BORÇLANMA ARACINDAN KAYNAKLANAN ALACAKLARA İTİRAZ

BORÇLANMA ARACINDAN KAYNAKLANAN ALACAKLARA İTİRAZ

Borçlanma aracından kaynaklanan alacaklara itiraz hususu borçlanma aracına ilişkin ödeme yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi üzerine borçlanma aracı sahipleri tarafından yapılacak icra takipleri neticesinde gündeme gelmektedir. Borçlanma aracından kaynaklanan alacaklara itiraz konusunun daha iyi anlaşılabilmesi içinse sırasıyla borçlanma aracının türlerine, hangi durumlarda bu araçlardan kaynaklanan alacaklar bakımından icra takibi yapılabileceğine, söz konusu icra takiplerine itiraz edilip edilemeyeceğine, itiraz edilirse bu itirazın kaldırılıp kaldırılamayacağına, itiraz kaldırılabiliyorsa bunun ne şekilde yapılabileceğine ve böyle bir imkân tanınmışsa bu imkânın tanınma amacına detaylı bir şekilde değinilmelidir.

BORÇLANMA ARACI TÜRLERİ

Borçlanma araçları, Borçlanma Araçları Tebliği (VII-128.8 Tebliği)’nde sınırlı olmayacak bir şekilde sayılmıştır. Nitekim VII-128.8 Tebliği md. 3/1-c’de, ihraççıların borçlu sıfatıyla düzenleyerek ihraç ettikleri tahvil, paya dönüştürülebilir tahvil, değiştirilebilir tahvil, bono, kıymetli maden bonosu ve VII-128.8 Tebliği md. 34 çerçevesinde niteliği itibariyle borçlanma aracı olduğu Sermaye Piyasası Kurulu (SPKr) tarafından kabul edilecek diğer sermaye piyasası araçlarının borçlanma aracı oldukları ifade edilmiştir.

BORÇLANMA ARACINDAN KAYNAKLANAN ALACAKLAR İÇİN İCRA TAKİBİ

Borçlanma araçlarından kaynaklanan alacaklar bakımından icra takibi yapılabilmesi için bu araçlardan kaynaklanan yükümlülüklerin (asıl alacak, faiz vb.) yerine getirilmemesi gerekmektedir. Bu durumda borçlanma aracı sahipleri farklı hukuki yollara başvurabilirler. Bunlardan birisi de borçlanma aracı sahipleri tarafından ihraççıya karşı ilamsız icra takibi başlatılmasıdır.

BORÇLANMA ARACINDAN KAYNAKLANAN ALACAKLAR İÇİN YAPILACAK İCRA TAKİBİNE İTİRAZ

Borçlanma aracından kaynaklanan alacaklara ilişkin hak sahipliği Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) kayıtlarından kesin olarak anlaşılabilmektedir. Buna rağmen ihraççılar borçlanma aracı sahipleri tarafından yapılacak icra takiplerine itiraz ederek alacakların tahsilini engellemek veya geciktirmek isteyebilirler. İhraççıların kötü niyetli olarak borçlanma araçlarından kaynaklanan alacaklara itiraz etmeleri ise borçlanma aracı sahiplerinin mağduriyetlerine sebep olabilmektedir.

BORÇLANMA ARACINDAN KAYNAKLANAN ALACAKLARA İTİRAZ EDİLİRSE BORÇLANMA ARACI SAHİPLERİ NE YAPABİLİRLER?

Kötü niyetli ihraççıların borçlanma aracından kaynaklanan alacaklara itiraz etmeleri neticesinde borçlanma aracı sahiplerinin mağdur olacaklarını ve sermaye piyasasının zarar göreceğini değerlendiren kanun koyucu bu durum ilişkin olarak çeşitli önlemler alınmıştır. Bunlardan birisi de Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun md. 27 kapsamında Sermaye Piyasası Kanunu (SPKn) md. 31’e eklenen dördüncü fıkradır.

SPKn md. 31/4’te, ihraççıların borçlanma araçlarına ilişkin ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemeleri nedeniyle, MKK tarafından düzenlenip hak sahiplerine verilen belgenin İİK md. 68/1’de belirtilen belgelerden sayılacağı ifade edilmiştir. MKK tarafından düzenlenip hak sahiplerine verilen belgenin İİK md. 68/1’de belirtilen belgelerden sayılması ise borçlanma aracı sahiplerine bu belgeye dayalı olarak altı ay içinde söz konusu itirazı kaldırabilme imkânı vermektedir. Dolayısıyla borçlanma aracından kaynaklanan alacaklara itiraz edilse de borçlanma aracı sahipleri MKK’dan aldıkları belgeyle beraber söz konusu itirazı kaldırabilirler ve icra takibine devam edebilirler.

BORÇLANMA ARACINDAN KAYNAKLANAN ALACAKLARA İTİRAZ DURUMUNDA BUNUN KOLAYCA KALDIRILABİLMESİ İMKANININ ÖNEMİ

SPKn’ya göre ihraç edilen ürünlerde ihraççılar temerrüde düştüklerinde alacağın tahsilatı konusunda sıkıntıların yaşandığı, dava ve icra takibi aşamalarında borcun varlığının ve geçerliliğinin ispatında güçlüklerin çekildiği ve borçlanma aracı sahiplerinin mağdur edildikleri açık bir gerçektedir. Alacağın tahsilatı sırasında yaşanan sıkıntılar ise kupon veya anapara ödemelerinin eksik veya geç tahsil edilmesine ya da hiç tahsil edilememesine sebebiyet vermekte, bu da yatırımcıların sektöre olan güvenlerini sarsmaktadır. Bu durumlara engel olunması amacıyla da SPKn md. 31/4 kabul edilmiştir.

Borçlanma aracından kaynaklanan alacaklara itiraz edilmesi durumunda bunun SPKn md. 31/4’e dayalı olarak kolayca kaldırılabilmesi, alacağın tahsilatı konusunda yaşanabilecek sorunların giderilmesini ve yatırımcıların sektöre olan güvenlerinin korunmasını sağlamaktadır. Böylece borçlanma aracı sahipleri MKK tarafından düzenlenip verilen belgeyle icra hukuk mahkemesine başvurarak icra takibine itirazı kesin olarak kaldırabilmektedirler. Sonuç itibariyle bu imkân sayesinde icra takibi ve dava aşamalarında borcun varlığının ve geçerliliğinin ispatı kolaylaşmakta ve borçlanma aracı sahiplerinin mağduriyeti önlenebilmektedir.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir