İŞ KAZASINDA İLLİYET BAĞI

İş Kazasında İlliyet Bağı Nasıl Kurulur?

A- İŞ KAZASI NEDİR?

İş kazasında illiyet bağı incelenmeden önce iş kazasının tanımının yapılmasında fayda vardır. Bu bakımdan iş kazası, işyerinde veya işin yürütümü sırasında meydana gelen ve sigortalıyı bedenen veya ruhen zarara uğratan olaylardır.

B- İŞVERENİN İŞÇİYİ KORUMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ

İş kazasında illiyet bağı incelenmeden önce değerlendirilmesi gereken ikinci konu işverenin işçiyi koruma yükümlülüğüdür. İşveren, işçiyi koruma yükümlülüğü bakımından işyerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almalıdır. Dolayısıyla, her türlü önlem alınarak gerekli araç ve gereçlerin noksansız bulundurulması gerekir.

İşveren, bilgisizlik ve yeni yöntemlerin izlenmesinin ve uygulanmasının özel uzmanlık gerektirdiği, benzer işyerlerinde bu önlemlerin alınmadığı iddiasıyla işçiyi koruma yükümlülüğünden kurtulamaz. İşverenin almak zorunda olduğu tedbirler bilim, teknik ve tecrübenin ulaştığı düzeye göre belirlenir. Dolayısıyla işveren, mevzuatta belirlenmeyen önlemleri de alarak riski en aza indirmelidir.

“6331 sayılı Kanunun 4. ve 5. maddeleri ile buna uygun olarak çıkarılan iş sağlığı ve güvenliği yönetmelikleri hükümleri işverenin sorumluluğunu objektifleştiren kriterler olarak değerlendirilmelidir. Bu sebeple mevzuatta yer alan teknik iş kurallarına uyulmaması işverenin kusurlu davranışı olarak kabul edilmelidir. Ancak işveren sadece anılan yazılı kurallara değil, yazılı olmayan ve teknolojinin gerekli kıldığı önlemlere aykırı davrandığında da kusurlu görülerek oluşan zararı karşılamalıdır.” (YARGITAY 10. HD. 2020/9056 E., 2021/14262 K., 16.11.2021 T.)

C- İŞ KAZASINDA İLLİYET BAĞI NEDİR?

İş kazasında illiyet bağı açısından, bir kazanın iş kazası olarak değerlendirilebilmesi için kaza ile sigortalının bedenen ve ruhen gördüğü zarar arasında uygun nedensellik bağı bulunmalıdır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu md. 13’te iş kazası sayılacak haller sayılmıştır. İş kazası için burada sayılan hallerin gerçekleşmesi, sigortalının bedensel ya da ruhsal olarak zarar görmesi ve meydana gelen kaza ile uğranılan zarar arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerekir.

“İş kazasının unsurları üzerinde de kısaca durmak gerekirse, şöyle sıralanabilir; kazaya uğrayan 5510 sayılı Kanun anlamında sigortalı sayılmalı; bu sigortalı bir kazaya uğramalı ve uğranılan kaza 5510 sayılı Kanunun yukarıda ayrıntısı açıklanan 13. maddesinde sayılan hal ve durumlardan birinde meydana gelmeli; sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan bir olay biçiminde gerçekleşmeli; bu olay ile sigortalının uğradığı zarar arasında uygun illiyet (nedensellik) bağı bulunmalıdır.” (YARGITAY 10. HD. 2021/7571 E., 2021/14457 K., 18.11.2021 T.)

D- İŞ KAZASI SAYILAN HALLER NELERDİR?

1- İŞ KAZASININ İŞ YERİNDE MEYDANA GELMESİ

4857 sayılı İş Kanunu md. 2’de işyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu olarak tanımlanmıştır.

İşyeri ayrıca 5510 sayılı Kanun md. 11’de sigortalı sayılanların maddî olan ve olmayan unsurlar ile birlikte işlerini yaptıkları yerler ile işyerinde üretilen mal veya verilen hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen işyerine bağlı yerler, dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro gibi diğer eklentiler ile araçlar şeklinde sayılmaktadır.

