FİNANSAL KİRALAMA (LEASING)

Finansal Kiralama (Leasing) Davası Avukatı

1-FİNANSAL KİRALAMA (LEASING)

Finansal Kiralama (Leasing), mülkiyeti finansal kiralama şirketinde bulunan bir yatırım malının kullanım hakkının kira bedelleri karşılığında kiracıya verilmesi, mülkiyetinin ise sözleşmede belirlenen süre sonunda kiracıya geçmesini sağlayan finansman yöntemidir.

Finansal Kiralama (Leasing), kiracı tarafından ihtiyaç duyulan, teknik özellikleri uygun görülerek beğenilen makine, ekipman veya diğer malların, Finansal Kiralama (Leasing) şirketi tarafından üçüncü kişilerden satın alınarak kiracıya teslim edilmesini sağlar.

Finansal Kiralama (Leasing)’nın diğer ayni veya nakdi kredi sözleşmelerine göre çeşitli avantajları bulunmaktadır. İşletmeler, yatırım mallarını satın almak yerine kiralayarak işletme sermayelerini farklı ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanabilmekte, böylece verimlilik ve karlılıklarını artırmaya çalışmaktadırlar.

Yirminci yüzyılın başlarında ABD’de yatırım ve finansman sağlamak amacıyla ortaya çıkan Finansal Kiralama (Leasing), 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu ile Türk Hukuku’na girmiştir. Daha sonra Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu (6361 sayılı Kanun) yürürlüğe girmiş ve konuya ilişkin temel düzenlemeyi oluşturmuştur.

2-FİNANSAL KİRALAMA (LEASING) SÖZLEŞMESİ

Finansal Kiralama (Leasing) sözleşmesinin konusunu, taşınır veya taşınmaz mallar oluşturur. Uygulamada en sık karşılaşılanlar ise iş makinaları ve CNC tezgâhlar gibi fabrikalarda kullanılan imalat makinaları, tıbbi cihazlar ve ağır ticari araçlardır. 6361 sayılı Kanun ile bilgisayar yazılımlarının çoğaltılmış nüshaları dışındaki fikri ve sınai haklar sözleşmenin konusunu oluşturamamaktadır. Sözleşmenin konusunu oluşturan mallar sınırlı sayıda olmadığı için her türlü menkul veya gayrimenkul Finansal Kiralama (Leasing) sözleşmesinin konusunu oluşturabilir.

Finansal Kiralama (Leasing) sözleşmesi, 6361 sayılı Kanun’dan önce noterde düzenleme şeklinde hazırlanmaktaydı. 6361 sayılı Kanun ile bu sözleşmeler, Finansal Kurumlar Birliği nezdinde hazırlanıp onaylanmaktadır. Sözleşme, yazılı şekilde yapılmaktadır. Taşınmaz mallara ilişkin sözleşmeler, taşınmazın bulunduğu tapu kütüğünün şerhler hanesine, kendilerine mahsus özel sicili bulunan taşınır mallara ilişkin sözleşmeler ise bu malların kayıtlı oldukları sicile şerh ve tescil edilmektedirler.

Uygulamada finansal kiralama şirketleri sözleşmenin kurulması esnasında, projenin büyüklüğü, kiracının ekonomik durumu ve iş kolunda yaşanan gelişmeleri göz önünde bulundurarak kiracıdan bazı teminatlar talep etmektedirler. Bu teminatlar genel olarak, şahıs veya şirket kefaletleri, ipotek veya araç rehinleri, kiracıya ait farklı ekipmanların rehni veya nakit blokajları şeklinde olabilmektedir. Kiracının sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ifa etmemesi durumunda söz konusu teminatlar paraya çevrilebilmektedir. Dolayısıyla kiracının, kiralananı özenle ve amacına uygun kullanma, kiralananın her türlü bakımını yaptırma ve onu koruma, kiralananın bakım ve onarım masraflarına katlanma, kiralananın sigorta primlerini ödeme, kiralananın zilyetliğini başkasına devretmeme ve kira bedellerini ödeme yükümlülüklerini ihlal etmesi durumunda teminatlar paraya çevrilebilecektir.

3-FİNANSAL KİRALAMA (LEASING) SÖZLEŞMELERİNİN SONA ERMESİ

Finansal Kiralama (Leasing) sözleşmesinin hangi durum ve koşullar altında sona ereceği sözleşmede belirlenebilir. Bunun yanında 6361 sayılı Kanuna göre kiracının iflası, ölümü veya fiil ehliyetini kaybetmesi durumunda da sözleşmenin sona ereceği düzenlenmiştir.

