,

MARKA HUKUKUNDA İPTAL KARARININ ETKİLERİ

MARKA HUKUKUNDA İPTAL KARARI

A-Genel Olarak

Marka hukukunda iptal kararının etkileri incelenmeden önce markanın iptaline sebebiyet verecek durumlar incelenmelidir. Bu durumlar Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) md. 27/1’de sayılmıştır. İlgili düzenlemede, markanın, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından ciddi biçimde kullanılmaması ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilmesinin iptale sebep olacağı düzenlenmiştir. Bunun yanında, marka sahibinin fiilleri veya gerekli önlemleri almaması sonucu markanın, tescilli olduğu mal veya hizmetler için yaygın bir ad hâline gelmesi de bir başka iptal sebebi olarak sayılmıştır. Bir diğer iptal sebebi olarak ise marka sahibi tarafından veya marka sahibinin izniyle gerçekleştirilen kullanım sonucunda markanın, tescilli olduğu mal veya hizmetlerin özellikle niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı konusunda halkı yanıltması gösterilmiştir. Son olarak, ortak marka veya garanti markasının teknik şartnameye aykırı bir şekilde kullanımının da markanın iptaline sebep olacağı ifade edilmiştir.

İlgili iptal sebeplerinden de anlaşılacağı üzere sonradan ortaya çıkan sebeplerle markanın iptali talep edilebilmektedir. Bir başka ifade ile tescilden önce ortaya çıkan sebeplere dayalı olarak markanın iptali istenememektedir (SULUK, Cahit/KARASU, Rauf/ NAL, Temel: Fikri Mülkiyet Hukuku, 4. Baskı, Ankara 2020, s. 218).

B-İptal Talebi, Taraflar ve Görevli Makam

Markanın iptali talebi, ilgili kişiler tarafından talep tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı ileri sürülür (SMK md. 26/2-3). İptal incelemesi sırasında hak sahibinin değişmesi hâlinde, sicilde hak sahibi olarak görünen kişiye karşı işlemlere devam edilir (SMK md. 26/6).

Markanın iptali, markanın hükümsüzlüğü taleplerinden farklı olarak mahkemeden değil TÜRKPATENT’ten talep edilir (SMK md. 26/2). Ancak, SMK md. 192/1-a gereğince TÜRKPATENT’in iptal yetkisi, SMK’nın yayımı tarihinden itibaren yedi yıl sonra yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar ise iptal yetkisi, SMK md. 26’da öngörülen usul ve esaslara göre mahkemeler tarafından kullanılacaktır (SMK Geçici md. 4/1).

Markanın iptal talepleri, iptali istenen markanın sahibine tebliğ edilir. Marka sahibi bir ay içinde talebe ilişkin delillerini ve cevaplarını TÜRKPATENT’e sunar. Bir aylık süre içinde talep edilmesi hâlinde bir aya kadar ek süre verilir. Gerekli görüldüğü takdirde marka sahibinden ek bilgi ve belge sunması da istenebilir. TÜRKPATENT, iddia ve savunmalar ile sunulan deliller çerçevesinde dosya üzerinden kararını verir (SMK md. 26/7).

TÜRKPATENT’in iptal talebine ilişkin vermiş olduğu kararlara karşı yargı yolu açıktır. Dolayısıyla, iptale ilişkin nihai kararlar mahkeme tarafından verilir.

C-İptal Kararının Etkileri

1-Genel Olarak

İptal kararlarının, hükümsüzlük kararlarından en önemli farkı, ileriye etkili sonuç doğurmasıdır. Nitekim SMK md. 27/2’de iptal kararının, iptal talebinin TÜRKPATENT’e sunulduğu tarihten itibaren sonuç doğuracağı ifade edilmiştir.

Markanın iptali kararı ileriye etkili olarak sonuç doğursa da SMK md. 27/2’nin devamında, iptal hâllerinin daha önceki bir tarihte doğmuş olması hâlinde bu tarihten itibaren etkili olacak şekilde iptal kararı verilebileceği ifade edilmiştir. Bu düzenlemeden, iptal kararının geçmişe dönük de etki doğurabileceği çıkarılmaktadır. Bunun için markanın iptalini talep edenin, kararın geçmişe dönük etki etmesini talep etmesi gerekir.

“556 sayılı KHK’nın 14. maddesine dayalı kullanmama sebebiyle markanın iptaline karar verilmesi halinde, kural olarak iptal kararı dava tarihinden ileriye doğru etkili hüküm ve sonuç doğurur. Ancak, iptal isteminde bulunan kişinin hukuki yararının bulunduğu ve 5 yıl süreyle kullanmama nedeniyle markanın iptali koşullarının daha önceki bir tarihte gerçekleştiğinin belirlenebildiği hallerde mahkemece iptal kararının dava tarihinden de önceki bir tarihten itibaren ileriye doğru etkili sonuç doğurmasına karar verilebilir.” Y. 11. HD. 03.03.2015 T., 2014/12971 E., 2015/2877 K.