5510 sayılı Kanun md. 13/1-a kapsamında, sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olay iş kazası olarak ifade edilmiştir. Dolayısıyla, işverenin kusuru, zarar ve iş kazasında illiyet bağı kapsamında yapılacak değerlendirme neticesinde iş kazası hususunda karar verilir.

“Somut olayda; 09/08/2004 tarihli kaza olayının, davalıya ait hurda kağıtçılık üzerine faaliyette bulunan işyerinde, saat 20.30 sıralarında davalı şirket ortağının hurda kağıtla dolu kamyonetle işyerine girmek istediği esnada yüklenen kağıtların havaleli olmasından dolayı işyerinin giriş kapısının kirişine değmesi üzerine davacının kamyonetin üzerine çıkıp kağıt yükünü bastırmak isterken aracın geri kaçması nedeniyle yüksekten düşerek yaralanması şeklinde meydana geldiği anlaşılmaktadır. …dolayısıyla 09/08/2004 tarihli kaza olayının iş kazası olduğunun kabulü gerekir.” (YARGITAY 10. HD. 2020/5783 E., 2021/595 K., 21.01.2021 T.)

2- İŞ KAZASININ YÜRÜTÜLEN İŞLE İLGİLİ OLMASI

5510 sayılı Kanun md. 13/1-b kapsamında, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olay iş kazası olarak değerlendirilen ikinci haldir. Dolayısıyla, işverenin kusuru, zarar ve iş kazasında illiyet bağı kapsamında yapılacak değerlendirme neticesinde iş kazası hususunda karar verilir.

3- İŞ KAZASININ İŞYERİ DIŞINDA MEYDANA GELMESİ

5510 sayılı Kanun md. 13/1-c kapsamında, bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaylar iş kazası olarak değerlendirilen üçüncü haldir. Böylece, işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, işyeri dışına gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda gerçekleşen kazalar da iş kazası olarak değerlendirilir. Dolayısıyla, işverenin kusuru, zarar ve iş kazasında illiyet bağı kapsamında yapılacak değerlendirme neticesinde iş kazası hususunda karar verilir.

“Somut olayda, davacının davalı işverene ait Türkiyede bulunan işyerinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmiş olması, Rusyadaki fabrikada teknik incelemelerde bulunmak üzere gönderildiğinin işverence bildirilmesi karşısında davacının Rusyadaki işyerine geçici göreve gönderildiğinin ve davacıyı zararlandırıcı olayın 506 Sayılı Yasa kapsamında bir iş kazası olduğunun kabulü gerekir. Sosyal Güvenlik Kurumuna yönelik davanın kabulü ile olayın, 506 Sayılı Yasa’nın 11. maddesi kapsamında iş kazası olduğunun kabulü gerekirken, Sosyal Güvenlik Kurumuna yönelik davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olmuştur.” (YARGITAY 21. HD. 2008/19136 E., 2009/16145 K., 10.12.2009 T.)

4- İŞ KAZASININ ÇOÇUK EMZİRİLİRKEN MEYDANA GELMESİ DURUMUNDA

4857 sayılı İş Kanunu md. 74/7 kapsamında, kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verileceği ve bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağının işçi tarafından belirleneceği düzenlenmiştir. Bunun yanında, söz konusu sürenin günlük çalışma süresinden sayılacağı ifade edilmiştir.

5510 sayılı Kanun md. 13/1-d kapsamında, emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaylar iş kazası olarak değerlendirilen dördüncü haldir. İlgili düzenlemede, çocuğa süt vermek için ayrılan zamanlarda ifadeleri kullanıldığı için emzirmenin yapıldığı yer değil zaman esas alınır. Böylece, kadın işçinin süt iznini işyeri dışında kullanması ve kazanın bu sırada meydana gelmesi durumunda da iş kazasından söz edilir. Dolayısıyla, işverenin kusuru, zarar ve iş kazasında illiyet bağı kapsamında yapılacak değerlendirme neticesinde iş kazası hususunda karar verilir.

