yönünden iddiasını her türlü delil ile ispatının mümkün olduğu, ancak iddiasını ispat edemediği” (YARGITAY 11. HD. 2016/12757 E., 2018/832 K., 07.02.2018 T.)

6- BONODA TEMEL İLİŞKİYE DAYANAN TALEPTE TANIK DELİLİ

Bononun zamanaşımına uğraması neticesinde temel ilişkiye dayanan talepte, bonoya yazılı delil başlangıcı olarak dayanılıp tanık dinletilmek suretiyle alacağın varlığı ispat edilebilir.

“Bölge Adliye Mahkemesince, davacının Garanti Bankası… Şubesi’ne ait 30.11.2013 keşide tarihli 32.000.-TL bedelli ve 30.04.2014 keşide tarihli 37.600.-TL bedelli çekleri bankaya ibraz etmediği, ibraz süresinin geçmesi nedeniyle çekler hakkında ilamsız icra takibi yaptığı, davacının itirazı üzerine takibin durduğu, çekler incelendiğinde, keşidecisinin davalı …, lehtar hamilin davacı … … Ltd. Şti. olduğu, çekin bankaya ibraz edilmemiş olması nedeniyle kambiyo senedi niteliğini kaybettiği, ancak alacağın varlığına ilişkin yazılı delil başlangıcı niteliğinde kaldığı, davacının da tanık dinletmek suretiyle alacağın varlığını tanık ile ispat ettiği, davalının ise, davaya konu çek bedellerini ödediğini ispat edemediğinden, mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.” (YARGITAY 11. HD. 2020/2400 E., 2020/4047 K., 13.10.2020 T.)

F- GENEL BİLGİ

SENEDİN ZAMANAŞIMINA UĞRAMASI

Senedin zamanaşımına uğraması hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

SENET NE ZAMAN ZAMANAŞIMINA UĞRAR

Senet ne zaman zamanaşımına uğrar hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

SENET ZAMANAŞIMI SÜRESİ

Senet zamanaşımı süresi hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

SENET ALACAĞI ZAMANAŞIMI

Senet alacağı zamanaşımı hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

SENET ZAMANAŞIMI BAŞLANGICI

Senet zamanaşımı başlangıcı hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

ZAMANAŞIMI DOLAN SENET

Zamanaşımı dolan senet hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

SENET ZAMANAŞIMI HESAPLAMA

Senet zamanaşımı hesaplama hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

SENETTE ZAMANAŞIMI VAR MI

Senette zamanaşımı var mı hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

ZAMANAŞIMINA UĞRAMIŞ SENET SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME

Zamanaşımına uğramış senet sebepsiz zenginleşme hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

BONO SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME ZAMANAŞIMI

Bono sebepsiz zenginleşme zamanaşımı hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

BONO SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME DAVASI

Bono sebepsiz zenginleşme davası hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

SENET SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME DAVASI

Senet sebepsiz zenginleşme davası hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İlgili konular için bkz.

https://www.hkavukatlik.com/bonoda-isletmenin-lehtar-gosterilmesi/

https://www.hkavukatlik.com/senede-yazilan-asil-borc-iliskisi/

https://www.hkavukatlik.com/senet-metni-ve-kapsami/

https://www.hkavukatlik.com/senet-odemesi-ve-odemeyi-sarta-baglayan-kayitlar/

,

HACİZDE İSTİHKAK İDDİASI

HACİZDE İSTİHKAK İDDİASI SÜRESİ

A- HACİZDE İSTİHKAK İDDİASI NEDİR?

Hacizde istihkak iddiası, üçüncü kişinin, haczedilen mal üzerinde alacaklının alacağına nazaran daha üstün hak sahibi olduğu iddiasıdır. Hacizde istihkak iddiası, haczedilen malı elinde bulunduran kişiye göre farklı şekilde değerlendirilir. Bu sebeple, haczedilen malın, borçlunun, borçlu ile birlikte üçüncü kişinin veya üçüncü kişinin elinde bulunma ihtimalleri ve neticesinde açılabilecek istihkak davası aşağıda ayrıntılı bir şekilde incelenecektir.

B- HACİZDE İSTİHKAK İDDİASINI KİMLER İLERİ SÜREBİLİR?

Hacizde istihkak iddiası borçlu ve/veya üçüncü kişi tarafından ileri sürülebilir. Dolayısıyla hacizde istihkak iddiası borçlu tarafından üçüncü kişi lehine ileri sürülebileceği gibi üçüncü kişi tarafından kendi lehine de ileri sürülebilir.

