,

BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASINDA MUAFİYET

BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASINDA MUAFİYET ÖDEMESİ

A- BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASINDA MUAFİYET NEDİR?

Bitkisel ürün sigortasında muafiyet, meydana gelen zararın, sigorta bedelinin belli bir oranına veya miktarına tekabül eden kısmının tazmin edilmemesidir. Bu kapsamda, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları dikkate alınarak bitkisel ürün sigortasında muafiyet kararlaştırılması, hasar oranının Tarım Sigortaları Havuzu eksperi tarafından gerçek verim üzerinden belirlenmesi, muafiyeti geçmeyen hasarların ödenmemesi, tazminat hesabında poliçede belirtilen muafiyeti aşan kısmın esas alınması, zararın teminat dışında kaldığının sigortacı tarafından ispat edilmesi ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası tazminatının belirlenme usulü aşağıda ayrıntılı bir şekilde açıklanacaktır.

B- BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASINDA MUAFİYET NASIL BELİRLENİR?

Bitkisel ürün sigortasında muafiyet, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarında düzenlenmiştir. İlgili genel şartlarda, meydana gelen zararın, sigorta bedelinin belli bir oranına veya miktarına tekabül eden kısmının tazmin edilmemesinin taraflarca kararlaştırılabileceği düzenlenmiştir.

C- BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASINDA MUAFİYET POLİÇEDE YAZAR MI?

Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın Muafiyet ve Müşterek Sigorta Başlıklı A.5. maddesinde, muafiyet oranının, tarife ve talimatlar ile birlikte poliçenin ön yüzünde belirtileceği düzenlenmiştir.

D- BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASINDA MUAFİYETİN TAZMİNAT ORANINA ETKİSİ NEDİR?

1- TARIMSAL HASAR ORANI KİM TARAFINDAN BELİRLENİR

Hasar tespiti ve tazminatın hesabında esas alınacak tarımsal hasar oranı, Tarım Sigortaları Havuzu eksperi tarafından belirlenir. Belirleme, gerçek verim üzerinden yapılır.

2- BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASINDA MUAFİYETİ GEÇMEYEN HASAR

Devlet destekli bitkisel ürün sigortasında muafiyeti geçmeyen hasarlar ödenmemektedir. Bu sebeple, tarımsal hasarın sigortacı tarafından ödenmesi için hasar miktarının muafiyeti geçmesi gerekir.

3- BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASINDA ÖDENECEK TUTARIN TESPİTİ

Bitkisel ürün sigortasında ödenecek tutarın tespiti açısından hasar miktarının poliçede belirtilen muafiyeti aşan kısmı esas alınır. Böylece, hasar miktarından poliçede belirlenen muafiyet tutarı çıkarılır ve kalan tutar ödenir.

4- BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASINDA TAZMİNATIN HESABI

Devlet destekli bitkisel ürün sigortası tazminat hesabında muafiyet ve sovtaj tutarları dikkate alınır. Hesaplanan tazminat ise tarife ve talimatlar çerçevesinde belirlenir ve ödenir.

5- BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASINDA ÖDENECEK EN YÜKSEK TAZMİNAT ORANI

Devlet destekli bitkisel ürün sigortasında ödenecek en yüksek tazminat oranı, tarife ve talimatlarda belirtilen oranla sınırlıdır. Hasar tarife ve talimatlarda belirtilen orandan daha fazla olsa da ödenecek tutar bu tutarı geçemez.

6- DEVLET DESTEKLİ KÖY BAZLI KURAKLIK VERİM SİGORTASININ DA BULUNMASI DURUMU

Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortasını yaptıran üreticinin, aynı parsel için Devlet Destekli Köy Bazlı Kuraklık Verim Sigortasının da bulunması durumunda her iki poliçe için ödenecek toplam tazminat tutarı sigorta bedeli yüksek olan poliçe ile sınırlıdır.

E- DEVLET DESTEKLİ BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASINDA ZARARIN İSPATI

Bitkisel ürünlerin yağmur, dolu, kuraklık gibi doğal sebeplerle zarar görmesi durumunda sigorta ettiren tarafından sigorta şirketine bildirim yapılmalıdır. Sigorta şirketi ise buna ilişkin ekspertiz atayarak hasarın tespitini yaptırmalıdır. Ekspertiz tarafından tespit yapıldıktan sonra sigorta şirketleri sıklıkla hasarın muafiyet oranının altında kaldığını ileri sürmekte ve ödeme yapmamaktadırlar. Ancak aşağıda yer verilen Yargıtay 11. HD. 2019/4510 E., 2020/2969 K., 17.06.2020 T. kararında da vurgulandığı üzere zararın teminat dışında kaldığı sigortacı tarafından ispat edilmelidir. Dolayısıyla, zararın teminat kapsamında olduğunun ispatının sigorta ettirenden beklenmesi ve muafiyet sınırı gibi gerekçelerle tazminatın ödenmemesi hukuka aykırıdır.

“Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, iddia, savunma, bilirkişi raporları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının Siverek İlçesi …Köyü …parselde 206.331 dekar alandaki mercimek ürününü %10 muafiyetle dolu, sel ve su baskını riskine karşı 17.02.2013-09.06.2013 vadeli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesi ile sigortaladığı, davacının 10.05.2013 tarihinde sel ve su baskını olduğundan bahisle 14.05.2013 tarihinde davalıya bildirimde bulunulduğu, davacı tarafından ekspertiz incelemesinde %10 muafiyet sınırının altında kaldığı gerekçesiyle kendisine ödeme yapılmadığı, davacının ekspertiz raporuna itirazı üzerine 30.05.2013 tarihinde ikinci kez ekspertiz çalışması yapılmak istendiği ancak davacının ürünü hasat etmiş olması nedeniyle ekspertiz çalışmasının yapılamadığı, davacının 27.05.2013 tarihinde Siverek Sulh Hukuk Mahkemesinde tespit davası açtığı ve tespit raporu aldığı, yaptırdığı delil tespiti raporuna ve Şanlıurfa İl Tarım Müdürlüğü’nün yaptığı tespit sonucunda düzenlenen tutanağa göre aşırı yağış ve doludan davacının ürününün %45 oranında zarar gördüğü, bu zararının %40’nın doludan, %5’nin ise aşırı yağıştan kaynakladığı, aşırı yağıştan kaynaklı zararın poliçedeki muafiyet sınırının altında kaldığı, poliçede belirlenen alana göre düzenlenmiş olan 05.04.2019 tarihli ek bilirkişi raporunun esas alınması gerektiği, ek raporun tereddüte yer vermeyecek şekilde ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacının üründeki dolu hasarı nedeniyle zararının 11.946,57 TL olduğu, zararın teminat dışı kaldığının davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 11.946,57 TL sigorta tazminatının, dava tarihi 10/07/2013’ten itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine karar verilmiştir.”

F- DEVLET DESTEKLİ BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASI TAZMİNATI

Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası tazminatının belirlenmesi hususunda aşağıda yer verilen Yargıtay 11. HD. 2019/4446 E., 2020/2515 K., 01.06.2020 T. kararı yol göstericidir. Öncelikle, zarar gören ürünlerin tespit edilmesi gerekir. Daha sonra bu ürünlerden elde edilen ortalama verim dikkate alınarak toplam zarar gören ürün miktarı ortaya konulmalıdır. Bundan sonra ise birim ürün fiyatı tespit edilerek zarar gören ürün miktarı ile çarpılması suretiyle toplam zarar tespit edilmelidir. Nihayetinde, poliçe limiti dahilinde Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası tazminatı ödenmelidir.

“Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak, bozmadan sonra alınan rapor ve ek raporda, sigorta poliçesi kapsamındaki 174 ağın %97’sinde zarar oluştuğu ve her bir ağaçtan ortalama 13 kg verim elde edileceği nazara alındığında toplam 2.194 kg ürün kaybı oluştuğu, 1 kg ürün bedeli ortalama 24.- TL olduğuna göre toplam 52.656.- TL zarar oluşacağı, poliçedeki don teminatı sigorta bedelinin 20.800.- TL olduğu ve %10 muafiyet (2.800.-TL) ile %40 müşterek sigorta (7.488.-TL) nazara alındığında davacıya ödenmesi gerekli tutarın 11.232-TL olduğunun mütala edildiği, alınan bilirkişi raporlarının, poliçe şartları, muafiyet ve müşterek sigorta hükümleri de nazara alınarak düzenlendiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 11.232.-TL’nin 30/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar veilmiş, 02.07.2017 tarihli tavzih kararı ile bozma öncesi davalı Ziraat Sigorta A.Ş aleyhine hüküm kurulmadığı gerekçesiyle, 1 numaralı hüküm fıkrasındaki “davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine” ibaresi “davalıdan alınarak davacıya verilmesine” şeklinde değiştirilmiştir.”

G- GENEL BİLGİ

TARSİM BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASI

Tarsim Bitkisel Ürün Sigortası hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

DEVLET DESTEKLİ BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASI

Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TARSİM BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASI FİYATLARI

Tarsim Bitkisel Ürün Sigortası fiyatları hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TARSİM BİTKİSEL ÜRÜN SİGORTASI POLİÇESİ

Tarsim Bitkisel Ürün Sigortası poliçesi hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TARSİM SİGORTA ANKARA

Tarsim sigorta Ankara hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TARSİM SİGORTA BAŞVURU SÜRESİ

Tarsim sigorta başvuru süresi hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TARSİM SİGORTA BEDELİ

Tarsim sigorta bedeli hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TARSİM SİGORTA ÖDEMELERİ

Tarsim sigorta ödemeleri hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TARSİM SİGORTA AVUKATI

Tarsim sigorta avukatı, yukarıda ayrıntılı bir şekilde anlatılan süreci takip eden avukattır.

TARSİM SİGORTA ANKARA AVUKATI

Tarsim sigorta Ankara avukatı, yukarıda ayrıntılı bir şekilde anlatılan süreci takip eden ve faaliyetlerini Ankara’da yürüten avukattır.

KURAKLIK SİGORTA ÖDEMESİ

Kuraklık sigorta ödemesi hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

DON SİGORTA ÖDEMESİ

Don sigorta ödemesi hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İlgili konular için bkz.

https://www.hkavukatlik.com/avukatin-tapu-kaydina-erisimi/

https://www.hkavukatlik.com/sigorta-tahkim-komisyonu-parasal-sinirlar/

https://www.hkavukatlik.com/sigorta-tahkim-komisyonunun-manevi-tazminati-inceleme-yetkisi/

 

 

Yazan: Av. Muhammet İkbal Karadaş

,

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU PARASAL SINIRLAR

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU TEMYİZ SINIRI

A- SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU PARASAL SINIRLAR NEDİR?

Sigorta Tahkim Komisyonu parasal sınırlar, uyuşmazlığın heyet tarafından incelenmesi, hakem kararlarına karşı Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde itiraz veya itiraz üzerine verilen hakem kararları için temyiz hususunda belirlenen sınırlardır.

B- SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU PARASAL SINIRLAR DEĞİŞTİ Mİ?

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu md. 30/21 kapsamında, ilgili maddede yer alan maktu para miktarlarının, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Üretici Fiyatları Endeksi artış oranını aşmamak suretiyle artırılabileceği düzenlenmiştir. Bu yetki Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından kullanılarak 16.04.2022 tarihli Sigortacılık Kanununun 30 uncu Maddesinin On İkinci ve On Beşinci Fıkralarında Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğ (Tebliğ) yayımlanmış ve Sigorta Tahkim Komisyonu parasal sınırlar değiştirilmiştir.

C- SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU ÖNCEKİ PARASAL SINIRLAR NEDİR?

Sigorta Tahkim Komisyonu önceki parasal sınırlar, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu md. 30/12’de düzenlenmişti. İlgili düzenleme, uyuşmazlığa düşen taraflar arasında, açık ve yazılı şekilde yapılması gereken sözleşme ile daha yüksek bir tutar belirlenmemişse, hakemin verdiği kırkbin Türk Lirasına kadar olan kararların her iki taraf için kesin olduğu, kırkbin Türk Lirasının üzerindeki kararlar için temyize gidilebileceği düzenlenmişti.

Heyet teşekkülü hususu ise 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu md. 30/15’te düzenlenmişti. İlgili düzenleme, Komisyon’un, işin niteliğine bağlı olarak en az üç sigorta hakeminden oluşan bir heyet oluşturulmasına karar verebileceği, uyuşmazlık konusu miktarın onbeşbin Türk Lirası ve üzerinde olduğu durumlarda heyet teşekkülünün zorunlu olduğu düzenlenmişti.

D- SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU YENİ PARASAL SINIRLAR NEDİR?

1- SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU NEZDİNDE İTİRAZ SINIRI

Tebliğ md. 3/1’de, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurusu yapılan sekiz bin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarının kesin olduğu, sekiz bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde itiraz edilebileceği düzenlenmiştir.

2- SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU KARARLARINA KARŞI TEMYİZ SINIRI

Tebliğ md. 3/2’de, Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan yüzyedi bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen hakem kararları için temyize gidilebileceği düzenlenmiştir.

3- SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU HEYET TEŞEKKÜLÜ SINIRI

Tebliğ md. 3/3’de, Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan yirmidört bin Türk Lirası ve üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında heyet teşekkülünün zorunlu olduğu ifade edilmiştir.

E- SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU PARASAL SINIRLAR YÜRÜRLÜK TARİHİ

Tebliğ 1/5/2022 tarihinde yürürlüğe girecektir. Yukarıda belirtilen parasal sınırlar ise Tebliğin yürürlüğe girdiği 01.05.2022 tarihinden sonra yapılan uyuşmazlık başvuruları için geçerli olacaktır.

F- GENEL BİLGİ

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU KESİNLİK SINIRI

Sigorta Tahkim Komisyonu kesinlik sınırı hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

SİGORTA TAHKİM KESİNLİK SINIRI

Sigorta Tahkim kesinlik sınırı hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU KARARLARI KESİN MİDİR

Sigorta Tahkim Komisyonu kararları kesin midir hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU KARARLARI KESİN HÜKÜM

Sigorta Tahkim Komisyonu kararları kesin hüküm hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU KARARLARINA KARŞI KANUN YOLU

Sigorta Tahkim Komisyonu kararlarına karşı kanun yolu hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

SİGORTA ŞİRKETİ DAVA SINIRLARI

Sigorta şirketi dava sınırları hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TRAFİK KAZASI YARGITAY

Trafik kazası Yargıtay hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TRAFİK KAZASI AVUKATI

Trafik kazası avukatı hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

TRAFİK KAZASI DAVASI

Trafik kazası davası hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

SİGORTA ŞİRKETİNE BAŞVURU

Sigorta şirketine başvuru hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

İlgili konular için bkz.

https://www.hkavukatlik.com/trafik-kazasinda-asli-kusur/

https://www.hkavukatlik.com/trafik-kazasi-tespit-tutanagi/

https://www.hkavukatlik.com/alkollu-trafik-kazasinda-rucu/

https://www.hkavukatlik.com/trafik-kazasinda-cenaze-giderleri/

https://www.hkavukatlik.com/trafik-kazasinda-hatir-tasimasi/

https://www.hkavukatlik.com/trafik-kazasinda-muterafik-kusur/

https://www.hkavukatlik.com/olumlu-trafik-kazasi-tazminati/

,

TRAFİK KAZASINDA ASLİ KUSUR

TRAFİK KAZASINDA TALİ KUSUR HALLERİ

A- TRAFİK KAZASINDA ASLİ KUSUR NEDİR?

Trafik kazasında asli kusur, trafikte kurallara aykırı hareket ederek veya bu hareketlerden kaçınmayarak hukuka aykırı sonucun ortaya çıkmasına birinci dereceden sebep olmaktır.

B- TRAFİK KAZASINDA ASLİ KUSUR SAYILAN HALLER NELERDİR?

Araç sürücüleri açısından trafik kazalarında asli kusur sayılacak haller aşağıda sayılmıştır. Söz konusu hal ve hareketlerde bulunan sürücüler asli kusurlu olarak değerlendirilir ve kusur oranı sorumlulukların değerlendirilmesinde dikkate alınır.

1- KIRMIZI IŞIKTA GEÇME

Trafik kazasında asli kusur hallerinden ilki, kırmızı ışıklı trafik işaretlerinde geçmektir.

2- YETKİLİ MEMURUN DUR İŞARETİNDE GEÇME

Trafik kazasında asli kusur hallerinden ikincisi, trafik polisi veya diğer yetkili memurun dur işaretinde geçmektir.

3- GİRİLMEZ KARAYOLUNA VEYA TERS YOLA GİRME

Asli kusur hallerinden üçüncüsü, taşıt giremez trafik işareti bulunan karayoluna veya bölünmüş karayolunda karşı yönden gelen trafiğin kullanıldığı şerit, rampa ve bağlantı yollarına girmektir.

4- KARŞI ŞERİDE GEÇME

Asli kusur hallerinden dördüncüsü, ikiden fazla şeritli taşıt yollarında karşı yönden gelen trafiğin kullandığı şerit veya yol bölümüne girmektir.

5- ARKADAN ÇARPMA

Asli kusur hallerinden beşincisi, arkadan çarpmaktır.

6- GEÇME YASAĞI OLAN YERLERDEN GEÇME

Asli kusur hallerinden altıncısı, geçme yasağı olan yerlerden geçmektir.

7- DOĞRULTU DEĞİŞTİRME MANEVRALARINI YANLIŞ YAPMA

Asli kusur hallerinden yedincisi, doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapmaktır.

8- ŞERİDE TECAVÜZ ETME

Asli kusur hallerinden sekizincisi, şeride tecavüz etmektir.

9- KAVŞAKLARDA GEÇİŞ ÖNCELİĞİNE UYMAMA

Asli kusur hallerinden dokuzuncusu, kavşaklarda geçiş önceliğine uymamaktır.

10- KAPLAMANIN DAR OLDUĞU YERLERDE GEÇİŞ ÖNCELİĞİNE UYMAMA

Asli kusur hallerinden onuncusu, kaplamanın dar olduğu yerlerde geçiş önceliğine uymamaktır.

11- YANLIŞ MANEVRA YAPMA

Asli kusur hallerinden on birincisi, manevra yaparken kurallara uymamaktır.

12- TAŞIT YOLU ÜZERİNDE PARKETME

Asli kusur hallerinden on ikincisi, yerleşim birimleri dışındaki karayolunun taşıt yolu üzerinde, zorunlu haller dışında park etmektir.

13- TAŞIT YOLU ÜZERİNDE DURAKLAMA

Asli kusur hallerinden on üçüncüsü, yerleşim birimleri dışındaki karayolunun taşıt yolu üzerinde, zorunlu haller dışında duraklamaktır.

14- KARAYOLUNDA GEREKLİ TEDBİRLERİ ALMAMA

Trafik kazasında asli kusur hallerinden on dördüncüsü, yerleşim birimleri dışındaki karayolunun taşıt yolu üzerinde gerekli tedbirleri almamaktır.

15- PARKEDİLMİŞ ARAÇLARA ÇARPMA

Trafik kazasında asli kusur hallerinden on beşincisi, park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpmaktır.

C- TRAFİK KAZASINDA ASLİ KUSUR SAYILMAYAN HALLER NELERDİR?

Sürücülerin veya yayaların kural dışı hareketleri veya taşıtların teknik arızaları sonucu sürücü tehlikeye düşer ve oluşması muhtemel bir kazayı önlemek, can ve mal güvenliğini korumak amacı ile Karayolları Trafik Kanunu (KTK)’nun öngördüğü temel kurallardan birini ihlal etmeye mecbur kalırsa ve bütün tedbirlere rağmen bir kazaya neden olursa, asli kusurlu sayılmaz.

D- SÜRÜCÜ KUSURLARININ TESPİTİ NASIL YAPILIR?

Trafik kazalarına karışanların kusur durumları, KTK ve Karayolları Trafik Yönetmeliği (KTY)’nde belirtilen kurallar, şartlar, hak ve yükümlülükler ile asli kusur sayılan haller dikkate alınarak belirlenir. Adli mevzuat ve yargılama hükümleri ise saklıdır.

E- İFADELER KUSUR DURUMUNDA DİKKATE ALINIR MI?

Kaza mahallinde yapılan incelemeler sonunda tespit edilen iz ve delillere ilave olarak kazaya karışanların olay hakkındaki ifadeleri ile varsa tanık ifadeleri kusurun tespitinde dikkate alınır.

F- ASLİ KUSURDA SÜRÜCÜ BELGESİNE EL KONULUR MU?

Ölümle sonuçlanan trafik kazalarına asli kusurlu olarak sebebiyet veren sürücülerin sürücü belgeleri ilgili mahkeme tarafından 1 yıl süre ile geri alınır. İlgili trafik zabıtasınca bilgisayar kayıtlarına gerekli şerhler düşülür.

G- ASLİ KUSUR TUTANAKTA BELİRTİLİR Mİ?

Trafik kazası tespit tutanağını düzenleyenlerin, tutanakta tarafların asli kusurlu olup olmadıklarını belirtmeksizin sadece kazanın oluşumunda kimin hangi trafik kuralını ihlal ettiğini belirtmesi yeterlidir.

H- GENEL BİLGİ

1- TRAFİK KAZASINDA ASLİ KUSUR SEBEBİ

Trafik kazasında asli kusur sebebi hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

2- TRAFİK KAZASINDA ASLİ KUSUR ORANI

Trafik kazasında asli kusur oranı hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

3- TRAFİK KAZASINDA ASLİ KUSURLU OLMAK

Trafik kazasında asli kusurlu olmak hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

4- TRAFİK KAZASINDA ASLİ KUSUR MADDELERİ

Trafik kazasında asli kusur maddeleri hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

5- ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASINDA ASLİ KUSUR CEZASI

Ölümlü trafik kazasında asli kusur cezası hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

6- TRAFİK KAZASINDA YAYA ASLİ KUSURLU İSE

Trafik kazasında yaya asli kusurlu ise hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

7- TRAFİK KAZASINDA ASLİ KUSUR VE KARŞILIKLARI

Trafik kazasında asli kusur ve karşılıkları hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

8- TRAFİK KAZASINDA TALİ KUSUR

Trafik kazasında tali kusur hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

9- TRAFİK KAZASINDA YAYALARIN ASLİ KUSURLARI

Trafik kazasında yayaların asli kusurları hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

Trafik kazası tespit tutanağı hk. https://www.hkavukatlik.com/trafik-kazasi-tespit-tutanagi/

Trafik kazasında cenaze giderleri hk. https://www.hkavukatlik.com/trafik-kazasinda-cenaze-giderleri/

Trafik kazasında hatır taşıması hk. https://www.hkavukatlik.com/trafik-kazasinda-hatir-tasimasi/

Trafik kazasında müterafik kusur hk. https://www.hkavukatlik.com/trafik-kazasinda-muterafik-kusur/

Ölümlü trafik kazası tazminatı hk. https://www.hkavukatlik.com/olumlu-trafik-kazasi-tazminati/

Alkollü trafik kazasında rücu hk. https://www.hkavukatlik.com/alkollu-trafik-kazasinda-rucu/

,

TRAFİK KAZASI TESPİT TUTANAĞI

TRAFİK KAZASI TESPİT TUTANAĞI İTİRAZ

A- TRAFİK KAZASI TESPİT TUTANAĞI NEDİR?

Trafik kazası tespit tutanağı, trafik kazası neticesinde oluşan durumun tespit edilerek kayıt altına alabilmesi adına kazanın niteliğine göre taraflar, zabıta veya kolluk tarafından düzenlenen tutanaktır.

B- TRAFİK KAZASI TESPİT TUTANAĞINA NELER YAZILMALIDIR?

Trafik kazası tespit tutanağı, kaza yerinin durumunu, iz ve delilleri, kazaya karışan sürücüleri, varsa ölü veya yaralıları, hasar veya zararı, gün ve saat ile gerekli görülen diğer hususları belirtmek üzere düzenlenir. Ayrıca, olay yerinin durumu bir krokide gösterilir. Tutak içerisinde kazazedelerin olay yerindeki ölüm veya yaralanma durumu da işlenir.

C- TRAFİK KAZASI TESPİT TUTANAĞI KAÇ ADET DÜZENLENİR?

Trafik kazası tespit tutanağı, soruşturma evrakına eklenmek, dosyasında saklanmak ve sayısına göre taraflara verilmek üzere yeter sayıda düzenlenir. Dolayısıyla, somut olay kapsamında tutanak birden fazla düzenlenebilir.

D- TRAFİK KAZASI TESPİT TUTANAĞINI KİMLER DÜZENLEYEBİLİR?

Trafik kazası tespit tutanağı düzenlemeye trafik zabıtası ve genel zabıtanın görevli personeli yetkilidir. Trafik kazası tespit tutanağı, en az iki görevli tarafından düzenlenir. Hafif yaralanmalı veya hasarlı kazalarda tek görevli tarafından rapor şeklinde de trafik kazası tespit tutanağı düzenlenebilir. Ancak, Türk Silahlı Kuvvetlerine ait araçların karıştığı trafik kazalarında tutanak düzenlenirken bir askeri temsilcinin bulundurulması mecburidir.

E- TRAFİK KAZASI TESPİT TUTANAĞINA KUSUR ORANI YAZILMALI MIDIR?

Trafik kazası tespit tutanağı düzenleyenler, tutanakta taraflar için kusur oranı belirtmeksizin sadece kazanın oluşumunda kimin hangi trafik kuralını ihlal ettiğini belirtirler. Dolayısıyla, kusur oranları tutanak içerisinde yer alması gereken unsurlar arasında değildir.

F- OLAY YERİNDE KİMSE YOKSA TUTANAK DÜZENLENİR Mİ?

Karayolu üzerinde ölüm veya yaralanma ile sonuçlanıp, olay yerindeki iz ve delillerin tespit ve değerlendirilmesi sonucunda trafik kazası olduğu anlaşılan durumlarda; kazaya karışan taraf veya unsurlardan birinin, birkaçının ya da tamamının olay yerinden ayrılmış olması halinde de trafik kazası tespit tutanağı düzenlenir. Dolayısıyla, ölümlü veya yaralamalı trafik kazası olma ihtimali var ve olay yerinde kimse yoksa görevliler tarafından tutanak düzenlenmelidir.

Yalnız maddi hasarla sonuçlanan kazalarda ise önceden meydana gelmiş veya araçlar olay yerinden kaldırılmışsa trafik zabıtası ve genel kollukça hasar tespitine dair trafik kazası tespit tutanağı düzenlenmez. Bu durumlarda hasar tespitleri ilgililerin sigortalarına veya yetkili mahkemelere başvurmaları suretiyle yapılır.

G- TUTANAK DÜZENLENMESİ GEREKEN DİĞER HALLER?

Can, mal ve trafik güvenliğini etkileyen veya yolun trafiğe kapandığı maddi hasarlı trafik kazalarında, kazaya karışanların kazanın oluşuna göre iz ve delilleri işaretleyerek, mümkün olduğu takdirde olay yerinin fotoğraflarını çekerek araçlarını en yakın ve uygun yerlere çekmeleri hallerinde görevlilerce trafik kazası tespit tutanağı düzenlenir.