5- İŞ KAZASININ İŞ VERENİN TAHSİS ETTİĞİ ARAÇTA MEYDANA GELMESİ DURUMUNDA

5510 sayılı Kanun md. 13/1-e kapsamında, sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaylar iş kazası olarak değerlendirilen beşinci haldir. Örneğin, iş yerine gidip gelmesi için sigortalıya tahsis edilen araçta kazanın meydana gelmesi durumunda kaza iş kazası olarak değerlendirilir. Söz konusu otomobilin işverene ait olması ise gerekmez. Dolayısıyla, işverenin kusuru, zarar ve iş kazasında illiyet bağı kapsamında yapılacak değerlendirme neticesinde iş kazası hususunda karar verilir.

“Somut olayda, tır şoförü olan davacı murisinin 26.11.2009 tarihinde davalı işveren tarafından Ukrayna’ya sefere gönderildiği,11.12.2009 tarihinde Türkiye’ye giriş yaptığı, Adli Tıp Kurumu raporunda, H1N1 virüsünün kuluçka süresinin 1-4 gün arasında değiştiği, murisin 13.12.2009 tarihli hastaneye başvurusunda belirttiği şikayetlerin hastalığın başlangıç belirtileri olduğu taktirde hastalığın bulaşmasının bu tarihten 1-4 gün öncesinde gerçekleşmiş olacağının bildirildiği, buna göre davacı murisinin, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle Ukrayna’ya yapılan sefer sırasında bulaştığı yukarıda belirtilen rapor kapsamından anlaşılan H1N1 virüsüne bağlı olarak, daha sonra meydana gelen ölümünün iş kazası olarak kabul edilmesi gerektiği açıktır.” (YARGITAY 21. HD. 2018/5018 E., 2019/2931 K., 15.04.2019 T.)

“Somut olayda, trafik kazasına karışan aracın davalı işverene ait kamyon olması ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamından davacının, davalı işverenin talimatı ile diğer çalışanlar ile birlikte gönderildiği yerden şantiyeye geldiği sırada, işverenin hakimiyet alanı içerisinde iken kaza geçirdiğinin anlaşılması karşısında olayın iş kazası olduğunun kabulü gerekirken davanın reddine karar verilmiş olması hatalıdır.” (YARGITAY 21. HD. 2016/11001 E., 2017/4796 K., 05.06.2017 T.)

E- İLLİYET BAĞINI KESEN HALLER

Sigortalının gördüğü zarar ile işverenin kusurlu davranışı arasında illiyet bağını kesen hallerin bulunması durumunda kaza iş kazası olarak değerlendirilmaz. Dolayısıyla bu hususun mahkeme tarafından ayrıntılı bir şekilde incelenmesi ve gerekli araştırmanın yapılması gerekir.

“Somut olayda; sigortalının 02.11.2008 tarihinde iş kazası geçirdiği, aynı tarihte yüksekten düşme sonucu sağ kalça ağrısı nedeniyle tedaviye alındığı, 17.11.2008’de taburcu edildiği, 14.04.2009 tarihinde implant çıkarma operasyonunun yapıldığı, 17.04.2009 tarihinde sabah vizitesinde bulguların olumlu olmasına rağmen öğleden sonra vefat ettiği anlaşılmaktadır. Kurumun rücu alacağının doğması için işverenin kusurlu davranışıyla sonuç arasında uygun illiyet bağının kurulması gerekir. Davalı işveren, kaza ile ölüm olayı arasında illiyet bağının kesildiğini ileri surmuş, mahkemece davalı vekilinin savunması üzerinde durulmadan, kaza ile ölüm olayı arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığı araştırılmadan karar verilmiş olması isabetsiz bulunmuştur.” (YARGITAY 10. HD. 2012/24703 E., 2013/19088 K., 11.10.2013 T.)

F- İŞ KAZASININ ÜÇÜNCÜ BİR KİŞİNİN KUSURUYLA GERÇEKLEŞMESİ

İş kazası, üçüncü bir kişinin kusuruyla meydana gelirse ve bu konuda işverenin alabileceği herhangi bir önlem bulunmazsa bu da illiyet bağını keser. Bu durumda iş kazasında illiyet bağı bulunmadığı değerlendirilir ve kaza iş kazası olarak değerlendirilmez.