Geçmişe etkili iptal kararının talep edilebilmesi için iptal sebebinin daha önceki bir tarihte doğmuş olması gerekir. Nitekim marka, kullanım sonucunda tescilli olduğu mal ve hizmetlerin özellikleri, niteliği, kalitesi ve coğrafi kaynağı konusunda talep tarihinden önce halkı yanıltmaya başlamışsa bu tarihten itibaren etkili iptal kararı talep edilebilir.

Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markalar açısından da aynı etki ortaya çıkabilir. Bu durumda iptal kararı, beş yılın bitiminde itibaren etki gösterecektir.

Somut uyuşmazlıkta, davalı-karşı davacı vekili hükümsüzlüğü istenen dava konusu 2001/23967 sayılı markanın 2004 yılından sonra hiç kullanılmadığını ve asıl davanın davacısının kendisine karşı bu marka korumasına dayanamayacağını iddia etmiş ve bu husus mahkemece de benimsenmiş olduğuna göre, karşı davada 556 Sayılı KHK’nin 14 ve 42/l-(c) bendi uyarınca markanın hükümsüzlük nedenini oluşturan 5 yıllık sürenin başlangıcı olan 2004 yılından itibaren; karşı davalının tecavüz oluşturduğu iddia edilen “…” markasının kullanılması eylemine son verilmesi hakkında davalıya gönderilen 19.10.2010 tarihli ihtarname tarihini de kapsayacak şekilde asıl davanın açıldığı 12.01.2011 tarihine kadar 5 yıllık kullanmama süresinin dolduğu ve bu tarihler arasında markanın kullanıldığının kanıtlanmadığı da anlaşıldığından; karşı davada verilen hükümsüzlük kararının geçmişe etkisinin eylem tarihlerini ve asıl dava tarihini de kapsadığının kabulünde bir isabetsizlik olmayacağı…” Y.11. HD. 01.03.2013 T., 2012/1496 E., 2013/3805 K.

Öğretide, markanın yaygın bir ad hâlini alması durumunda, mahkemeler tarafından iptal kararının geriye dönük etkisi hususunda farklı bir değerlendirme yapılması gerektiği ileri sürülmektedir. Bu kapsamda, markanın jenerik hale geldiği tarihin belirlenmesi güç olduğundan iptal kararının geriye dönük etkisinin ortaya çıkmayacağı savunulmaktadır (ARAS, Meltem: Markanın İptali ve İptal Halleri, Ankara 2019, s. 71).

2-Kesinleşmiş ve Uygulanmış Kararlar

SMK md. 27/2’de, iptal hâllerinin daha önceki bir tarihte doğmuş olması hâlinde geçmişe dönük iptal kararı verilebileceği ifade edilse de bu kuralın istisnalarına SMK md. 27/3-a ve b bentlerinde yer verilmiştir. Bu durumlarda, markanın iptali geçmişe dönük etki etmez.

Markanın iptali kararından önce, markanın sağladığı haklara tecavüz nedeniyle açılan davada verilen kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar iptal kararından etkilenmez (SMK md. 27/3-a). Dolayısıyla, tescilli markaya tecavüz sebebiyle açılan dava kesinleşmiş ve uygulanmışsa, söz konusu marka geçmişe etkili şekilde iptal edilmiş olsa da kesinleşmiş ve uygulanmış karar etkilenmez.

İptal hâllerinin daha önceki bir tarihte doğmuş olması hâlinde talep üzerine bu tarihten itibaren etkili olacağına ilişkin istisnanın hangi durumlarda uygulanmayacağı ise SMK md. 27/3’te düzenlenmiştir. İlgili düzenlemede, marka sahibinin ağır ihmali veya kötüniyetli olarak hareket etmesi nedeniyle zarar görenlerin tazminat taleplerinin saklı tutulduğu ifade edilmiştir. Böylece, iptal kararına SMK md. 27/2 ile getirilen istisnai düzenlemenin istisnasına SMK md. 27/2-a ve b bentlerinde yer verilmiş, bunun istisnasına ise SMK md. 27/3’te yer verilmiştir. Dolayısıyla, kesinleşmiş ve uygulanmış mahkeme kararları markanın geçmişe dönük iptalinden etkilenmese de kötüniyet varsa söz konusu istisnadan yararlanılamayacaktır.

Kötüniyete, marka kullanım yükümlülüğünün marka sahibi tarafından beş yıl boyunca yerine getirmemesi örnek olarak verilebilir. Ayrıca, kendi davranışları nedeniyle markanın yaygın ad haline gelmesine sebep olan ve buna rağmen markadan doğan haklarını kullanan kişi de kötüniyetli olarak değerlendirilmelidir (ARKAN, Sabih: Marka Hukuku, C. 2, Ankara 1998, s. 169-170).