1- BORÇLUNUN İSTİHKAK İDDİASINDA BULUNMASI

Haczedilen mal üzerinde borçlu tarafından üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulabilir. Üçüncü kişi adına istihkak iddiasında bulunulabilmesi için borçlunun haczedilen malın üçüncü kişiye ait olduğunu belirtmesi yeterlidir.

“Somut olayda; davalı borçlu Nadire B. tarafından haciz işlemi sırasında sözlü olarak, haczedilen eşyaların babasına (davacı üçüncü kişiye) ait olduğunun bildirilmesi ile İstihkak iddiasında bulunulmuş ve bu durum haczi yapan icra memurunca haciz tutanağına yazılmıştır. Borçlunun, haczedilen malın üçüncü kişiye ait olduğunu söylemesi, üçüncü kişi adına yapılmış bir istihkak iddiası niteliğindedir.” (YARGITAY HGK. 2004/710 E., 2004/727 K., 15.12.2004 T.)

2- ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN İSTİHKAK İDDİASINDA BULUNMASI

Üçüncü kişi, kendi elinde veya borçlu elinde haczedilen bir malın borçluya değil kendisine ait olduğunu iddia edebilir. Üçüncü kişi, hacizde istihkak iddiasını, haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ileri sürmelidir.

“Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Somut olayda, yapılan hacizde 500 gr ağırlığında bilezik haczedilerek davacı üçüncü kişiye yediemin olarak bırakılmıştır, fiilen el koyma ve icra dairesinde muhafaza edilme koşulları gerçekleşmemiştir.” (YARGITAY 8. HD. 2018/670 E., 2020/4025 K., 25.06.2020 T.)

C- HACİZDE İSTİHKAK İDDİASI NASIL İLERİ SÜREBİLİR?

Hacizde istihkak iddiası için icra takibinin başlatıldığı yer yetkili icra dairesine yazılı veya sözlü olarak başvurulmalıdır. Bir diğer ifadeyle hacizde istihkak iddiası, haczin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içerisinde yazılı olarak veya haciz tutanağına yazdırılarak sözlü olarak yapılabilir.

“Uyuşmazlık 3. kişinin İİK. 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir. Borçlu oğlu ile birlikte oturan, karısı ve kızı haciz sırasında hazır bulunan davacı 3. kişinin haczi en geç ertesi günü öğrendiğinin kabulü gerekir. İİK.nun 96/son maddesine göre malın haczini öğrenen borçlu veya 3. kişi öğrenme tarihinden itibaren 7 gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. Davacı 3. kişi, haczi öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde istihkak iddiasında bulunmamıştır. Bu durumda davanın süre yönünden reddi gerekir.” (YARGITAY 21. HD. 2002/3755 E., 2002/4168 K., 07.05.2002 T.)

D- HACİZDE İSTİHKAK İDDİASINDA MÜLKİYET KARİNESİ

1- BORÇLU İLE ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN MALI BİRLİKTE ELİNDE BULUNDURMASI

Taşınır malı elinde bulunduran onun maliki sayılır. Borçlu ile üçüncü şahıs taşınır malı birlikte ellerinde bulunduruyorlarsa mal borçlu elinde sayılır. Bu durumda üçüncü şahıs yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. Ancak icra mahkemesi takibin devamına karar verirse mal muhafaza altına alınabilir.

2- BİRLİKTE OTURULAN YERLERDE İSTİHKAK İDDİASI

Birlikte oturulan yerlerdeki mallardan mahiyetleri itibariyle kadın, erkek ve çocuklara aidiyetleri açıkça anlaşılanlar bunların farz olunur. Bu karinenin aksini ispat külfeti iddia eden kişiye düşer.

3- ÖRF, ADET, SANAT, MESLEK VE MEŞGALE İCABINDA İSTİHKAK İDDİASI

Örf ve âdet, sanat, meslek veya meşgale icabı olan mallar bu kişilerin farz olunur. Bu karinenin aksini ispat külfeti iddia eden kişiye düşer.

4- ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN MALI ELİNDE BULUNDURMASI

Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar, haczedilen malın satışı yapılamaz. Haczin, üçüncü kişinin yokluğunda yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de bu durum geçerlidir.

E- İSTİHKAK DAVASI NEDİR?