Karayolu üzerinde birden fazla sayıda aracın karıştığı sadece maddi hasarla sonuçlanan ve tarafların trafik kazası tespit tutanağı düzenlemediği trafik kazalarında, taraflara ait araçlardan en az birinin olay yerinde bulunması ve olay yerindeki iz ve delillerden kazanın oluşumu ile o yerde meydana geldiğine kanaat getirilmesi hallerinde görevlilerce trafik kazası tespit tutanağı düzenlenir.

H- SÜRÜCÜLERİN DÜZENLEYECEĞİ TRAFİK KAZASI TESPİT TUTANAĞI

1- HANGİ KAZALARDA SÜRÜCÜLER TRAFİK KAZASI TESPİT TUTANAĞI DÜZENLER?

Maddi hasarlı trafik kazalarında, kazaya karışan sürücülerin tamamı yetkililerin gelmesine gerek görmez ve aralarında kazayı kendi düzenleyecekleri tutanakla tespit etmek noktasında anlaşırlarsa maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenleyip birlikte imza altına alarak olay yerinden ayrılabilirler.

2- TRAFİK KAZASI TESPİT TUTANAĞI NEREDE DÜZENLENİR?

Maddi hasarlı trafik kazalarında, taraflarının anlaşması durumunda, yeni bir trafik kazasına sebebiyet vermemek ve trafik akışını engellememek için mümkün olduğu takdirde olay yerinin fotoğrafları çekilerek kazaya karışan araçlar taşıt yolu dışına çıkarılır. Bu işlemler yapıldıktan sonra tutanak burada düzenlenir.

3- TRAFİK KAZASI TESPİT TUTANAĞI DÜZENLENMEZSE NE OLUR?

Maddi hasarlı trafik kazalarında, anlaşarak olay yerinden ayrılmış olan taraflar, meydana gelen zararın sigortaları tarafından veya kendilerince doğrudan karşılanacağını kabul etmiş sayılırlar. Taraflar, sonradan yetkililerden tutanak düzenlenmesini isteyemezler.

İ- ZABITA VEYA KOLLUK TARAFINDAN DÜZENLENECEK TRAFİK KAZASI TESPİT TUTANAĞI

1- TEK TARAFLI TRAFİK KAZASINDA

Kazaya bir aracın karışması, diğer bir ifadeyle tek taraflı maddi hasarlı kazada tutanak trafik zabıtası, bulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde genel kolluk tarafından düzenlenir.

2- SÜRÜCÜ BELGESİ YOKSA

Taraflardan herhangi birinin sürücü belgesinin bulunmaması durumunda tutanak trafik zabıtası, bulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde genel kolluk tarafından düzenlenir.

3- SÜRÜCÜ BELGESİ YETERSİZSE

Taraflardan herhangi birinin sürücü belgesinin kullandığı araç cinsi için yeterli olmaması durumunda tutanak trafik zabıtası, bulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde ise genel kolluk tarafından düzenlenir.

4- ARAÇLARDAN BİRİNİN SİGORTASI YOKSA

Araçlardan herhangi birinin ülkemizde geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortasının olmaması durumunda tutanak trafik zabıtası, bulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde ise genel kolluk tarafından düzenlenir.

5- SÜRÜCÜLERDEN BİRİ ALKOLLÜYSE

Sürücülerden herhangi birinde alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde aldığı şüphesinin bulunması durumunda tutanak trafik zabıtası, bulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde ise genel kolluk tarafından düzenlenir.

6- ARAÇLARDAN BİRİ KAMUYA AİTSE

Kazaya karışan araçlardan herhangi birinin kamu kurum veya kuruluşuna ait olması durumunda tutanak trafik zabıtası, bulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde ise genel kolluk tarafından düzenlenir.

7- KAMU MALINA ZARAR VERİLMİŞSE

Kazada, kamu malına ait eşyaya zarar verilmiş olması durumunda tutanak trafik zabıtası, bulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde ise genel kolluk tarafından düzenlenir.

8- ÜÇÜNCÜ KİŞİLERE AİT MALLARA ZARAR VERİLMİŞSE

Kazada, üçüncü kişilere ait eşyaya zarar verilmiş olması durumunda tutanak trafik zabıtası, bulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde ise genel kolluk tarafından düzenlenir.

J- KAZADAN SONRA SÜRÜCÜLERİN ALMASI GEREKEN TEDBİRLER

Trafik kazasına karışanlardan yaralanmamış olan veya hafif yaralı olanlar araç sürücüsü iseler, trafik için ek bir tehlike yaratmayacak şekilde hemen durmak, trafik güvenliği için ışıklı işaret veya yansıtıcı cihazları koymak ve gereken tedbirleri almak zorundadırlar.

1- SÜRÜCÜLERİN İZ VE DELİLLERİ DEĞİŞTİRMEME YÜKÜMLÜLÜĞÜ

Trafik kazasına karışanlardan yaralanmamış olan veya hafif yaralı sürücüler aynı zamanda trafiği, can ve mal güvenliğini etkilemeyen, ölümlü, yaralanmalı veya maddi hasarlı kazalarda, sorumluluğun belirlenmesine yarayacak iz ve deliller dahil, kaza yerindeki durumu değiştirmemek zorundadırlar.

2- SÜRÜCÜLERİN DİĞER TARAFA VERMESİ GEREKEN BİLGİLER

Trafik kazasına karışanlardan yaralanmamış olan veya hafif yaralı sürücüler, istendiğinde diğer tarafa kimlik ve adreslerini bildirmek, sürücü ve trafik belgeleri ile sigorta poliçelerini göstermek, bunlara ait gerekli bilgiler ile tarih ve sayılarını vermek zorundadırlar.

3- SÜRÜCÜLERİN KAZAYI YETKİLİLERE BİLDİRMESİ ZORUNLULUĞU

Trafik kazasına karışanlardan yaralanmamış olan veya hafif yaralı sürücüler, yaralılara ilk yardım ve acil müdahale yaptırmak maksadıyla kaza mahallinden ayrılma hali hariç, olayı; yetkili ve görevlilere bildirmek ve bunlar gelinceye kadar veya bunların iznini almadan kaza yerinden ayrılmamak zorundadırlar.

4- SAHİBİ BAŞINDA OLMAYAN ARACA ÇARPMA DURUMUNDA

Başında sahibi veya sorumlusu bulunmayan motorlu araçlar, taşınabilen veya taşınamayan mallar ile mülklere zarar veren sürücüler; aracın, malın veya mülkün ilgilisini bulmak, bulunamadığı takdirde araçların ve zarar verilen diğer şeylerin görünebilen ve uygun yerlerine yazılı bilgi bırakmak, en kısa sürede yetkililere haber vermek zorundadırlar.

Trafik kazasında cenaze giderleri hk. https://www.hkavukatlik.com/trafik-kazasinda-cenaze-giderleri/

Trafik kazasında hatır taşıması hk. https://www.hkavukatlik.com/trafik-kazasinda-hatir-tasimasi/

Trafik kazasında müterafik kusur hk. https://www.hkavukatlik.com/trafik-kazasinda-muterafik-kusur/

Ölümlü trafik kazası tazminatı hk. https://www.hkavukatlik.com/olumlu-trafik-kazasi-tazminati/

Alkollü trafik kazasında rücu hk. https://www.hkavukatlik.com/alkollu-trafik-kazasinda-rucu/

,

ALKOLLÜ TRAFİK KAZASINDA RÜCU

ALKOLLÜ TRAFİK KAZASINDA TAZMİNAT

A- ALKOLLÜ TRAFİK KAZASINDA RÜCU NEDİR?

Alkollü trafik kazasında rücu, uyuşturucu veya keyif verici madde almış olarak aracı sevk ve idare eden sürücünün trafik kazasına sebebiyet vermesi durumunda, zarar görenlere ödemede bulunan sigorta şirketinin, ödediği tazminatı sigorta ettirenden talep etmesidir. Dolayısıyla, alkollü araç kullanılması sebebiyle zarar gören kişilere sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler alkollü trafik kazasında rücu davası ile sigorta ettirenden tazmin edilir.

B- ALKOLLÜ TRAFİK KAZASINDA RÜCU HUSUSUNDA DÜZENLEMELER

1- ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU

Motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu araç bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletiliyorsa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur (Karayolları Trafik Kanunu (KTK) md. 85/1). İşleten, araç sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan da kendi kusuru gibi sorumludur (KTK md. 85/son).

2- ARAÇ İŞLETENİN SİGORTA YAPTIRMASI ZORUNLULUĞU

Araç işleten, sorumluluğunun karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır (KTK md. 91/1). Böylece, motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet verilmesinden dolayı işletene düşen hukuki sorumluluk, zorunlu sigorta limitlerine kadar sigortacı tarafından temin edilir (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1).

3- SİGORTACININ TRAFİK KAZASINDA RÜCU HAKKI

Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Bu durumda zarar görene ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir (KTK md. 95).

4- ALKOLLÜ TRAFİK KAZASINDA RÜCU BAKIMINDAN PROMİL SINIRLARI

Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmelerin yasaktır (KTK md. 48). Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile kanlarındaki alkol miktarı 0.50 promilin üzerinde olan hususi otomobil sürücüleri ve kanlarındaki alkol miktarı 0.20 promilin üstünde olan diğer araç sürücülerinin karayolunda araç sürmeleri yasaktır (Karayolları Trafik Yönetmeliği md. 97/1).

5- ALKOLLÜ TRAFİK KAZASINDA RÜCU

Tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idaresi esnasında meydana gelmiş veya olay, yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa sigortacı sigorta ettirene rücu edebilir (Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d).

C- ALKOLLÜ TRAFİK KAZASINDA RÜCU EDİLEBİLECEK KİŞİLER

Alkollü trafik kazasında rücu bakımından, ödemede bulunan sigortacı, tazminatın kaldırılmasını sağlayabileceği oranda sadece sigorta ettirene rücu edebilir. Sigorta ettiren, sigorta sözleşmesinin tarafı olmayan araç sürücüsüne karşı söz konusu dava açamaz. Aksi takdirde, alkollü trafik kazasında rücu davası bakımında pasif sıfat yokluğu nedeniyle dava reddedilir.

“Öte yandan, dava dosyası incelendiğinde, aracın malikinin davalı Mustafa Kara olduğu anlaşılıyor ise de, aracı sigorta ettirenin dava dışı Turhan Tonbuş olduğu tespit edilmiştir. Poliçe genel şartlarının 4/2 nci maddesinde “ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir” hükmü mevcuttur. Şu halde, davacı sigortacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan kişiye karşı açabilecektir. Oysa, davalı Mustafa Kara sigorta ettiren olmadığına göre, sözleşmenin tarafı da değildir. Bu durumda mahkemece davalı Mustafa Kara hakkındaki davanın pasif sıfat yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de, bozulması gerekmiştir.” (YARGITAY 11. HD. 2001/10110 E., 2002/1929 K., 05.03.2002 T.).

D- ZARARIN TEMİNAT DIŞI OLDUĞUNU KİM İSPAT EDECEKTİR?

Alkollü trafik kazasında rücu davasında, zararın teminat dışında kaldığını davayı açacak sigorta şirketi ispat etmelidir. İspat yükü kendisinde olan sigorta şirketi bu hususu somut delillerle ispat etmelidir. İspat edilememesi durumunda, rücu hakkının doğmayacağı kabul edilir ve alkollü trafik kazasında rücu davası reddedilir.

“(r)ücuya konu edilen zararın teminat dışı kaldığını ispat yükünün davacı sigortacıda olduğu ve bu hususun somut biçimde ispat edilememesi halinde rücu hakkının doğmayacağını kabulün zorunlu olduğu da gözönünde bulundurularak; İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kuruluşlardan seçilecek iki trafik uzmanı ve bir nörolog bilirkişiden oluşan bilirkişi kurulundan, tüm dosya kapsamı dikkate alınmak suretiyle, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, başka unsurların da kazada etkili olup olmadığının tespiti hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak, davacının rücu hakkı olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” (YARGITAY 4. HD. 2021/14833 E., 2021/2788 K., 10.06.2021 T.).

E- ALKOLLÜ TRAFİK KAZASINDA RÜCU İÇİN SÜRÜCÜNÜN ALKOLLÜ OLMASI YETERLİ MİDİR?

Alkollü trafik kazasında rücu açısından, olayın münhasıran alkolün etkisi ile gerçekleşmesi gerekir. Bu kapsamda, olayın oluş şekli, yol ve hava durumu gibi unsurlar bir bütün olarak değerlendirilmeli ve rizikonun münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmelidir. Dolayısıyla, başka unsurların kazanın meydana gelmesinde etkili olup olmadığı değerlendirilmeksizin alkollü trafik kazasında rücu davasında sürücünün alkollü olması sebebiyle sigorta şirketi lehine karar verilemez.

“(M)ahkemece yapılacak iş; aralarında 2 nöroloji ve 1 trafik uzmanın bulunduğu bilirkişi kurulundan, yukarıda açıklanan hususlar da göz önünde bulundurularak olayın oluş şekli, yol ve hava durumu gibi unsurlar bir bütün olarak değerlendirilip, rizikonun münhasıran (salt) alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediği, başka unsurların da etkili olup olmadığı, sürücünün olayda kusurlu bulunup bulunmadığı konularında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir. O halde yazılı şekilde, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” (YARGITAY 17. HD. 2008/4510 E., 2009/1458 K., 16.03.2009 T.).

F- MAHKEME HANGİ DALLARDA UZMAN BİLİRKİŞİ RAPORU ALACAKTIR

Alkollü trafik kazasında rücu davasında mahkeme, Nöroloji Uzmanı, Sigorta Uzmanı ve Makine Mühendisi’nden oluşan üçlü heyetten bilirkişi raporu almalıdır. Alınacak ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli raporla kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilir. Dolayısıyla alkollü trafik kazasında rücu davası açısından kazanın meydana gelmesinde başka unsurların etkili olup olmadığının tespitinde bilirkişi raporu önem taşır.

“Mahkemece, yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan yasal düzenlemeler ve hukuki olgulara göre, Nöroloji Uzmanı, Sigorta Uzmanı ve Makine Mühendisi’nden oluşan üçlü bilirkişi heyetinden, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin ve başka unsurların da kazanın meydana gelmesinde etkili olup olmadığının tespiti ile dosyada mevcut 02.08.2012 tarihli rapor da irdelenmek suretiyle ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.” .” (YARGITAY 17. HD. 2020/9716 E., 2021/2975 K., 18.03.2021 T.).

G- ALKOLLÜ TRAFİK KAZASINDA RÜCU DAVASINDA DİĞER DELİLLER

Alkollü trafik kazasında rücu davasında ispat açısından birçok delilden yararlanılabilir. Bu kapsamda, trafik kazası tespit tutanağı, kazadan sonra alınan doktor raporundaki alkol değerlendirmesi, tutanağı düzenleyen polislerden alınacak beyanlar dahil tanık beyanları ve kazadan sonra yapılan alkol ölçümleri bunlar arasındadır. Dolayısıyla, alkollü trafik kazasında rücu açısından söz konusu delillerden de yararlanılarak en doğru karar verilmelidir.

“Davalılardan Birol`un somut olaydaki hukuki durumuna gelince; Mahkemece, davalılardan sürücünün araç kullanırken alkollü olduğuna dair davacının, iddiadan öte somut bir kanıt sunamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, trafik kaza tespit tutanağının ilgili bölümünde, sürücü Coşkun`un, “doktor raporuna göre alkollü” olduğu tespitine yer verilmiştir. Bu tutanağı düzenleyen polis memurları tanık olarak dinlenmişler ve sürücünün alkollü olduğunu beyan etmişlerdir. Sürücü davalı yanıt dilekçesinde, ağır yaralı olduğu için alkolmetre cihazına üfleyemediğini, bu nedenle koklama usulü ile alkol tespiti yapıldığını savunmuş, bu davalının gösterdiği tanıklardan Yaşar dahi araçta yolcu olarak bulunduğunu, yola çıkmadan önce bu davalının bir şişe bira içtiğini beyan etmiştir. Bu durumda, sürücünün alkollü araç kullandığının, dolayısıyla sigorta ettiren Birol`un, aracını böyle bir sürücüye verdiğinin kabulü gerekir.” (YARGITAY 11. HD. 2002/7571 E., 2003/358 K., 20.01.2003 T.).

H- CEZA YARGILAMASINDAKİ DEĞERLENDİRMENİN ETKİSİ

Alkollü trafik kazasında rücu davası bakımından esas alınan kriterler ile ceza yargılamasında esas alınan kriterler farklıdır. Alkollü trafik kazasında rücu davalarında esas alınan ağır kusur, kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusuru ifade eder. Ağır kusur, ceza yargılaması açısından taksirle aynı şekilde değerlendirilmez. Zira, ceza yargılamasında bilinçli taksir, hukuk yargılamasında ağır kusura karşılık gelmemektedir.

“İlk derece mahkemesince; Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 18/06/2015 tarihli kusur raporuna göre sürücü Cevdet’in %90 oranında asli kusurlu, sürücü Furkan’ın % 10 oranında tali kusurlu olduğunun belirlendiği, ağır kusur kavramının özel hukuk kavramı olup kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade ettiği, davaya konu kazada davalı sigortalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğunun kabul edilmesi halinde dahi bu durumun başlı başına kasıtlı ya da ağır kusuru bulunduğu anlamına gelmeyeceği, alkollü araç kullanma ceza yargılamasında bilinçli taksir halini oluştururken hukuk yargılamasında aranılan ağır kusur durumuna karşılık gelmediği,” (YARGITAY 4. HD. 2021/9640 E., 2021/4524 K., 13.09.2021 T.).

İ- ALKOLLÜ TRAFİK KAZASINDA RÜCU AÇISINDAN MÜTERAFİK KUSUR

Zararın doğması veya artmasına neden olan müterafik kusur ile alkol kullanılması neticesinde kazanın oluşumuna etki eden kusur farklıdır. Kazanın meydana gelmesinde sürüş kusurunun tamamı araç sürücüsünde olsa da zarar gören müterafik kusurla kendi zararını artırabilir. Bu da tazminatın hesabında ve sorumlulukta farklı değerlendirmeye sebep olur. Dolayısıyla, alkollü trafik kazasında rucü davasında detaylı bir inceleme ve hesaplama yapılmalıdır.

“Mahkemece de benimsenen 08.09.2014 tarihli heyet raporu ve 24.05.2012 tarihli ATK raporunda, ölen için belirlenen %20’lik kusur, zararın doğması ya da artmasına (BK44) neden olan müterafik kusur mahiyetinde olup, kazanın oluşumuna etki eden bir kusur değildir. Kazanın meydana gelmesinde sürüş kusurunun tamamı davalı sigortalının araç sürücüsüne aittir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece 2918 sayılı KTK’nun 48. Maddesindeki 24/05/2013 tarihli değişiklik de dikkate alınarak, 24.04.2009 tarihli kazada ölen davacı için belirlenen %20’lik kusurun kazanın oluşumuna etkisi bulunmadığı, buna göre kaza anında 1.24 promil alkollü olduğu tespit edilen davalının kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu göz önünde tutularak, nöroloji uzmanı bilirkişisinin yer aldığı heyet raporunu göre, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana geldiğinin ve olayda rücu şartlarının gerçekleştiğinin kabulü ile toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.” (YARGITAY 17. HD. 2019/5723 E., 2020/8645 K., 17.12.2020 T.).

J- GENEL BİLGİ

1- ALKOLLÜ TRAFİK KAZALARI

Alkollü trafik kazaları hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

2- ALKOLLÜ ARAÇ TRAFİK KAZASI

Alkollü araç trafik kazası hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

3- ALKOLLÜ ARAÇ KULLANIRKEN TRAFİK KAZASI YAPMAK

Alkollü araç kullanırken trafik kazası yapmak hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

4- ALKOLLÜ TRAFİK KAZASINDA SİGORTA

Alkollü trafik kazasında sigorta hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

5- ALKOLLÜ TRAFİK KAZASINDA SİGORTA KARŞILAR MI?

Alkollü trafik kazasında sigorta karşılar mı hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

6- ALKOLLÜ TRAFİK KAZASI DAVALARI

Alkollü trafik kazası davaları hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

7- ALKOLLÜ SÜRÜCÜ TRAFİK KAZASI

Alkollü sürücü trafik kazası hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

8- ALKOLLÜ İKEN TRAFİK KAZASI

Alkollü iken trafik kazası hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

9- ALKOLLÜ TRAFİK KAZASI ORANI

Alkollü trafik kazası oranı hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

10- ALKOLLÜ TRAFİK KAZASINDA RÜCU

Alkollü trafik kazasında rücu hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

11- ALKOLLÜ KAZADA TRAFİK SİGORTASI

Alkollü kazada trafik sigortası hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

12- ALKOLLÜ TRAFİK KAZASI YAPARSAN SİGORTA KARŞILAR MI?

Alkollü trafik kazaları yaparsan sigorta karşılar mı hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

13- ALKÖLLÜ TRAFİK KAZASI TAZMİNAT

Alkollü trafik kazası tazminat hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

Trafik kazasında cenaze giderleri hk. https://www.hkavukatlik.com/trafik-kazasinda-cenaze-giderleri/

Trafik kazasında hatır taşıması hk. https://www.hkavukatlik.com/trafik-kazasinda-hatir-tasimasi/

Trafik kazasında müterafik kusur hk. https://www.hkavukatlik.com/trafik-kazasinda-muterafik-kusur/

Ölümlü trafik kazası tazminatı hk. https://www.hkavukatlik.com/olumlu-trafik-kazasi-tazminati/

,

TRAFİK KAZASINDA CENAZE GİDERLERİ

TRAFİK KAZASINDA CENAZE GİDERLERİ NELERDİR

A- TRAFİK KAZASINDA CENAZE GİDERLERİ NELERDİR?

Trafik kazasında cenaze giderleri, ölümlü trafik kazası neticesinde ölenin taşınması, yıkatılması, gömülmesi veya mezarlık masrafları için yapılan giderlerdir. Cenaze merasimi sırasında ölenin yakınları tarafından yapılan cenaze giderleri trafik kazasında sorumluluğu bulunan kişilerden tazmin edilebilir. Ancak talep edilen cenaze giderlerinin, ölenin dini, sosyal ve ekonomik durumuna uygun olması gerekir.

B- TRAFİK KAZASINDA CENAZE GİDERLERİ TAZMİNATININ HUKUKİ DAYANAĞI

Trafik kazasında cenaze giderleri, Türk Borçlar Kanunu (TBK) md. 53’te, ölüm halinde uğranılan zararlar arasında sayılmıştır. Dolayısıyla, zarar sorumlusunun ölüm sebebiyle ortaya çıkan trafik kazasında cenaze giderleri açısından tazminat ödeme zorunluluğu bulunmaktadır.

“TBK’nun 53. maddesinde (eski BK’nun 45. md.), ölüm halinde talep edilebilecek maddi zararlar arasında cenaze giderleri de sayılmıştır. Bu nedenle zarar sorumlusu, ölüm halinde yapılan cenaze giderlerinden de sorumludur. Cenaze giderleri; ölümle doğrudan doğruya ilgili bulunan ve ölenin dini ile sosyal ve ekonomik durumuna uygun giderlerden ibaret olup ölenin taşınması, yıkatılması, gömülmesi, mezarlık ücreti gibi giderleri kapsar.” (YARGITAY 17. HD. 2014/11067 E., 2016/11150 K., 05.12.2016 T.)

C- TRAFİK KAZASINDA CENAZE GİDERLERİ DIŞINDA KALAN GİDERLER

Trafik kazasında cenaze giderleri açısından zarar sorumlusu, meydana gelen kaza sonucu oluşan gerçek defin giderlerinden sorumludur. Bunun yanında ölenin milli değerlerine göre yapılan özel giderlerden ise sorumlu değildir. Söz konusu giderler, misafir ağırlama giderleri, taziye masrafları, mezar yapımı, hayır hasenat gibi zorunlu olmayan cenaze merasimi giderleridir. Dolayısıyla, defin için zorunlu giderler dışında kalan söz konusu giderler zarar sorumlusundan tazmin edilemez.

“Cenaze giderleri; ölümle doğrudan doğruya ilgili bulunan giderlerden ibaret olup ölenin taşınması, yıkatılması, gömülmesi, mezarlık ücreti gibi giderleri kapsar. Somut olayda; Mahkemece … Belediye Başkanlığından bildirilen cenaze ve defin maliyetine göre davanın kabulüne karar verilmiştir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları gereği davalı, davacıların meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan gerçek defin gideri zararlarını tazmin ile sorumlu olup davacıların kendi milli değerlerine göre yaptığı özel giderlerden sorumlu değildir. Bu bağlamda; yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda defin için zorunlu olan giderlere hükmedilmesi gerekirken, misafir ağırlama giderleri, taziye masrafları, mezar yapımı, hayır hasenat v.s gibi zorunlu olmayan cenaze merasimi giderlerine yönelik olarak Ergani Belediyesi tarafından bildirilen 8.650,00 TL defin giderine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.” (YARGITAY 17. HD. 2016/11622 E., 2019/4962 K., 17.04.2019 T.)

D- TRAFİK KAZASINDA CENAZE GİDERLERİ AÇISINDAN SİGORTACININ SORUMLULUĞU

Trafik kazasında cenaze giderleri ve defin giderleri açısından kusurlu aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketi de sorumludur. Dolayısıyla, kazaya sebep olan aracın sigorta şirketi söz konusu giderleri ödemek zorundadır.

“(Ö)lenin defin giderlerinden oluşan zarardan dolayı zorunlu mali sorumluluk sigortacısının da ölüm teminatı nedeniyle sorumlu olduğunun kabulü gerekirken, defin giderlerinden sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olmadığı gerekçesiyle bu istemin davalı sigorta şirketi yönünden reddine karar verilmesi de doğru olmadığından, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.” (YARGITAY 11. HD. 2003/13073 E., 2004/7383 K., 01.07.2004 T.)

E- TRAFİK KAZASINDA CENAZE GİDERLERİ NASIL İSPATLANIR?

Trafik kazasında cenaze giderleri açısından ölen her kişi için yakınlarının, ailesinin ya da ailesinden birinin defin giderlerine katlandığının kabulü gerekir. Trafik kazasında cenaze giderleri her türlü delille ispatlanabilir. Cenaze masraflarına ilişkin delil ibraz edilemese de hâkimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, trafik kazasında cenaze giderleri miktarını hakkaniyete uygun olarak belirlemesi gerekir (TBK md. 50/2). Bunun için ise mahkeme bilirkişi incelemesi yaptırarak sarf edilen giderleri tespit ettirmelidir. Dolayısıyla, trafik kazasında cenaze giderleri açısından belgelendirilme ve faturalandırma gerekmediği için mahkeme tarafından mahalli örf ve adete göre belirleme yapılmalıdır.