3-Kurulmuş ve Uygulanmış Sözleşmeler

İptal kararının talep halinde geçmişe etkili olarak sonuç doğuracağının bir diğer istisnası ise SMK md. 27/3-b bendinde düzenlenen karardan önce kurulmuş ve uygulanmış sözleşmelerdir. Bu kapsamda, tescilli markanın konu edildiği lisans veya rehin sözleşmesi yapıldıktan ve uygulandıktan sonra söz konusu marka iptal edilse de bu sözleşmeler iptal kararından etkilenmez.

SMK md. 27/3-b’de düzenlenen istisnaya, lisans sözleşmesi yapıldıktan sonra markaya ilişkin ambalajların bastırılması ve markalı ürünlerin piyasaya sürülmesi durumunda malların satışının engellenememesi örnek olarak verilebilir (KARAHAN, Sami: Marka Hukukunda Hükümsüzlük Davaları, Konya 2002, s. 152). Ancak bu hak, iptal edilen markaya ilişkin yeni siparişlerin alınarak yeni ürünlerin üretilmesi hakkını vermez (TEKİNALP, Ünal: Fikri Mülkiyet Hukuku, 5. Baskı, İstanbul 2012, s. 488).

Karardan önce kurulmuş ve uygulanmış sözleşmeler iptal kararından etkilenmeyecek olsalar da sözleşme uyarınca ödenmiş bedelin, hakkaniyet gereği kısmen ya da tamamen iadesi istenebilir (SMK md. 27/4). Bu kapsamda, devir sözleşmesine ilişkin yükümlülükler yerine getirilerek sözleşme uygulanmış olsa da devirden kısa bir süre sonra markanın iptal edilmesi durumunda ödenen bedelin kısmen ya da tamamen iadesi talep edilebilir (ARKAN, s. 169).

Marka sahibinin, lisans sözleşmesi ile markanın kullanım hakkını beş yıllığına devrettiği bir durumda, lisans ücretinin tamamen ödenmesi ve üçüncü yılda markanın iptaline karar verilmesi durumu da buna örnek olarak verilebilir. Bu durumda marka, geri kalan iki yılda lisans alan tarafından kullanamayacağı için iki yıllık lisans ücretinin iadesi istenebilir (ARKAN, s. 169, dn. 5).

SMK md. 27/3 fıkrasında, marka sahibinin, ağır ihmali veya kötüniyetli olarak hareket etmesi durumunda söz konusu istisnadan yararlanılamayacağı ifade edilmiştir. Bu durumda sözleşmeler, karardan önce kurularak uygulanmış olsalar da iptal kararından etkilenirler. Dolayısıyla, kötüniyetli marka sahibinden tazminat talep edilebilir.

D-İptal Kararının Sonuçları

Markanın iptaline ilişkin kesinleşmiş kararlar, herkese karşı hüküm doğurur (SMK md. 27/5). Bu sebeple, kesinleşmesi ile birlikte iptal kararı, marka sahibi gibi karardan önce veya sonra markayı devralmış kişilere karşı da hüküm doğurur (ARKAN, s. 170).

İptal yetkisinin mahkemeler tarafından kullanıldığı dönemde verilen kararlar, kesinleştikten sonra mahkeme tarafından TÜRKPATENT’e resen gönderilir (SMK Geçici md. 4/3). İptal kararı kesinleştikten sonra marka, sicilden terkin edilir ve durum Bültende yayımlanır (SMK md. 27/7).

E-Değerlendirme

Markanın iptali, iptal talebinin TÜRKPATENT’e sunulduğu tarihten itibaren markanın terkin edilmesine sebep olur. İptal kararı geleceği etkili sonuç doğursa da iptal hallerinin daha önceki bir tarihte doğmuş olması ihtimalinde bu tarihten itibaren iptal kararı verilebilir. Böylece asıl kurala istisna getirilerek iptal kararının da geçmişe etkili sonuç doğurabileceği düzenlenmiştir. Bu kuralın istisnası ise karardan önce, markanın sağladığı haklara tecavüz nedeniyle açılan davada verilen kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar ile kurulmuş ve uygulanmış sözleşmelerdir. Dolayısıyla ilgili iki durum için istisnanın istisnası düzenlenerek asıl kurala dönülmüştür. Ancak, marka sahibinin ağır ihmali veya kötüniyetli olarak hareket etmesi durumunda iptal kararı geriye etkili sonuç doğuracaktır.

 

Marka hukukunda iptal kararının etkileri için bkz. https://www.halkkitabevi.com/markanin-iptali-ve-iptal-halleri

Marka hukukunda iptal kararının etkileri için bkz. https://www.nadirkitap.com/taninmis-markanin-kullanilmasi-zorunlulugu-ve-kullanilmamasi-nedeniyle-kismen-iptali-imzali-basak-ozkok-kitap13938778.html

Marka hukukunda iptal kararının etkileri için bkz. https://www.gazikitabevi.com.tr/urun/marka-hukukunda-idari-iptal-mine-akarsu-2019

Marka hukukunda iptal kararının etkileri için bkz. https://www.kitapsec.com/Products/Marka-Hakkinin-Sona-Ermesi-Ozge-Arslan-Adalet-Yayinevi-345930.html

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir