MENŞE ADI KULLANIMI

Menşe Adı Kullanımı Davası Avukatı

MENŞE ADI KULLANIMI HUSUSUNDA AVRUPA BİRLİĞİ ADALET DİVANININ (C-469/00, Ravil Sarl v Bellon Import Sarl and Biraghi SpA) KARARININ İNCELEMESİ

Menşe adı kullanımı hususunda Ravil firması ile Bellon ve Biraghi firmaları arasındaki uyuşmazlıkta Fransa Temyiz Mahkemesi, Avrupa Topluluğu Sözleşmesi (AT) md. 29’un yorumuna ilişkin ön karar için Avrupa Birliği Adalet Divanı’na (ABAD) başvurmuş ve aşağıda özetlenecek karar verilmiştir.

Uyuşmazlık, Fransa’da kurulu Ravil firması ile İtalya’da kurulu ‘Grana Padano’ peyniri üreticisi Biraghi ve peynirin Fransa’daki ithalatçısı ve dağıtıcısı olarak faaliyette bulunan Bellon arasındadır. (‘Grana Padano’ menşe adı, menşei belirleme niteliğini haiz bütün bir peynirin, üretim alanında rendelenmesini, organik özellikleri korunacak şekilde hiçbir madde eklenmeden derhal paketlenmesini ve muhafazasını içerir. Bu menşe adı, 2081/92 sayılı Avrupa Birliği Tüzüğü’ne istinaden 1996 yılında sicile menşe adı olarak tescil edilmiştir). Ravil firması, Fransa’da rendelenmiş ve paketlenmiş ‘Grana Padano’ peynirini ‘Grana Padano râpé frais’ adı altında Fransa’da pazarlamaktadır. Bellon ve Biraghi firmaları ise Fransa ile İtalya arasında yapılan ikili sözleşme (İtalya ve Fransa, 1964 yılında Grana Padano Peyniri de dahil olmak üzere iki ülkede korunan menşe adı ve coğrafi işaretlerin diğer ülkede de korunması için ikili sözleşme imzalamışlardır) ve ‘Grana Padano’ peynirinin, üretildiği ülkede rendelenmesi ve paketlenmesi gerektiğini düzenleyen 1991 tarihli İtalyan Kanunu’na dayanarak, peynirlerin Ravil tarafından pazarlanmasının durdurulması ve uğradıkları zararların tazmini talebiyle Marsilya Ticaret Mahkemesi’nde dava açmışlardır.

Marsilya Ticaret Mahkemesi, yapılan başvuruyu kabul etmiş ve Ravil’in “Grana Padano râpé frais” menşe adı altında peynirleri pazarlamasını yasaklayarak 1992 yılından sonra yapılan ticari faaliyetler sebebiyle tazminat ödenmesine karar vermiştir. Ravil’in kararı üst derece mahkemeye götürmesi neticesinde mahkeme, ticari faaliyetlerini mevzuata uygun şekilde yürüten rakiplerine göre maliyetlerini düşürmek ve rakiplerinden pazar kazanmak amacıyla yapılan bu faaliyetlerin haksız rekabet olduğunu değerlendirmiş ve ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır. Ravil’in kararı bir üst mahkemeye götürmesi üzerine, uyuşmazlığın çözümünün AT md. 29’un yorumuna bağlı olduğuna karar verilerek ABAD’dan ön yorum talebinde bulunulmuştur. Bu kapsamda ABAD’dan, miktar kısıtlaması ve eş etkili önlemleri yasaklayan AT md. 29’un menşe adının kullanılmasını kısıtlayan ulusal mevzuatın uygulanmasını önleyip önlemediği ve rendeleme ve paketleme işlemlerinin üretim bölgesinde yapılmasının ürünün özelliklerinin korunması açısından gerekli olup olmadığı sorulmuştur.

ABAD tarafından konu, 1107/96 sayılı Konsey Tüzüğü öncesi ve sonrası dönem olarak ikiye ayrılarak incelenmiştir. İlk olarak, 1107/96 sayılı Konsey Tüzüğü’nün yürürlüğe girmesinden önceki dönem incelenmiştir. Bu kapsamda, iki üye devlet arasında yapılan sözleşmenin, malların serbest dolaşımına ilişkin kurallara aykırı olup olmadığı, miktar kısıtlaması ve eş etkili önlem olup olmadığı, eğer öyleyse sınai mülkiyet haklarının kalitesi, ünü ve özelliklerinin koruması açısından haklı olup olamayacağı incelenmiştir.

ABAD, ‘Grana Padano’ menşe adını taşıyan ürünlerin üretim bölgesinde rendelenmesi ve paketlenmesi koşulunu arayan ikili sözleşmeyi, ihracatta kısıtlama ve ticarette uygulama farklılıkları oluşturacağı için AT md. 29 anlamında miktar kısıtlaması ve eş etkili önlem olarak değerlendirmiştir. Bununla birlikte, ürünün üretim bölgesinde rendelenmesi ve paketlenmesi şartının, ürünün niteliğinin, orijinalliğinin ve özelliğinin korunması açısından haklı görülebileceği belirtilmiştir. Nitekim, üretim bölgesi dışında yapılan kontroller, üretim bölgesinde uzmanlarca yapılan sistematik kontrollere göre yetersiz kalacaktır. Etkin bir şekilde uygulanamayan kontroller ise ürünün kalitesinin ve orijinalliğinin zarar görmesine sebep olacaktır. Bu kapsamda, rendeleme ve paketleme faaliyetlerinin üretim bölgesinde yapılması, menşe adının daha iyi bir şekilde korunmasını sağlayarak sulanmasını engelleyeceği için Fransa ve İtalya arasında yapılan sözleşme haklı olarak değerlendirilmiştir. Dolayısıyla, 1107/96 sayılı Konsey Tüzüğü’nün yürürlüğe girmesinden önceki dönemle ilgili olarak, menşe adının itibarını, kalitesini ve özelliklerini korumak ve ürünün orijinalliğini garanti etmek adına AT md. 29’un, iki üye devlet arasında akdedilen sözleşmeyi engellemeyecek şekilde yorumlanması gerektiği belirtilmiştir.