Finansal Kiralama (Leasing) sözleşmesi, kira sözleşmesi süresinin sona erdiğinde de sona erecektir. Bunun yanında, kiracının kira bedellerini ödemede temerrüde düşmesi durumunda da sözleşme sona erecektir. Nitekim 6361 sayılı Kanuna göre kiracının bir yıl içerisinde üç kira bedelini veya arka arkaya iki kira bedelini süresinde ödememesi fesih sebebi olarak sayılmıştır. Bu durumda finansal kiralama şirketi, kiracıya ihtar çekerek 60 günlük sürede ödeme yapmasını aksi halde sözleşmenin feshedilmiş sayılacağını bildirir. Kiracı, 60 günlük sürede ödeme yapmazsa kiraladığı ekipmanı ilave üç gün içinde finansal kiralama şirketine iade etmelidir.

4-FİNANSAL KİRALAMA (LEASING) SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN UYUŞMAZLIKLAR

Uygulamada en sık karşılaşılan uyuşmazlık, kiracının kira bedellerini ödemede temerrüde düşmesidir. Temerrüt nedeniyle sözleşmenin feshedilmesi sonrasında finansal kiralama şirketleri, müşterilerini kanuni takip birimlerine devretmekte ve kiracı aleyhine hukuki süreç başlatılmaktadır.

Sözleşmenin temerrüt nedeniyle feshedilmesi halinde, ödenmemiş kira bedelleri, temerrüt faizi, ihtarname masrafları, sigorta bedeli gibi alacak kalemlerinin tahsili amacıyla öncelikle icra takibi başlatılmaktadır. Finansal Kiralama (Leasing) sözleşmelerinde yer alan hükümler gereği feshin sonucu olarak, ödeme planı çerçevesinde belirlenen ve henüz ödenmemiş tüm kira bedelleri muaccel hale gelmektedir. Bu durum, sözleşme konusu malın zilyetliği kiracıda bulunduğu için finansal kiralama şirketinin üstlendiği riski dengelese de kiracının yüksek miktarda borç ile karşı karşıya kalmasına sebep olmaktadır. Bunun yanında, sözleşmelerin döviz üzerinden düzenlenmesi ve yüksek faiz oranları da bu sonuçta etkili olmaktadır.

Sözleşmenin feshi sonrasında sözleşmeye konu ekipmanın ihtarname ile verilen sürede finansal kiralama şirketine iade edilmemesi durumunda kiracı aleyhine ekipmanın iade alınmasına yönelik dava açılabilecektir. Zira ekipmanın mülkiyetinin finansal kiralama şirketine ait olduğu ve kira bedellerinin ödenmemesi göz önüne alındığında, finansal kiralama şirketleri öncelikli olarak ekipmanları teslim ve iade almak istemektedirler. Bu amaçla öncelikle ihtiyati tedbir talep edilerek ekipman iade alınmakta ve kiracının zilyetliği sona erdirilmektedir. Daha sonra, ihtiyati tedbire başvuran finansal kiralama şirketi iki hafta içerisinde esas hakkında dava açmalıdır. Bu dava, finansal kiralama şirketinin sözleşmeyi feshinin haklı olup olmadığının ve malın iadesi koşullarının oluşup oluşmadığının denetlendiği Ticari Satıma Konu Malın İadesi konulu davadır.

Finansal Kiralama (Leasing) sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar temerrüt nedeniyle sözleşmenin feshiyle sınırlı değildir. Bunun yanında ayıptan sorumluluk veya sözleşmenin uyarlanması gibi uyuşmazlık konuları ile karşılaşılmaktadır.

Sözleşme konusu ekipmanın süresinde iade edilmemiş olması durumunda, ekipmanın finansal kiralama şirketi uhdesine alınması için sözleşme konusu malın yerinin tespiti önem arz etmektedir. Sözleşme konusu ekipmanlar, genellikle taşınır olmaları sebebiyle iyi niyetli olmayan borçlular tarafından kolaylıkla kaçırılabilmektedirler. Bu nedenle hızlı bir yer tespiti ve akabinde ihtiyati tedbir ile ekipmanın güvenli bir depoya çekilmesi gerekmektedir.

6361 sayılı Kanun, söz konusu ekipmanların, genel haciz yolunda uygulanan muhafaza işlemlerinde olduğu gibi yediemin depolarına konulması yerine, finansal kiralama şirketlerince kendi uhdelerinde bulundurmalarına cevaz vermektedir.

6361 sayılı Kanun, dava sırasında ekipman değerinin bağımsız eksperler tarafından hazırlanacak bir rapor ile tespiti sonucunda finansal kiralama şirketinin bu değerde bir teminat mektubu sunması durumunda dava konusu üzerinde tasarruf edebilmesine imkan tanımıştır. Böylece finansal kiralama şirketine, iade aldığı ekipmanı satabilme ve kiracının borcuna mahsup edebilme hakkı tanınmıştır. Dolayısıyla, yargılama henüz tamamlanmamış olsa da finansal kiralama şirketinin elinde bulunan ekipman özel bir usulle satılabilmekte ve satış tutarı kiracının borcundan düşülebilmektedir.

Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Gör