“Davacılar vekili, dava dilekçesinde, desteklerinin ölümü sebebiyle müvekkillerinin katlandığı defin ve cenaze masraflarının da tahsilini istemiştir. Maddi tazminatın her türünün ispatı davacılara aittir. Ne var ki ölen her kişi için yakınlarının veya ailesinin ya da ailelerden birinin mutlak surette bazı defin giderlerine katlandığının kabulü gerekir. Bu tür giderler her türlü delille ispatlanabilir. Bu konuda delil ibraz edilememesi halinde dahi TBK 50/2. Madde gereği mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sarfedilen giderleri tespit ettirmek zorunludur. Mahkemece, cenaze ve defin giderinin tespiti için alınan 14.04.2011 tarihli bilirkişi raporu da değerlendirilerek, yöresel örf ve adetler doğrultusunda yapılabilecek masrafların tespiti ile, BK.’nun 42/2 maddesi uyarınca bu kalem istek için tatmin edici bir tazminata hükmedilmek gerekirken, yazılı şekilde düşük miktarda cenaze ve defin giderine hükmedilmesi isabetli olmamıştır.” (YARGITAY 17. HD. 2014/1503 E., 2015/13111 K., 01.12.2015 T.)

F- TRAFİK KAZASINDA CENAZE GİDERLERİ NASIL TESPİT EDİLİR?

Trafik kazasında cenaze giderleri bakımından davacı tarafından belge ibraz edilememesi durumunda mahkeme tarafından il veya ilçe müftülüklerinden bilgi talep edilir. İl veya ilçe müftülüklerinden gelen cevap doğrultusunda trafik kazasında cenaze giderleri tespit edilir.

Ölüm nedeniyle yapılan cenaze giderlerinin tamamının belgelendirilmesi veya faturalandırılması mümkün olmasa da yapılan giderlerin mahalli örf ve adetlere uygun olarak belirlenip hüküm altına alınması gerekmektedir. Somut olayda; davacılar murisinin ölüm tarihindeki cenaze ve defin giderlerinin miktarı konusunda, …. Müftülüğü‘nün 18.01.2013 tarihli cevabi yazısı ile bilgi verildiği görülmektedir. Bu durum karşısında, mahalli örf adete göre olay tarihinde yapılacak cenaze gideri miktarı da ispat edilmiş olduğundan, davacı tarafın bu talebinin hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile bu talebe ilişkin zararın ispat edilemediği gerekçesiyle reddine hükmolunması doğru görülmemiştir.” (YARGITAY 17. HD. 2014/11067 E., 2016/11150 K., 05.12.2016 T.)

G- CENAZE GİDERLERİNİN KAMU TARAFINDAN KARŞILANMASI

Trafik kazasında cenaze giderleri, kamu hizmeti kapsamında karşılanırsa zarar sorumlusu aleyhine tazminata hükmedilemez. Dolayısıyla, zorunlu defin giderlerinin belediye veya diğer bir kurum tarafından ücretsiz karşılandığının tespiti halinde trafik kazasında cenaze giderleri ve defin giderine yönelik istem reddedilir.

“Davacılar vekili dava dilekçesi ile cenaze ve defin giderinin de tahsilini talep etmiş, mahkemece 9.000,00 TL cenaze defin giderinin tahsiline karar verilmiştir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları gereği davalı taraf, meydana gelen trafik kazası sonucu davacıların oluşan gerçek defin gideri zararlarını tazmin ile sorumlu olup davacı tarafın kendi değerlerine, yerel örf ve adetlerine göre yaptığı özel giderlerden sorumlu değildir. Dosya kapsamında bulunan, belediyenin cevabi yazısında, cenaze ve defin masrafının alınmadığı, vefat sonrası 3 günlük yemek, ikram vs. masrafların günlük 1.500,00 TL olduğu belirtilmiştir. Bu bağlamda; taziye teşekkür giderleri, yemek giderleri, mevlit gideri v.s. gibi giderler zorunlu olmayan cenaze merasimi giderleri olup zorunlu defin giderlerinin de belediye tarafından ücretsiz karşılandığı belirtilmekle; cenaze ve defin giderine yönelik istemin reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.” (YARGITAY 17. HD. 2015/14175 E., 2018/8639 K., 04.10.2018 T.)

H- SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU’NUN KONUYA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMESİ

Trafik kazasında cenaze giderleri ve defin giderlerinin tutarına ilişkin farklı değerlendirmeler bulunsa da Sigorta Tahkim Komisyonu, vefatın gerçekleştiği tarihteki asgari net ücretin iki katına kadar cenaze ve defin giderine hükmetmektedir. Dolayısıyla, vefatın gerçekleştiği tarihte asgari net ücret tespit edilerek bunun iki katı tutarında cenaze ve defin giderine hükmedilir.

“Başvuru sahibinin talebi, cenaze ve defin giderleri için yapılan masraflar hayatın olağan akışı içinde gözetilerek vefatın gerçekleştiği tarihteki asgari net ücretin iki katı kadar cenaze ve defin giderinin kadri marufunda olduğu değerlendirilmiştir. Bu suretle vefatın gerçekleştiği tarih olan 13/09/2021 tarihinde asgari net ücret 2.809,55 TL olup iki katı olan 5.619,10 TL’ye kadar cenaze ve defin giderine hükmedilebileceğinden, başvuru sahibinin 2000 TL cenaze gideri talebinin kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır.” (SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UHHK. 2021/220471 E., 2022/1932 K., 05/01/2022 T.)

J- GENEL BİLGİ

1- ANKARA KAMU İHALE HUKUKU AVUKATI

Ankara kamu ihale hukuku avukatı, söz konusu uyuşmazlıklara ilişkin hukuki danışmanlık yapar ve yargılama sürecini takip eder.

2- ANKARA ŞİRKETLER HUKUKU AVUKATI

Ankara şirketler hukuku avukatı, söz konusu uyuşmazlıklara ilişkin hukuki danışmanlık yapar ve yargılama sürecini takip eder.

3- ANKARA YABACILAR HUKUKU AVUKATI

Ankara yabancılar hukuku avukatı, söz konusu uyuşmazlıklara ilişkin hukuki danışmanlık yapar ve yargılama sürecini takip eder.

4- ANKARA İCRA HUKUKU AVUKATI

Ankara icra hukuku avukatı, söz konusu uyuşmazlıklara ilişkin hukuki danışmanlık yapar ve yargılama sürecini takip eder.

5- ANKARA İDARE HUKUKU AVUKATI

Ankara idare hukuku avukatı, söz konusu uyuşmazlıklara ilişkin hukuki danışmanlık yapar ve yargılama sürecini takip eder.

6- ANKARA TÜKETİCİ HUKUKU AVUKATI

Ankara tüketici hukuku avukatı, söz konusu uyuşmazlıklara ilişkin hukuki danışmanlık yapar ve yargılama sürecini takip eder.

7- ANKARA AİLE HUKUKU AVUKATI

Ankara aile hukuku avukatı, söz konusu uyuşmazlıklara ilişkin hukuki danışmanlık yapar ve yargılama sürecini takip eder.

8- ANKARA CEZA HUKUKU AVUKATI

Ankara ceza hukuku avukatı, söz konusu uyuşmazlıklara ilişkin hukuki danışmanlık yapar ve yargılama sürecini takip eder.

9- ANKARA İŞ HUKUKU AVUKATI

Ankara iş hukuku avukatı, söz konusu uyuşmazlıklara ilişkin hukuki danışmanlık yapar ve yargılama sürecini takip eder.

10- ANKARA SİGORTA HUKUKU AVUKATI

Ankara sigorta hukuku avukatı, söz konusu uyuşmazlıklara ilişkin hukuki danışmanlık yapar ve yargılama sürecini takip eder.

11- ANKARA MARKA HUKUKU AVUKATI

Ankara marka hukuku avukatı, söz konusu uyuşmazlıklara ilişkin hukuki danışmanlık yapar ve yargılama sürecini takip eder.

 

Trafik kazasında hatır taşıması hk. https://www.hkavukatlik.com/trafik-kazasinda-hatir-tasimasi/

,

TRAFİK KAZASINDA HATIR TAŞIMASI

Trafik Kazalarında Hatır Taşımacılığından Doğan Zararlardan Hakkaniyet İndirimi

A- TRAFİK KAZASINDA HATIR TAŞIMASI NEDİR?

Trafik kazasında hatır taşıması, bir kimsenin ücretsiz olarak, bir karşılık alınmadan veya bir yarar sağlanmadan taşınması halidir. Bir diğer ifadeyle, karşılıksız veya önemsiz bir karşılıkla bir kişinin yolcu olarak taşınmasıdır. Kanun koyucu, trafik kazasında hatır taşıması, menfaat karşılığı yapılmadığı için tazminattan uygun bir indirim yapılması gerektiğini düzenlemiştir.

B- TRAFİK KAZASINDA HATIR TAŞIMASI KANUNİ DÜZENLEME

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) md. 87/1, yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmişse, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğunun ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluğun genel hükümlere tabi olduğunu düzenlemektedir. Genel hüküm olan Türk Borçlar Kanunu (TBK) md. 51 ise hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereği ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceğini düzenlemektedir.

“Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve trafik mevzuatı uyarınca ehliyeti olmayan sürücülerin araç kullanması yasaktır. Zira ehliyeti olmayan kimsenin gerekli eğitimleri almaması sebebiyle tehlikeli bir şekilde araç kullanma ve hata yapma riski yüksektir. Ehliyetsiz olduğu bilinen bir sürücü idaresindeki araca binilmesi zararın doğmasına veya artmasına sebebiyet vermektedir. Hatır taşıması, sigorta teminatı kapsamında ise de, hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi (818 sayılı BK. 43. maddesi) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.” (YARGITAY 17. HD. 2018/2940 E., 2020/6672 K., 05.11.2020 T.)

C- TRAFİK KAZASINDA HATIR TAŞIMASI ŞARTLARI NELERDİR?

1- TRAFİK KAZASINDA HATIR TAŞIMASI İÇİN YALNIZ YOLCUNUN YARARI BULUNMALIDIR.

Trafik kazasında hatır taşıması için yalnız yolcunun yararı bulunmalıdır. Bunun için ise taşımanın bedelsiz yapılması yani sırf hatır için yapılması gerekir. Böylece, yolcunun ivazsız bir şekilde taşınması neticesinde zararın bir kısmı tazminat alacaklısı üzerinde bırakılarak tazminattan uygun bir indirim yapılır.

“Mahkemece, yazılı gerekçeyle hesaplanan tazminattan, hatır taşıması nedeni ile (B.K. 43. md.) indirim yapılmamış ise de somut olayda, davacı ile davalının trafik sigortacısı olduğu araç sürücüsü arasında yakın akrabalık bağının bulunmadığının anlaşılması ve müteveffanın karakoldaki şikayet işlemini yapmak üzere karakola götürülmesine yardımcı olmak amacıyla taşınan kişinin menfaati için yapılan bir taşıma olduğu hususu göz önüne alındığında tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.” (YARGITAY 17. HD. 2018/1486 E., 2019/11495 K., 04.12.2019 T.)

2- TRAFİK KAZASINDA HATIR TAŞIMASI İÇİN ELDE EDİLEN MENFAATİN EKONOMİK OLMASI GEREKMEZ.

Trafik kazasında hatır taşıması için elde edilen menfaatin ekonomik olması gerekmez. Bunun yerine, ortak toplumsal değerleri ilgilendiren bir menfaat de elde edilebilir. Dolayısıyla, taraflar arasında toplumsal değerleri ilgilendiren bir menfaatin bulunması trafik kazasında hatır taşıması indirimini engeller.

“Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve defin gideri istemine ilişkindir. Davalı …vekili yargılama aşamasındaki savunmalarında, desteğin kazaya karışan araçta hatır için taşındığını ileri sürerek belirlenecek zarardan indirim yapılması gerektiğini bildirmiştir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse … İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir.” (YARGITAY 17. HD. 2018/3231 E., 2018/12869 K., 26.12.2018 T.)

3- TRAFİK KAZASINDA HATIR TAŞIMASI AÇISINDAN AKRABALIK İLİŞKİSİ

Trafik kazasında hatır taşıması açısından akrabalık ilişkisi önem taşır. Nitekim, taşınan kişi ile akrabalık ilişkisinin bulunması durumunda maddi ve manevi menfaat bulunmadığı kabul edilir. Böylece, taraflar arasında akrabalık ilişkisinin bulunduğu durumlarda, trafik kazasında hatır taşıması olmadığına karar verilmelidir.

“Kazada ölen yolcu, davalıya trafik sigortalı aracın sürücüsünün halasının oğlu ise maddi ve manevi menfaatin bulunmadığı bu taşımada hatır taşıması bulunmadığı kabul edilmelidir. Hatır taşımasından söz edebilmek için, taşımanın menfaat karşılığı olmaması gerektiğinden, müteveffa ve sürücünün arasındaki akrabalık bağı araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece sadece sürücünün müteveffa Halis’in dünürlerini şikayet için karakola götürdüğü ve dönüşte kaza yaptığı beyanı ile Halis’i hatır için taşıdığının anlaşıldığı gerekçesiyle tazminattan indirim yapılmış olması doğru görülmemiştir.” (YARGITAY 17. HD. 2014/21091 E., 2017/3831 K., 10.04.2017 T.)

4- TRAFİK KAZASINDA HATIR TAŞIMASI AÇISINDAN ARKADAŞLIK İLİŞKİSİ

Trafik kazasında hatır taşıması açısından akrabalık ilişkisinden farklı olarak tarafların arkadaş olması durumunda hatır taşıması indirimi yapılmalıdır. Bu kapsamda, eğlenmek için arkadaşın taşınması durumunda herhangi bir menfaat bulunmadığı için tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmalıdır.

“Somut uyuşmazlıkta; dosya kapsamından müteveffa ile aracı kullanan dava dışı sürücünün yakın
arkadaş oldukları birlikte eğlenmek için araca bindikleri, sürücünün, müteveffadan taşıma için herhangi bir menfaatinin olmadığı anlaşılmakta olup bu durum karşısında desteğin sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca binmesi nedeni ile mahkemece bilirkişi raporunda belirlenen tazminat miktarından müterafik kusur indirimi yapılmasında; Yine müteveffa destek ile araç sürücüsünün arkadaş oldukları birlikte gezip eğlenmek amacı ile araca bindikleri ve bu esnada kazanın meydana geldiği anlaşıldığına göre desteğin yolcu olarak taşınmasının hatır taşımacılığı kapsamında olduğu kabulüyle hesaplanan maddi tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmasında da bir isabetsizlik yoktur.”
(İSTANBUL BAM 9. HD. 2018/4033 E., 2020/4066 K., 03.12.2020 T.)

5- TRAFİK KAZASINDA HATIR TAŞIMASI AÇISINDAN İŞÇİNİN TAŞINMASI

Taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarının veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemez. İşçilerin taşınması da çıkar veya yararın bulunduğu haller arasındadır. Dolayısıyla, işçilerin taşınması sırasında kaza meydana gelirse, söz konusu taşıma trafik kazasında hatır taşıması olarak değerlendirilmez.

“Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Somut olayda, dava dışı yaralanan …’nin 24/11/2016 tarihli duruşmadaki beyanında; davalıyla ve motosikletin sürücüsü Arif Kuzucu ile akraba olduğu, davalıya ait tarlada çiftçilik işlerinde aylık belirli bir ücret karşılığında çalıştığı, çalıştığı süre içerisinde tarlalara patronu olan bu kişilerin vasıtasıyla gelip gittiği, kaza günü tarlada işi bittikten sonra sürücü Arif Kuzucu’nun kullandığı motosikletin arkasına binerek köye döndükleri esnada kazanın olduğu anlaşılmaktadır. Dava dışı yaralanan …’nin duruşmadaki beyanı, tüm dosya kapsamı ve soruşturma doyasındaki ifadeler göz önüne alındığında, söz konusu taşımanın hatır taşıması olarak değerlendirilemeyeceği açıktır.” (YARGITAY 17. HD. 2017/1484 E., 2019/10976 K., 21.01.2019 T)

6- TRAFİK KAZASINDA HATIR TAŞIMASI İNDİRİMİ TARAFLARCA TALEP EDİLMELİDİR

Trafik kazasında hatır taşıması indiriminin talep edilebileceği hallerde, tarafların bu durumu ortaya koyarak indirim talep etmesi gerekir. Mahkeme tarafından konuya ilişkin resen bir inceleme yapılmaz. Dolayısıyla, trafik kazasında hatır taşımasının şartları bulunsa da taraflarca talep edilmezse indirim yapılamayacaktır.

“Bununla birlikte, hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 818 sayılı sayılı Borçlar Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmakta ise de bu indirimin yapılabilmesi için davalının savunmasında bu hususu ileri sürmesi icap eder. Davalı G. Sigorta AŞ vekili, hatır taşıması savunmasında bulunmuş olup davalı E.. D.., davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamış, davalı M.. T.. yönünden açılan dava ise atiye bırakılmıştır. Bu durumda mahkemece, sadece davalı G. Sigorta AŞ yönünden hatır taşıması indirimi yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile tüm davalılar yönünden indirim yapılması isabetli değildir.” (YARGITAY 17. HD. 2013/7135 E., 2014/6481 K., 28.04.2014 T.)

D- TRAFİK KAZASINDA HATIR TAŞIMASINDA SİGORTACININ SORUMLULUĞU

Trafik kazasında hatır taşıması açısından, sürücü ve işletenin sorumluluğunu teminat altına alan sigorta şirketi açısından sorumluluk devam eder. Zira, hatır taşıması halinde sigorta şirketinin sorumluluğunun kalkacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Ayrıca, önceki genel şartlarda hatır taşımasına ilişkin menfi düzenlemeler bulunsa da sigorta sözleşmesine taraf olmayan zarar gören açısından bu düzenlemeler bağlayıcı olmayacaktır.

“Nitekim KTK.nun 92. maddesinde, mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında kalan durumlar tek tek ve sayılı olarak belirtilmiştir. Bunlar arasında hatır için taşınmada, sigortacının sorumlu olamıyacağı konusunda bir belirtme bulunmamaktadır. Uygulamada, vardığımız bu sonucun aksini öngören Yargıtay’ın diğer dairelerinin kararları bulunmakta ise de bu kararlarda öngörülen düşünce ve gerekçelere katılamamaktayız. Özellikle mali sorumluluk sigortası genel şartlarının 3/9. maddesi sigortacı ile sigortalı arasında bir bağlayıcılığı bulunursada, bu kuralın sözleşmeye taraf olmayan ve zarar gören üçüncü kişiyi bağlıyacağı düşünülemez.” (YARGITAY 4. HD. 1998/6706 E., 1998/9041 K., 18.11.1998 T.)

E- HAKİM, TAZMİNATTA İNDİRİM YAPMAZSA GEREKÇESİNİ AÇIKLAMALIDIR

Trafik kazasında hatır taşıması durumunda hâkim, tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değildir. Ancak hatır taşıması indirimi yapmayacaksa bunu tartışarak indirim yapmama nedenlerini açıklamalıdır. Dolayısıyla hâkim, taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartlarını göz önüne alarak değerlendirme yapmalıdır.

“Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda BK.nin 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hâkim, tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. O halde mahkemece, bu savunma üzerinde durularak, taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartları göz önüne alınarak araştırma ve inceleme yapılması gerekmektedir. Somut olayda; davacıların murisi davalı sürücü ile birlikte seyahat ederken kaza meydana gelmiş olup, davalı vekilince hatır taşıması olduğu iddiasında bulunmuştur. Zarar görenin hatır için taşınması halinde TBK.nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması gerekirken bu hususunun tartışılmaması doğru görülmemiştir.” (YARGITAY 17. HD. 2016/10794 E., 2016/11574 K., 15.12.2016 T.)

F- TRAFİK KAZASINDA HATIR TAŞIMASI İNDİRİMİ NE KADARDIR?

Trafik kazasında hatır taşımasına ilişkin Yargıtay tarafından takdir edilen indirim tutarı istikrarlı olarak %20’dir. Dolayısıyla, hatır taşımasına ilişkin şartların oluştuğu kanaatine varan hakim, toplam zarar miktarından %20 hatır taşıması indirimi yaparak tazminat miktarını belirlemelidir.

“Somut olayda; Mahkemece, davacının piknikten döndüğü sırada, 1,92 promil alkollü sürücünün aracına bindiği ve hatır taşıması ile araca bindiğinden takdiren ayrı ayrı %15’er indirim yapılmıştır. Oysa, Dairemiz uygulamalarına göre; desteğin hatır için taşınması durumunda %20 oranında, müterafik kusuru olması durumunda da ayrıca %20 oranında indirim yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Buna göre; mahkemece, bilirkişi tarafından belirlenen zarar miktarı üzerinden, %20 oranında hatır taşıması indirimi, daha sonra %20 oranında müterafik kusur indirimi yaparak tazminatı belirlemesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm verilmiş olması doğru görülmemiştir.” (YARGITAY 17. HD. 2016/9647 E., 2017/6578 K., 08.06.2017 T.)

G- KARŞI ARAÇ SÜRÜCÜSÜ/İŞLETENİ/SİGORTACISI HATIR TAŞIMASI İNDİRİMİNDEN YARARLANABİLİR Mİ?

Trafik kazasında hatır taşıması indiriminden yalnızca yolcu olarak bulunulan aracın sürücüsü/işleteni/sigortacısı yararlanabilir. Dolayısıyla, karşı araç sürücüsü/işleteni/sigortacısı trafik kazasında hatır taşıması indiriminden yararlanamaz.

“Mahkemece, desteğin araçta hatır için taşındığı belirtilerek hesaplanan tazminattan %25 oranında hatır taşıması indirimi yapılmıştır. Destek, davalı E.. D..’ın aracında yolcu olarak bulunmakta olup hatır taşıması indiriminden davalı E.. D.., işleteni davalı M.. T.. ve trafik sigortacısı G. Sigorta AŞ yararlanabilir. Karşı araç işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olan diğer davalılar ise yararlanamaz.” (YARGITAY 17. HD. 2013/7135 E., 2014/6481 K., 28.04.2014 T.)

H- TRAFİK KAZASINDA HATIR TAŞIMASI İNDİRİMİNİ BİLİRKİŞİ TAKDİR EDEMEZ.

Trafik kazasında hatır taşıması indirimi, mahkemenin takdirindedir. Mahkeme, kazanılmış haklara zarar vermeyecek şekilde hatır taşıması indirimi yapacaktır. Bilirkişi tarafından indirim yapılarak mahkemenin buna hükmetmesi ise doğru olmayacaktır.

“Somut olayın incelenmesinde, davacılar desteğinin araçta hatır için taşındığı anlaşılmakta olup, esasında bilirkişi tarafından verilen 22.04.2013 tarihli raporda %25 oranında indirim yapılmış ve mahkemece bu miktara hükmedilmiştir. Tazminattan BK 44 gereğince hakkaniyet gereği indirim yapılması bilirkişinin görevi ve yetkisi dahilinde değildir. Bu husus ancak mahkemenin takdirindedir. Mahkemenin kazanılmış haklara zarar vermeyecek şekilde kendisinin takdir edeceği bir miktarda hatır taşıması indirimi yapması gerekirken, yapmamış olması doğru değildir.” (YARGITAY 17. HD. 2014/6787 E., 2016/2913 K., 08.03.2016 T.)

İ- OTOSTOP ÇEKENİN TRAFİK KAZASINDA ZARAR GÖRMESİ DURUMUNDA HATIR TAŞIMASI

Otostop çekenin bedelsiz taşınması sırasında trafik kazasının meydana gelmesi durumunda yalnızca taşınanın menfaatinin bulunduğu ve taşımanın ivazsız yapılması değerlendirilerek trafik kazasında hatır taşımasının bulunduğuna karar verilmelidir. Bunun neticesinde tazminattan uygun bir indirim yapılmalıdır.

“Davacı, davalı Y. Çetin’ in kullandığı, diğer davalı M. A. Çetin’ e ait traktörün çamurluğunda seyrettiği sırada hendekten geçerken dengesini kaybedip düşerek yaralanmasından dolayı maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Dosya içindeki mevcut beyan ve belgelerden davacı ve arkadaşları pikniğe gitmek için yolda beklerken aynı yöne gitmekte olan davalıların sürücüsü ve işleteni oldukları traktörle bedelsiz olarak taşınmaları sırasında olayın meydana geldiği anlaşılmaktadır. Davacı, davalıların aracında ücret karşılığı değil, sırf hatır için taşınmıştır. Zarar görenin bir çıkar karşılığı olmaksızın taşındığı olaylarda taşıyanın onlara karşı sorumluluğu haksız eylemden doğan bir sorumluluk olmakla beraber ortada hatır için taşıma söz konusu bulunmakla tazminatın kapsamı üzerinde özellikle durulması gerekmektedir. Hatır taşımacılığında yalnız yolcunun yararı söz konusu bulunmakla tazminatın kapsamı üzerinde özellikle durulması gerekmektedir. Hatır taşımacılığında yalnız yolcunun yararı söz konusu olduğu ve ivazsız bir şekilde taşındığından bu gibi hallerde BK.nun 43. maddesinin birinci fıkrası hükmünün uygulanması suretiyle zararın bir bölümünün tazminat alacaklısının üzerinde bırakılması gerekir.” (YARGITAY 4. HD. 2002/11041 E., 2003/1822 K., 26.02.2003 T.)

J- GENEL BİLGİ

1- SURİYELİ TRAFİK KAZASI AVUKATI

Suriyeli trafik kazası avukatı, trafik kazası uyuşmazlıklarına ilişkin danışmanlık yapar ve yargılama sürecini takip eder.

2- ANKARA SURİYELİ TRAFİK KAZASI AVUKATI

Ankara Suriyeli trafik kazası avukatı, bu uyuşmazlıkların önemli bir kısmının görüldüğü Ankara’da hizmet verir.

3- SURİYELİ ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASI AVUKATI

Suriyeli ölümlü trafik kazası avukatı, ölümlü trafik kazalarına ilişkin uyuşmazlıklarda hizmet verir.

4- SURİYELİ ANKARA YARALAMALI TRAFİK KAZASI AVUKATI

Suriyeli Ankara yaralamalı trafik kazası avukatı, söz konusu uyuşmazlıklarına ilişkin Ankara’da hizmet verir.

Ölümlü trafik kazası tazminatı hk. https://www.hkavukatlik.com/olumlu-trafik-kazasi-tazminati/

Trafik kazasında müterafik kusur hk. https://www.hkavukatlik.com/trafik-kazasinda-muterafik-kusur/

,

TRAFİK KAZASINDA MÜTERAFİK KUSUR

TAZMİNAT HESAPLAMALARINDA MÜTERAFİK KUSUR

A-    TRAFİK KAZASI TAZMİNATININ BELİRLENMESİ

(Trafik Kazasında Müterafik Kusur). 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) md. 51’de hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği düzenlenmiştir. TBK md. 52’de ise zarar görenin, zararı doğuran fiile razı olması veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olması veya tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış olması durumunda hâkimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği ifade edilmiştir.

B-    MÜTERAFİK KUSUR

Müterafik kusur, zarar görenin, kendisine karşı gerçekleşen haksız fiilden zarar görmesine veya zararın artmasına sebep olacağı kusurlu davranışı olarak tanımlanabilir. Zarar görenin, menfaatinin korunması adına gerekli çabayı göstermemesi neticesinde zararı ortaya çıkacak veya zararının miktarı artacaktır. Dolayısıyla, kendisinden beklenen özeni göstermeyen zarar gören, zararının oluşmasına veya zararının kapsamına etki edecektir.

C-    TRAFİK KAZASINDA MÜTERAFİK KUSUR

Trafik kazasında müterafik kusur, trafikte sürücü, yolcu, yaya vb. şeklinde yer alan aklı başında bir kişinin kendi çıkarlarını korumak adına sakınması gereken kusurlu hareketleri olarak değerlendirilebilir. Trafik kazasının oluşumunda veya zararın artmasında gerekli özeni göstermeyen veya zararın ortaya çıkmasını isteyen kişi bunun sonucuna katlanmalıdır. Bu durumda, zararın meydana gelmesinde oynanan role, rolün etkisine ve derecesine göre zarar kısmen veya tamamen üstlenilmektedir. Dolayısıyla, trafik kazalarında müterafik kusur, temel olarak dürüstlük kurallarına dayanmaktadır.

Genellikle birlikte kusur olarak nitelenen bu kusur, aklı başında (makul) bir kimsenin kendi çıkarları için sakınacağı ve sakınması gerekli olan düşüncesiz bir hareket olarak tanımlanmaktadır. Zarara uğramamak için gerekli özeni göstermeyen veya zararın meydana gelmesini isteyen kimse, bu hareket tarzının sonuçlarına katlanmalı ve bu davranışının zararın meydana gelmesinde oynadığı role, etkisine ve derecesine göre zararı kısmen veya tamamen üzerine almalıdır. Çünkü, kendi kusuruyla sebebiyet verdiği ya da artmasına neden olduğu zararın ödettirilmesini istemek TMK’nın 2. maddesinde sözü edilen dürüstlük kuralına aykırı olacaktır.” (YARGITAY 4. HD. 1978/5666 E., 1979/2516 K., 26.02.1979 T.)

D-    TRAFİK KAZASINDA MÜTERAFİK KUSUR SONUCU TAZMİNATTA İNDİRİM

Zarara uğrayan, zararın meydana gelmesine etki etmiş veya tazminat sorumlusunun durumunu ağırlaştırmışsa trafik kazasında müterafik kusur neticesinde tazminattan indirime gidilir. Tazminattan indirime gidilebilecek durumlar çeşitlilik gösterir. Bunlardan birisi, kişinin, sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği araca binmesidir. Yolculuk neticesinde kaza meydana gelirse, trafik kazasında müterafik kusur değerlendirmesi yapılır ve tazminattan indirime gidilir.

“Mahkemece bozma ilamına uygun şekilde, davacının araçta hatır için taşındığı ve alkollü sürücünün aracına bindiği gerekçeleri ile %40 oranında indirim uygulanmasına karar verilmiş ancak hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle yapılacak indirimin hesaplanan tazminat miktarından indirilmesi yerine hatalı şekilde İMSS poliçe limiti olan 20.000 TL. tazminat üzerinden toplam %40 oranında indirim yapılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ile belirlenen toplam tazminat miktarı üzerinden müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken direkt poliçede yazılı teminat limiti üzerinden indirim yapılarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.” (YARGITAY 17. HD. 2016/9264 E., 2017/7874 K., 19.09.2017 T.)

E-     TRAFİK KAZASINDA MÜTERAFİK KUSUR İLE ZARAR ARASINDA İLLİYET BAĞI

Trafik kazasında müterafik kusur sebebiyle tazminattan indirim yapılabilmesi için, zarar görenin ortak kusuru yanında doğan zarar ile kusur arasında uygun illiyet bağı olmalıdır. Uygun illiyet bağı yoksa zarar görenin ortak kusuru yeterli olmaz. Dolayısıyla, zarar gören için kusur teşkil eden durum, zararın doğumu ya da artması bakımından illiyet değeri taşımıyorsa, trafik kazasında müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılamaz.

“Somut olayda; davaya konu kazada sağ bacağı kırılan davacının maluliyet oranının tespiti bakımından alınan ve mahkemece de benimsenen 18.06.2015 tarihli uzman bilirkişi heyeti raporunda, sağ bacağın kırılmasından kaynaklanan “alt taraf periferik sinir paralizisi ve sağ bacaktaki 13 mm’lik kısalma” nedeniyle davacı için maluliyet oranı belirlendiği görülmektedir. Kazada sağ bacağın kırılması ile davacının kask takmadan motorsiklet kullanması arasında illiyet bağı yoktur. Davaya konu kazanın hemen akabinde, kazaya karışan meçhul araçta bulunan 3. kişilerin davacıyı darp etmesi bakımından ise, 3. kişilerin haksız eyleminin sözkonusu olduğu, bu durumun davacının zararı artırmaya yönelik ortak kusuru olarak kabul edilemeyeceği gözetilmelidir. Açıklanan nedenlerle; zararın doğması ya da artmasında uygun illiyet bağı vasfı bulunmayan kask takmama durumunun, tazminattan indirim gerektiren müterafik kusur teşkil etmeyeceği; dava dışı 3. kişilerin haksız eylemi niteliğinde olan darp olayı davacıdan kaynaklanmadığı için, bu durumun da davacı bakımından müterafik kusur teşkil etmeyeceği dikkate alınmak suretiyle, alınan raporla saptanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmadan tazminata hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.” (YARGITAY 17. HD. 2015/17152 E., 2018/9033 K., 15.10.2018 T.)

F-     TRAFİK KAZASINDA MÜTERAFİK KUSUR ORANI

Trafik kazasında müterafik kusur oranı genel olarak %20 olarak esas alınmaktadır. Kaza neticesinde tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini değerlendiren Yargıtay bu oranın altında veya üzerinde yapılan indirimlerin doğru olmadığına karar vermektedir.

“Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu’nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52. md.) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Bu durumda mahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52. (818 sayılı BK 44. md.) maddesi gereğince yolcu murisin alkollü olduğunu bildiği araca binmesinden dolayı davacı … hakkındaki tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, %15 oranında indirim yapılması doğru değildir.” (YARGITAY 17. HD. 2018/5461 E., 2019/10629 K., 13.11.2019 T.)

G-    TRAFİK KAZASINDA YOLCUNUN MÜTERAFİK KUSURU

Yolcunun kurallara aykırı ve kendi can emniyetini tehlikeye atacak şekilde seyretmesi sürüş ve trafik akışı kusurları arasında değildir. Ancak bu eylemler trafik kazasında müterafik kusur kapsamında tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilebilir. Dolayısıyla yolcunun eylemi, tazminattan makul oranda indirimine sebep olur.

“Mahkemece alınan kusur bilirkişi raporu uyarınca vefat eden kişinin %75 kusurlu olduğu kabul edilerek tazminat tutarına bu kusurdan indirim yapılarak belirlenen rakam üzerinden hükmedilmiştir. Yolcunun nizamlara aykırı ve kendi can emniyetini tehlikeye atacak şekilde seyretmesi sürüş ve trafik akışı kusurlarından olmayıp, hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilecek hususlardandır. Vefat eden desteğin, traktörün sağ çamurluğunda yolculuk etmek suretiyle zararın doğumunda etkili olduğu olayda müterafik kusurunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Yolcunun eylemi sebebiyle belirlenen kusur oranı bilirkişi tarafından tazminat tutarına indirim olarak uygulanamayacak olup tespit edilen gerçek zarar tazminatından BK’nun 44. maddesi (TBK 52. md) uyarınca makul oranda hakkaniyete uygun müterafik kusur indirimi (Dairemiz’in yerleşik uygulamaları ile bu oran %20) yapılması ile oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken, ölen kişinin %75 kusurlu olduğu kabul edilerek eksik incelemeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.” (YARGITAY 17. HD. 2017/4501 E., 2019/10248 K., 06.11.2019 T.)

H-    DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATINDA MÜTERAFİK KUSUR

Destekten yoksun kalma tazminatı açısından destek olan zarar görenin trafik kazasında müterafik kusuru kabul edildiğinde, tazminattan indirim yapılır. Motosiklete kasksız binilmesini söz konusu kusurlu hareketler arasında değerlendiren Yargıtay, bu durum dikkate alınmaksızın karar verilmesini bozma gerekçesi olarak değerlendirmiştir.

“Davaya konu olan olayda, davacıların desteğinin kullandığı motosiklete kasksız bindiği, motosikletin kendisini çeken aracın halatının dolanması nedeniyle meydana gelen trafik kazasında desteğin, trafik kazası ile husulü mümkün künt travmadan gelişen kafatası kemiği kırıkları ile birlikte beyin kanamasına bağlı komplikasyonlar sonucu vefat ettiği, dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Desteğin motosiklete kasksız olarak binmiş olması halinde 6098 Sayılı BKnın 52. maddesi uyarınca zarar görenin müterafik kusuru kabul edilmeli ve bu nedenle de belirlenecek kusur oranında bir indirim yapılması zorunludur. Bu itibarla somut olayda yukarıda anılan kanun maddesi gereğince tazminattan indirim yapılmasının gerekip gerekmediği hususunun tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, bu hususun karar yerinde değerlendirilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.” (YARGITAY 17. HD. 2014/24006 E., 2016/6479 K., 26.05.2016 T.)

İ-       MANEVİ TAZMİNAT DAVASINDA MÜTERAFİK KUSUR

Trafik kazasında müterafik kusur, sadece maddi tazminat davasından değil manevi tazminat davasında da dikkate alınır. Müterafik kusur neticesinde manevi tazminatta indirimi gidebilecek olan hakim, manevi tazminata hükmedilmesini haksız ve yersiz olarak değerlendirirse manevi tazminata hükmetmeyebilir.

“Mücerret müterafik kusur veya birlikte sebebiyet verme durumu, manevi tazminata hükmedilmesine engel değildir. Ancak; müterafik kusur veya birlikte sebebiyet verme nispeti, manevi tazminata hükmedilmesini haksız ve yersiz kılacak derecede ağır ve büyük olursa, hakim manevi tazminata hükmetmiyebilir.” (YARGITAY BÜYÜK GENEL KURULU. 1966/7 E., 1966/7 K., 22.06.1966 T.)

J-      ZARARIN ARTMASININ ÖNLENMEMESİ DURUMUNDA MÜTERAFİK KUSUR

Zarar görenin, zararın artmasını önleyecek güvenlik önlemlerini almaması neticesinde gerçekleşen olaylar da trafik kazasında müterafık kusur kapsamında değerlendirilir. Kask gibi zararın artmasını önleyecek güvenlik önlemlerinin alınmaması durumunda, tazminat tutarından indirim yapılabilir.

“(D)avacının kask gibi zararın artmasını önleyecek güvenlik önlemlerini almaksızın ve istiab haddini de aşacak şekilde motorsiklete binmesinin BK’nun 44. maddesi gereğince müterafık kusur oluşturup oluşturmayacağı değerlendirip, tazminat tutarından belirlenecek kusur oranında indirim yapılması gerekip gerekmediğinin açıklığa kavuşturulması icap ederken bu konuda her hangi bir araştırma yapılmadan, trafik kazası nedeni ile davacıya Sosyal Güvenlik Kurumundan rücua tabi herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı da araştırılmadan yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması da isabetli değildir.” (YARGITAY 17. HD. 2009/9970 E., 2010/2559 K., 22.03.2010 T.)

K-    GENEL BİLGİ

1-      TRAFİK KAZASI AVUKATI

Trafik kazası avukatı, trafik kazası uyuşmazlıklarına ilişkin danışmanlık yapar ve yargılama sürecini takip eder.

2-      ANKARA TRAFİK KAZASI AVUKATI

Ankara trafik kazası avukatı, bu uyuşmazlıkların önemli bir kısmının görüldüğü Ankara’da hizmet verir.

3-      ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASI AVUKATI

Ölümlü trafik kazası avukatı, ölümlü trafik kazalarına ilişkin uyuşmazlıklarda hizmet verir.

4-      ANKARA YARALAMALI TRAFİK KAZASI AVUKATI

Ankara yaralamalı trafik kazası avukatı, söz konusu uyuşmazlıklarına ilişkin Ankara’da hizmet verir.

Ölümlü trafik kazası tazminatı hk. https://www.hkavukatlik.com/olumlu-trafik-kazasi-tazminati/

,

ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASI TAZMİNATI

ölümlü trafik kazası destekten yoksun kalma tazminatı

A-ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASINDA TAZMİNAT HAKKI

Motorlu bir aracın işletilmesi sırasında meydana gelen kaza sonucunda ölüm meydana gelebilir. Kaza neticesinde ölümün gerçekleşmesi durumu ölümlü trafik kazası olarak değerlendirilir. Bunun neticesinde ölümlü trafik kazası tazminatı hakkı doğar ve ilgililerden talep edilebilir.

B-ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASI KAN PARASI

Trafik kazası neticesinde ölüm meydana geldiğinde, ölenin yaşamı sırasında destek olduğu kişiler açısından zarar meydana gelir. Zarar oluştuğunda, bu kişiler ölümlü trafik kazası tazminatı veya diğer isimleriyle ölümlü trafik kazası kan parası / destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilirler. Böylece, trafik kazası neticesinde ölen kişinin yakınlarına, ölenin desteğini kaybetmeleri sebebiyle ölümlü trafik kazası tazminatı ödenir.

C-ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASI TAZMİNATI İÇİN DAVA AÇILABİLİR Mİ?

Trafik kazası neticesinde desteğini yitiren kişiler ölümlü trafik kazası tazminatının ödenmesi için dava açabilirler. Ödenecek tazminat miktarı ise ölenin çalışması sonucunda sağladığı gelirden ayırarak destek olacağı kişiye yapacağı yardım kadardır.