İkinci olarak ise 1107/96 sayılı Konsey Tüzüğü’nün yürürlüğe girmesinden sonraki dönem incelenmiştir. ABAD, bu döneme ilişkin 4 temel soruya cevap bulmaya çalışmıştır. Bu kapsamda sorular, 2081/92 sayılı Avrupa Birliği Tüzüğü’nün, rendeleme ve paketlenme işlemlerinin üretim bölgesinde yapılması şartıyla menşe adının kullanılabilmesi şartını engelleyip engellemediği, engellemiyorsa bu şartın AT md. 29’a uygun olup olmadığı, eğer uygun değilse bu şartın haklı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve işletmeler bilgilendirilmediği takdirde bu koşula dayanılıp dayanılamayacağı şeklinde sıralanabilir.

İlk olarak ABAD, 2081/92 sayılı Avrupa Birliği Tüzüğü’nün, ürünün üretim bölgesinde rendelenmesi ve paketlenmesi şartıyla menşe adının kullanılabilmesi şartını engellemediğine karar vermiştir. Zira, 2081/92 sayılı Avrupa Birliği Tüzüğü, menşe adının kullanılabilmesi için uyulması gereken yükümlülüklerin kapsamını ve menşe adı tescilinin üçüncü kişilerin kullanımlarına karşı hak sahiplerine sağladığı korumanın kapsamını belirler. ABAD, bu iki hususu değerlendirerek ürünün rendelenmesi ve paketlenmesi gibi işlemler için özel teknik kuralların konulabileceğine karar vermiştir. Bu sebeple 2081/92 sayılı Avrupa Birliği Tüzüğü, menşe adının korunması için öngörülen koşulları engellemeyecek şekilde yorumlanmıştır.

‘Grana Padano’ menşe adı için ürünün üretim bölgesinde rendelenmesi ve paketlenmesi şartının, miktar kısıtlaması ve eş etkili önlem oluşturup oluşturmadığı hususunda ise 1107/96 sayılı Konsey Tüzüğü, rendeleme ve paketleme işlemlerinin üretim bölgesinde yapılması şartıyla “Grana Padano” menşe adının kullanılmasına izin vermiştir. Dolayısıyla, üretim bölgesinde gerçekleştirilecek bu işlemler AT md. 29 anlamında miktar kısıtlaması ve eş etkili önlem teşkil eder.

ABAD, ürünün üretim bölgesinde rendelenmesi ve paketlenmesi şartını, menşe adının korunması açısından AT md. 30 gereğince haklı olduğu değerlendirmiştir. Bunun yanında 2081/92 sayılı Avrupa Birliği Tüzüğü, üye devlet menşe adlarının korumadan yararlanabilmesi için topluluk düzeyinde tescil edilmesini ve ticaretle uğraşanlara ve tüketicilere bilgi sağlayan bir sicile tescil edilmesi gerektiğini düzenler. Bu kapsamda, menşe adının kullanılabilmesi için ürünün üretim bölgesinde rendelenmesi ve paketlenmesi şartına yalnızca şartnamede bu yönde bir koşul varsa ve ilgililer kendilerine yüklenen yükümlülüklerin kapsamını tam olarak biliyorlarsa dayanılabilir. Dolayısıyla, 1107/96 sayılı Konsey Tüzüğü yürürlüğe girdikten sonraki dönem için Grana Padano menşe adının kullanılabilmesi için peynirin üretim bölgesinde rendelenmesi ve paketlenmesi şartına, yeterli tanıtım ile ekonomik işletmelerin bilgisine sunulmadığı için dayanılamayacağına karar verilmiştir.

Sonuç olarak, ön yorum kararı için başvurulan ABAD’ın değerlendirmesi aşağıdaki gibidir;

  • ‘Grana Padano’ menşe adının kullanılabilmesi için ürünün üretim bölgesinde rendelenmesi ve paketlenmesi şartının, şartnamede belirtilmesi koşuluyla 2081/92 sayılı Avrupa Birliği Tüzüğü gereğince aranabileceği,
  • ‘Grana Padano’ menşe adının kullanılabilmesi için ürünün üretim bölgesinde rendelenmesi ve paketlenmesi şartının AT md. 29 anlamında miktar kısıtlaması ve eş etkili önlem teşkil edeceği ancak AT md. 30 bağlamında haklı kabul edilebileceği,
  • ‘Grana Padano’ menşe adının kullanılması için rendeleme ve paketleme işlemlerinin üretim bölgesinde yapılması şartına, bu şart iktisadi işletmecilerin bilgisine sunulmadığından topluluk mevzuatı bağlamında dayanılamayacağı,
  • Bununla birlikte, 1107/96 sayılı Konsey Tüzüğü’nün yürürlüğe girmesinden önceki dönem için ise iktisadi işletmelerin bilgisine sunulmamış olsa da ikili sözleşmede düzenleniyorsa, rendeleme ve paketleme işlemlerinin üretim bölgesinde yapılması şartının aranabileceğine karar verilmiştir.

Menşe adı kullanımı hususunda bkz. https://www.seckin.com.tr/kitap/566663435

Menşe adı kullanımı hususunda bkz. https://www.seckin.com.tr/kitap/415958255

Menşe adı kullanımı hususunda bkz. https://www.seckin.com.tr/kitap/992726996

Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Gör