Hacizde istihkak iddiasına karşılık istihkak davası açılabilir. İstihkak davası ile mülkiyeti çekişmeli olan taşınır veya taşınmaz malın sahibi tespit edilir. İstihkak davası, mülkiyet ve rehin hakkına dayanabileceği gibi sınırlı ayni hakka, tapuya şerh verilmiş kişisel hakka, hapis hakkına, mülkiyeti muhafaza sözleşmesine veya intifa hakkına dayanabilir.

“3.kişinin haczedilen mal ve hak üzerinde mülkiyet veya rehin hakkına dayanarak istihkak davası açabileceği öngörülmüştür. Gerek doktrinde ve gerekse Yargıtay uygulamasında “mülkiyet ve rehin hakları” sözcüklerinin sınırlandırıcı anlam taşımadığı, ayrıca sınırlı ayni haklara, tapuya şerh verilmiş kişisel haklara, hapis hakkına, mülkiyeti muhafaza sözleşmesine, intifa hakkına dayanarak da istihkak davası açılabileceği kabul edilmektedir.” (YARGITAY 21. HD. 2008/3118 E., 2008/17463 K., 11.11.2008 T.)

F- MALIN BORÇLUNUN ELİNDE BULUNMASI DURUMUNDA İSTİHKAK DAVASI

1- BORÇLU VEYA ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN İSTİHKAK İDDİASINDA BULUNMASI

Borçlu, elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterir veya üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edilirse icra dairesi bunu haciz ve icra tutanaklarına geçirerek iki tarafa bildirir.

2- İCRA DAİRESİNİN ALACAKLI VE BORÇLUYA SÜRE VERMESİ

İcra dairesi, istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek üzere alacaklı ve borçluya üç günlük süre verir. Bu sürede istihkak iddiasına karşı itiraz edilmezse istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır.

3- İSTİHKAK İDDİASINA KARŞI ALACAKLI VE BORÇLUNUN İTİRAZI

İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilmesi durumunda icra müdürü dosyayı hemen icra mahkemesine gönderir. İcra mahkemesi, dosya üzerinde veya lüzum görürse ilgilileri davet ederek yapacağı inceleme neticesinde varacağı kanaate göre takibin devamına veya talikine karar verir. İstihkak davasının sırf satışı geri bırakmak gayesiyle kötüye kullanıldığını kabul etmek için ciddi sebepler bulunduğu takdirde icra mahkemesi takibin taliki talebini reddeder. Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına karşı davacıdan teminat alınır. Teminatın cins ve miktarı mevcut delillerin mahiyetine göre takdir olunur.

4- İCRA MAHKEMESİ KARARINA KARŞI İSTİHKAK DAVASI AÇILMASI

İcra mahkemesi tarafından verilen karar taraflara bildirilir. Taraflar, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinde istihkak davası açmalıdır. Bu sürede dava açılmazsa alacaklıya karşı bu iddiadan vazgeçilmiş sayılır.

5- ÜÇÜNCÜ KİŞİYE İSTİHKAK İDDİASI İMKANI VERİLMEMESSİ

Üçüncü kişiye istihkak iddiasında bulunma imkânı verilmemişse, haczedilen şey hakkında veya satılıp da bedeli henüz alacaklıya verilmemişse bedeli hakkında, haczin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde, icra mahkemesinde istihkak davası açılabilir. Aksi takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkı kaybedilir. Bu halde davacının talebi üzerine icra hâkimi takibin talik edilip edilmemesi hakkında acele karar vermelidir. Bu karar diğer taraf dinlenmeksizin de verilebilir.

6- İSTİHKAK DAVASI SIRASINDA MALIN PARAYA ÇEVRİLMESİ

İstihkak davası neticelenmeden mahcuz mal paraya çevrilmişse, icra hâkimi işbu bedelin yargılama neticesine kadar ödenmemesi veya teminat karşılığında veya halin icabına göre teminatsız derhal alacaklıya ödenmesi hususunda ayrıca karar verir.

7- İSTİHKAK DAVASINDA TAZMİNAT

İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddedilirse, bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına karar verilir.

İstihkak davası kabul olur ve istihkak iddiasına karşı itiraz eden alacaklı veya borçlu kötü niyetliyse, haczedilen malın değerinin yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere itiraz edenden tazminat alınmasına asıl dava ile birlikte karar verilir.

8- İSTİHKAK DAVASINDA BASİT YARGILAMA

İstihkak davası, umumi hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne göre incelenir. İstihkak davaları süratle ve diğer davalardan önce görülerek karara bağlanır.

G- MALIN BORÇLU İLE ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN ELİNDE BULUNMASI DURUMUNDA İSTİHKAK DAVASI

Haczedilen malın borçlu ile birlikte üçüncü kişinin elinde bulunması halinde mal borçlunun elinde kabul edilir. Bu durumda, haczedilen malın borçlunun elinde bulunmasına dair kurallar aynen uygulanır. İstihkak iddiasına karşılık alacaklı ve/veya borçlunun itiraz etmesi durumunda icra mahkemesinin kararı istihkak iddiasında bulunana bildirildikten sonra yedi gün içerisinde istihkak davası açılmalıdır. Söz konusu istihkak davasını, malı borçlu ile birlikte elinde bulunduran üçüncü kişi açmalıdır. İstihkak iddiasında bulunan dava açmazsa istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılır.

H- MALIN ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN ELİNDE BULUNMASI DURUMUNDA İSTİHKAK DAVASI

Üçüncü kişinin elinde bulunan bir mal haczedilirse, bir diğer ifadeyle haczedilen şey borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar, haczedilen malın satışı yapılamaz. Haczin, üçüncü kişinin yokluğunda yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de aynı süreç geçerlidir.

“Dava konusu makine 3. kişi durumundaki davacı şirketin işyerinde 17/02/2000 tarihinde haczedilmiş, davacı şirket yetkilisinin istihkak iddiasına alacaklı vekilince karşı çıkılmıştır. Bunun üzerine haczi yapan icra Memuru alacaklı vekiline İİK.nun 99. maddesi uyarınca 7 gün içinde 3. kişi aleyhine istihkak davası açması için önel vermiştir. Alacaklı 7 gün içinde dava açmadığından İİK.nun 99/son maddesi gereği 3. kişinin istihkak iddiasını kabul etmiş ve haciz kalkmış sayılır.” (YARGITAY 21. HD. 2000/7225 E., 2000/7448 K., 31.10.2000 T.)

İ- SONUÇ

Hacizde istihkak iddiası, üçüncü kişinin, haczedilen bir mal üzerinde alacaklının alacağına nazaran daha üstün bir hak sahibi olduğu iddiasıdır. İstihkak davası ise mülkiyeti çekişmeli olan taşınır veya taşınmaz malın kime ait olduğunun tespiti için açılan davadır. Hacizde istihkak iddiası ve istihkak davası sıkı şekil şartlarına tabi olduğundan hak kaybına uğranılmaması için özenli bir süreç yürütülmelidir.

J- GENEL BİLGİ

İSTİHKAK DAVASI HAKKINDA BİLGİ

İstihkak davası hakkında bilgi hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İSTİHKAK İDDİASI MUHAFAZAYA ENGEL Mİ

İstihkak iddiası muhafazaya engel mi hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İSTİHKAK DAVASI DEVAM EDERKEN MALLARIN SATILMASI

İstihkak davası devam ederken malların satılması hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İSTİHKAK DAVASI DEVAM EDERKEN HACİZ DÜŞER Mİ

İstihkak davası devam ederken dava düşer mi hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İSTİHKAK DAVASI KAÇ GÜNDE AÇILIR

İstihkak davası kaç günde açılır hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İSTİHKAK DAVASI NEREDE GÖRÜLÜR

İstihkak davası nerede görülür hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İSTİHKAK DAVASI İSPAT

İstihkak davası ispat hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İSTİHKAK DAVASI KESİNLEŞMEDEN İCRAYA KONULUR MU

İstihkak davası kesinleşmeden icraya konulur mu hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İSTİHKAK DAVASI AVUKATI

İstihkak davası avukatı hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İSTİHKAK DAVASI AVUKAT ÜCRETİ

İstihkak davası avukat ücreti hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İSTİHKAK DAVASI NASIL AÇILIR

İstihkak davası nasıl açılır hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İSTİHKAK DAVASI MASRAFI

İstihkak davası masrafı hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İlgili konular için bkz.

https://www.hkavukatlik.com/kira-alacaginin-uyarlanmasi/

https://www.hkavukatlik.com/kira-sozlesmesinin-bildirimle-feshi/

https://www.hkavukatlik.com/yuzde-25-kira-artisi/

https://www.hkavukatlik.com/avukatin-tapu-kaydina-erisimi/

https://www.hkavukatlik.com/tasinmaz-alarak-turk-vatandasligi-kazanma/