“Somut olaya gelince, karşı araç sürücü davalı M…’ın % 100 kusuru ile meydana gelen meydana gelen trafik iş kazasında davalı işveren İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği’nin alabileceği herhangi bir önlem bulunmayıp, üçüncü kişi konumunda olan davalı sürücü M…’ın eylemi ile davalı işverenin sorumluluğu bakımından illiyet bağının artık kesildiğinin anlaşılmasına göre, mahkemece bu davalı yönünden davanın reddi cihetine gitmek yerine hüküm altına alınan tazminatlardan sorumluluğuna karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.” (YARGITAY 21. HD. 2013/19318 E., 2014/2598 K., 18.02.2014 T.)

G- İNTİHAR DURUMUNDA İŞ KAZASI GERÇEKLEŞİR Mİ?

İşyerinde intihar olayı nedeniyle işverene doğrudan kusur verilemez. Meydana gelen iş kazası ile işverenin eylem ve davranışları arasında uygun illiyet bağı kurulmalıdır. Bu bakımdan, işverenin iş mevzuatı kapsamında almadığı tedbirler ve sorumluluğunun dayanakları alınacak kusur raporu ile açık bir şekilde ortaya konulmalıdır. Dolayısıyla intihar durumunda iş kazasında illiyet bağı hususunda ayrıntılı inceleme yapılmalıdır.

“Dava konusu olayda davacılar murisinin işyeri koşullarından kaynaklanan nedenlerle intihar ettiğinden bahisle işveren sorumlu bulunmuş ve istem hüküm altına alınmıştır. Oysa incelenen kusur raporunda işverenin iş mevzuatının öngördüğü hangi tedbirleri almadığı ve sorumluluğun dayanakları açık bir şekilde ortaya konmamıştır. Salt işyerinde intihar olayı nedeniyle işverene kusur verilemez. Meydana gelen iş kazası ile işverenin eylem ve davranışları arasında uygun neden sonuç bağının kurulması zorunludur. Bu durumda olaya özgü biçimde oluşturulacak uzman bilirkişilerce işverenin iş güvenliği ve işçi sağlığı mevzuatı açısından da olumlu olumsuz tüm davranışları değerlendirilerek yeniden bir rapor almak suretiyle sonuca gidilmesi gerekir.” (YARGITAY 21. HD. 2002/43 E., 2002/2483 K., 26.03.2002 T.)

H- KALP KRİZİ DURUMUNDA İŞ KAZASI GERÇEKLEŞİR Mİ?

Sigortalı, işyerinde çalışırken kalp krizi geçirir ve sonrasında bedenen arızaya uğrar veya ölürse kaza iş kazası olarak değerlendirilebilir. Her ne kadar konuya ilişkin farklı kararlar bulunsa da yapılacak ayrıntılı inceleme neticesinde iş kazasında illiyet bağı hususunda nedensellik bağını kesen durumların da bulunmadığına karar verilirse kaza iş kazası olarak değerlendirilir.

“Olayın, işkazası olarak kabul edilebilmesi için; olaya, maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanunun 4. maddesi anlamında sigortalı olması, olayın, 5510 sayılı Kanunun 13. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, olayın, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Taraflar arasında, sigortalının, kalp krizi geçirdiği tarihteki çalışmasının hizmet sözleşmesine dayalı olduğu, ölümle sonuçlanan olayın, kalp krizi sonrasında meydana geldiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Hukuk Genel Kurulunun 13.10.2004 tarih ve 2004/21-529 Esas, 2004/527 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; yasanın iş kazasını sigortalıyı zarara uğratan olay biçiminde nitelendirmiş olması illiyet (nedensellik) bağını iş kazasının bir unsuru olarak ele almayı gerektirmiştir. Ne var ki, burada aranan uygun illiyet (nedensellik) bağı olup, bu da yasanın aradığı hal ve durumlardan herhangi birinde gerçekleşme olgusu ile sonucun birbiriyle örtüşmesi olarak anlaşılmalı, yasada olmadığı halde, herhangi başkaca kısıtlayıcı bir koşulun varlığı aranmamalıdır. Kısacası; anılan yasal düzenleme, sosyal güvenlik hukuku ilkeleri içinde değerlendirilmeli; maddede yer alan herhangi bir hale uygunluk varsa zararlandırıcı sigorta olayının kaynağının işçi olup olmaması ya da ortaya çıkmasındaki diğer etkenlerin değerlendirilmesinde dar bir yoruma gidilmemelidir. Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında, somut olayda, sigortalının, işyerinde çalışırken geçirdiği kalp krizi sonrasında, bedence arızaya uğradığı ve öldüğü hususu gözetildiğinde, olayın iş kazası olduğunun kabulü gerekir.” (YARGITAY 10. HD. 2013/3429 E., 2013/26001 K., 27.12.2013 T.)