Borçlar Yasasının 45/2. maddesi hükmüne göre, bir haksız eylem sonucu desteğini yitiren kimse, bu yüzden uğradığı zararın ödetilmesini dava edebilir. Bu destekten yoksun kalma tazminatı, desteğini yitiren kimse ile desteğin, yani ölenin, yaşamaları muhtemel süre içerisinde, ölen desteğin çalışarak sağlayabileceği gelir ve kazancından ayırmak suretiyle yapabileceği yardımın tutarının, peşin olarak ve toptan ödetilmesinden ibarettir. Çünkü, bu tazminat ile güdülen amaç, destek yaşamış olsa idi, yardım ettiği kimseye, yapabileceği yardım tutarını sağlamaktır. Bir başka anlatımla, desteğini yitiren kimsenin, ölümle sonuçlanan olaydan önceki sosyal ve ekonomik yaşam düzeyinin devamını sağlayacak bir paranın ödettirilmesidir. Böyle olunca da, zarar tutarının belirlenmesinde desteğin gelirinin saptanması büyük önem taşır.” YARGITAY HGK. 25.05.1984 T., 1982/9-301 E., 1984/619 K.

D-ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASINDA KİMLER TAZMİNAT ALIR?

Ölümlü trafik kazası kan parası, ölen kişinin ölümden önce destek olduğu veya ölmemiş olsaydı yakın gelecekte destek olacağı kişiler tarafından istenebilir. Böylece, gerçekleşmiş veya ileride gerçekleşecek bir destek olma durumu varsa bu kişiler tazminat davası açabilir. Dolayısıyla, ölenin ölüm tarihinden önce destek olduğu veya ölmeseydi destek olacağı kişiler ölümlü trafik kazası tazminatı alabilirler.

Destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilme şartlarından biri de; ölenin davacılara destek olduğunun veya olabileceğinin gerçekleşmesidir. Diğer deyişle destek kavramı gerçekleşmiş veya ilerde gerçekleşmesi umulan bir bakım münasebetini zorunlu kılar. Genel olarak bir kimse ancak ölümden önce bakmakta olduğu veya sağ kalsaydı kuvvetli bir ihtimalle ilerde bakacağı anlaşılan kişilerin desteğidir.” YARGITAY 4. HD. 30.01.1986 T., 1985/9525 E., 1986/710 K.

1-ANNE, BABA, ÇOCUKLAR, EŞ TAZMİNAT ALABİLİR Mİ?

Ölenin annesi, babası, çocukları ve eşi ölümlü trafik kazası tazminatı alabilir. Ölenin bu kişilere destek olduğu varsayılır. Bu kişilerin ölümlü trafik kazası tazminatı talep edebilmesi için ölenin kendilerine destek olduğunu ispat etmelerine gerek yoktur.

Yargıtay, ölenin anne, baba, çocukları ve eşi açısından ölümlü trafik kazası tazminatı oranlarını varsayım şeklinde belirlemiştir. Bu kapsamda, ölenin, evli olmasına rağmen çocuk sahibi olmaması durumunda gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayılır. Ölen çocuk sahibi ise ölen ve eşinin ikişer pay alacağı, çocuklarının ise birer pay alacağı kabul edilir. Ölenin anne ve babasının bulunması durumunda ise ölen ve eşinin ikişer pay, ölenin çocukları ile anne ve babasının ise birer pay alacağı kabul edilir. Ölenin çocuklarının birisinin veya birden fazlasının destekten çıkması durumunda ise bunların payları ölenin anne ve babasına geçmeksizin ölen, eşi ve çocukları arasında paylaştırılır. Ölenin anne ve babasının birinin destekten çıkması durumunda ise onun payı diğerine aktarılır. Dolayısıyla, ölenin annesi, babası, eşi ve çocukları ölümlü trafik kazası tazminatı, diğer adları ile destekten yoksun kalma tazminatı / ölümlü trafik kazası kan parası talep edebilirler.

“Dairemizce kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumunda ise desteğin gelirden eşi ile birlikte 2 şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay eşe 2 pay çocukların her birine 1 pay ana ve babaya birer pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay eşe 2 pay esasına göre %50 desteğe %50 eşe pay verilerek varsayımsal olarak gelirin paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır. YARGITAY 17. HD. 08.02.2018 T., 2015/7447 E., 2018/732 K.

2-ÖLÜM TRAFİK KAZASI TAZMİNATINI SADECE MİRASÇILAR MI ALIR?

Ölümlü trafik kazası tazminatı ile mirasçılık sıfatının bağlantısı yoktur. Bu ilişki hısımlığa ve nafakaya ilişkin hükümlere bağlı olmadığı için farazi destek olma olgusuna dayanır. Dolayısıyla, bir kimseye düzenli olarak yardım eden veya ölüm gerçekleşmeseydi yakın gelecekte yardım edecek kişinin ölmesi neticesinde destek olduğu / olacağı kişiler ölümlü trafik kazası tazminatı talep edebilirler.

“(D)estekten yoksun kalma tazminatı, niteliği itibariyle, 3. kişilere, desteğin gelir ve yardımından yoksun kalmaları nedeniyle tanınmış, bağımsız bir hak olup, mirasçılık sıfatı ve miras hukuki ile bir ilgisi yoktur. Çünkü bu hak mirasçılık sıfatından değil, eylemli olarak destek olanın ölümü nedeniyle, onun gelir ve yardımından yoksun kalma ya da farazi destek olma olgusundan kaynaklanmaktadır. Görülüyor ki, Borçlar Yasasının 45. maddesinde sözü geçen destek kavramı, hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hasımlığa ve ne de yasanın nafakaya ilişkin hükümlerine dayanmaz. Bir kimseye, sadece eylemli ve düzenli olarak, geçimini kısmen veya tamamen sağlıyacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.” YARGITAY HGK. 25.05.1984 T., 1982/9-301 E., 1984/619 K.

3-EV HANIMI EŞİN ÖLMESİ DURUMUNDA TAZMİNAT ALINABİLİR Mİ?

Ölen kişi ev hanımı olsa da desteğinden yoksun kalan kişi ölümlü trafik kazası tazminatı alabilir. Nitekim destek olmak, yaşaması için gerekli ihtiyaçları sağlamak veya bunların temini için para vermekle sınırlı değildir. Bedelsiz olarak bakım sağlayan veya yardım eden kişi de ölümlü trafik kazası tazminat davası açabilir. Dolayısıyla, ev işlerini gören kadının ölümü durumunda kocası veya diğer hak sahipleri ölümlü trafik kazası tazminatı talep edebilir.

“Trafik kazasında ölen 1932 doğumlu Yeter H. ev hanımıdır. Yerleşmiş içtihatlara göre, bedelsiz olarak başkasının bakımını sağlayan ya da ona yardım eden kimse destek sayılmıştır. Bu yardım değişik şekillerde olabilir. Destek yalnız başkasına yaşamak için gerekli ihtiyaçları sağlayan ya da bunların temini için para veren kimse değildir. Bu hizmetleri görmek suretiyle çalışmasını doğrudan doğruya başkalarına tahsis eden kimse de destektir. O nedenle yalnızca ev işlerini gören bir kadın da kocasının desteği sayılabilir. Trafik kazasında ölen desteğin 1932 doğumlu olması, onun destek olamayacağına gerekçe olamaz. Mahkemece, davacı sağ eşin, ev hanımı olan Yeter H.in ölümü nedeni ile BK.nun 45/son maddesine göre ne kadar tazminat isteyebileceğinin tespiti için gerekirse talimat yolu ile uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile sağ eşin destekten yoksun kalma tazminatı isteminin reddi doğru görülmemiş, hükmün davacı eş Fevzi Hançer yararına bozulması gerekmiştir.” YARGITAY 11. HD. 13.09.1999 T., 1999/4689 E., 1999/6755 K.

4-NİKAHSIZ EŞ ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASI TAZMİNATI ALABİLİR Mİ?

Ölümlü trafik kazası tazminatının talep edilebilmesi için tazminat talep eden kişinin ölen kişi ile resmi olarak nikahlı olması gerekmez. Bu kapsamda, ölenin resmi nikahlı olmayan eşi ve bu birliktelikten olan çocuğu da ölümlü trafik kazası tazminatı / ölümlü trafik kazası kan parası / destekten yoksun kalma tazminatı alabilir.

“Somut olayda, 18 yaşında vefat eden destek Satı’nın nüfus kayıtlarında her ne kadar bekar olduğu yazılı ise de yargılama sırasında davalı tarafından desteğin resmi nikahsız bir birlikteliğinin olduğu ve bir çocuğunun olduğu iddia edilmiş, keza ceza yargılaması sırasında müşteki araç sahibi … ve eşi …’ün ifadelerinde araç içindeki …’ın oğulları olduğu, …’nın gelinleri ve …’un torunları olduğunu beyan etmişler, mahkemece bu hususta herhangi bir araştırma yapılmaksızın muris …’nın bekar olarak kabul edildiği aktüer hesabına göre karar verilmiştir. Muris …’nın davacı anneye destekliğinin belirlenebilmesi için murisin resmi nikahsız birlikteliği ve bu birliktelikten bir çocuğunun olup olmadığı araştırıldıktan sonra yukarıda bahsedilen ilkelere uygun aktüer raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.” YARGITAY 17. HD. 08.02.2018 T., 2015/7447 E., 2018/732 K.

E-ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASI TAZMİNATI NASIL İSPATLANIR?

Ölenin annesi, babası, eşi ve çocuklarının fiili destek durumunu ispatlamasına gerek yoktur. Destek olmak ise sadece parasal yardım olarak değerlendirilmez. Ziyaret etmek, yardımlaşmak veya bakmak da destek olma kapsamında değerlendirilir. Dolayısıyla, ölenin annesi, babası, eşi ve çocukları ile ölen arasında fiili bir destek ilişkisinin bulunup bulunmadığı araştırılmaksızın ölenin bu kişilere destek olduğu kabul edilerek ölümlü trafik kazası tazminatı ödenir.

“Somut uyuşmazlıkta davacı …, desteğin annesi olup kızının ölümünden dolayı destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir. Mahkemece davacı anne Ü.’ün, müteveffa çocuğu Yadigar ile arasında fiili bir destek ilişkisi olduğunun ve annenin destek ihtiyacı içerisinde bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatının reddine hükmedilmiştir. Oysa evli evlat olan murislerin de anne ve babalarına destek olmaları hayatın olağan akışı gereğidir. 0 an fiilen destek olunamasa da, ileride destek olunması muhtemeldir. Kaldı ki, yoksun kalınan destek sadece parasal yardım olarak düşünülemez. Evladın hafta sonlarında, bayram günlerinde vs. anne ve babayı ziyareti, her türlü hastalık ve sair sıkıntılarında yardımlarına koşması, onlara bakması da destek kapsamında değerlendirilmelidir.” YARGITAY 17. HD. 07.05.2019 T., 2016/13239 E., 2019/5626 K.

F-ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASINDA MANEVİ TAZMİNAT İSTENEBİLİR Mİ?

Trafik kazasında ölen kişinin yakınları manevi tazminat davası açabilir. Manevi tazminat ile zarara uğrayanda huzur duygusu uyandırma ve ruhi ıstırabın dindirilmesi amaçlanır. Manevi tazminat belirlenirken, zarar görenin ve zarara uğrayanın ekonomik ve sosyal durumu, paranın alım gücü, ölüm nedeniyle duyulan ıstırap gözetilir. Bu tazminatın, adalete uygun, manevi zararla orantılı ve caydırıcı olması gerekir. Dolayısıyla ölümlü trafik kazası tazminatı içerisinde manevi tazminat da vardır.

“(H)âkimin özel hâlleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O hâlde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut hâlde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır….

Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir (Hukuk Genel Kurulunun 28.05.2003 gün 2003/21-368-355; 23.06.2004 gün 2004/13-291-370 sayılı kararları). Hâkimin takdir ettiği manevi tazminat miktarı, adalete uygun, ölçülülük ilkesine ve manevi tazminatın amacına uygun, uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletecek, zarara uğrayanda manevi huzur doğuracak ve aynı zamanda caydırıcılık uyandıracak miktarda olmalıdır.” YARGITAY HGK. 07.03.2019 T., 2015/21-2228 E., 2019/256 K.

G-ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASI TAZMİNAT DAVASI AÇMA SÜRESİ

Ölümlü trafik kazası tazminat davası, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl içinde açılmalıdır. Zarar ve tazminat yükümlüsü iki yıl içinde öğrenilememişse bu davanın olaydan itibaren 10 yıl içinde açılması gerekir. Ancak tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü bir cezayı gerektiren fiilden doğmuşsa bu süre uzayacaktır. Dolayısıyla ölümlü trafik kazası tazminat talebi açısından kanun koyucu uzun bir süre öngörmüştür.

H-ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASI TAZMİNATI KİMDEN TALEP EDİLEBİLİR?

Maddi tazminat talepleri Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası teminat limitleri kapsamında sigorta şirketlerinden istenebilir. Dolayısıyla dava hakkı olan kişiler araç işletenine ve sürücüsüne gitmeden sigorta şirketlerinden bu tazminatı talep edebilirler. Manevi tazminat talepleri açısından ise kusurlu aracın İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası varsa bu tazminat yine aynı şekilde sigorta şirketlerinden talep edilebilir.

I-ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASI TAZMİNAT DAVASI NE KADAR SÜRER?

Ölümlü trafik kazası tazminatının sigorta şirketinden talep edilmesi durumunda Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde başvuru yapılabilir. Bu şekilde yapılacak başvurular mahkemeler nezdinde yapılacak başvurulara göre önemli ölçüde hızlı çözümlenmektedir.

İ-SONUÇ

Trafik kazası neticesinde desteğini kaybeden kişiler maddi ve manevi tazminat davası açarak haklarını sigorta şirketlerinden, sürücüden veya araç işletenden talep edebilecektir.

 

Benzer yazılar için bkz. https://www.hkavukatlik.com/son-yazilar/