İ- SGK İŞ KAZASI DEĞERLENDİRMESİNİN İŞVEREN AÇISINDAN YANSIMASI

SGK tarafından olayın iş kazası olarak kabul edilmesi işveren yönünden de olayın iş kazası olarak kabul edildiği anlamına gelmez. Bu bakımdan işveren açısından, mevzuat kapsamında aranan şartların bulunup bulunmadığı araştırılarak ayrı bir değerlendirme yapılmalıdır.

“İş kazasının tespiti istemine ilişkin bu tür davalar 5510 sayılı Yasa’nın 13.maddesinden kaynaklanmaktadır. Anılan maddeye göre iş kazası; a) sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla, c) sigortalının, işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) sigortalıların işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında sigortalıyı hemen veya daha sonra bedence veya ruhça arızaya uğratan olaylardır. Zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası sayılması için, 1) sigorta olayına maruz kalan kişinin sigortalı olması, 2) sigorta olayının maddede sayılı sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, sigorta olayının, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunlu olup iş kazası tespiti davaları bakımından özel olarak belirlenmiş bir ispat yöntemi de yoktur. Bu davaların her türlü delille ispatı mümkündür. Olayın iş kazası sayılması gerektiğinin tespitine ilişkin davanın asıl amacı, 5510 sayılı Yasa gereğince hak sahiplerine iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanmasının teminine yöneliktir. Diğer yandan bir sosyal sigorta olayının iş kazası sayılıp sayılmaması işverenin dahi hak alanını ilgilendirir. Zira işveren kusurlu ve de olayda iş kazası ise, kurum bağladığı gelirin peşin değerini işverenden isteyebilecektir. Somut olayda, yargılama aşamasında Kurum tarafından söz konusu olayın iş kazası olarak kabul edilmesi diğer davalı işveren yönünden de olayın iş kazası olarak kabul edildiği anlamına gelmemektedir.” (YARGITAY 21. HD. 2018/3830 E., 2019/2958 K., 15.04.2019 T.)

J- GENEL BİLGİ

1- İŞ KAZASINDA KUSUR

İş kazasında kusur hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

2- İŞ KAZASINDA İLLİYET BAĞININ KESİLMESİ

İş kazasında illiyet bağının kesilmesi hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

3- İŞ KAZASINDA ASLİ KUSUR

İş kazasında asli kusur hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

4- İŞ KAZASINDA NEDENSELLİK BAĞI

İş kazasında nedensellik bağı hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

5- İŞ KAZASI CEZASI

İş kazası cezası hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

6- İŞ KAZASINDA İŞÇİ ASLİ KUSURLU İSE

İş kazasında işçi asli kusurlu ise hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

7- İŞ KAZASINDA ASLİ KUSUR VE KARŞILIKLARI

İş kazasında asli kusur ve karşılıkları hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

8- İŞ KAZASINDA TALİ KUSUR

İş kazasında tali kusur hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

9- İŞ KAZASINDA İŞVERENİN KUSURU

İş kazasında işverenin kusuru hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

10- İŞ KAZASINDA ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN AĞIR KUSURU

İş kazasında üçüncü kişinin ağır kusuru hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

 

Trafik kazası tespit tutanağı hk. https://www.hkavukatlik.com/trafik-kazasi-tespit-tutanagi/

Trafik kazasında cenaze giderleri hk. https://www.hkavukatlik.com/trafik-kazasinda-cenaze-giderleri/

Trafik kazasında hatır taşıması hk. https://www.hkavukatlik.com/trafik-kazasinda-hatir-tasimasi/

Trafik kazasında müterafik kusur hk. https://www.hkavukatlik.com/trafik-kazasinda-muterafik-kusur/

 

 

Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Gör