CHANGE ARAÇ SATIŞINDA TAZMİNAT DAVASI

CHANGE ARAÇ SATIŞINDA TAZMİNAT DAVASI

Change araç satışında tazminat davası günümüzde oldukça merak edilen bir konudur. Ekonomide yaşanan değişimler sebebiyle ikinci el araçların satışı oldukça artmıştır. Bununla birlikte aracın kilometresinin düşük gösterilerek satılmış olması, change araç satılması, boyalı arabanın boyasız gibi gösterilerek değerinden yükseğe satılması gibi haller satıcının hem cezai hem de hukuki sorumluluğunu oluşturur. Change araç tazminatı kapsamında aracı alan kişi zapta ve ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre zararını tazmin edebilecektir. Nitekim “Change Araç satışında Tazminat Davası” başlıklı yazımızda; hukuki açıdan araçta bulunan ayıplar sebebiyle aracı almış olan kişinin maddi tazminat talepleri ele alınacaktır. Ayrıca ikinci el araç sebebiyle yaşadığınız herhangi bir mağduriyete ilişkin taleplerinizle ilgili alanında uzman ve deneyimli bir avukata danışılması yararlıdır. Bu kapsamda ikinci el araç mağdurlarının dava açarken deneyimli ve tecrübeli bir avukat vasıtasıyla taleplerini dile getirmeleri ileride oluşabilecek hak kayıplarının önüne geçecektir.

Aşağıda change araç, change araç sebebiyle tazminat, araç satışında hukuki ayıp ile ilgili hususlar detaylı bir şekilde incelenecektir.

CHANGE ARAÇ

Change araç, şase ve motor numarası değiştirilmiş araçlar için kullanılan bir ifadedir. Bu değişim ile hukuki veya teknik açıdan sorunlu araçların şase ve motorunu başka bir araçla değiştirerek haksız bir gelir elde etmek amaçlanır. Change araçlar dolandırıcılık suçunun konusu olabilecekleri gibi aynı zamanda ayıplı ifa sebebiyle tazminat taleplerinin de konusu olabilir. Bir aracın change araç olup olmadığı teknik uzman bilirkişiler tarafından ya da araç ekspertizleri gibi teknik bilgiye sahip kişiler ve kurumlar tarafından yapılır. Bununla birlikte emniyete yapılan ihbarlar neticesinde de change araç tespiti mümkündür.

 “Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; dava konusu aracın change araç olup olmadığı konusunda Akçabat Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma evrakının içeriğinin ve Savcılık dosyasındaki bilirkişi raporunun hüküm kurmak için yeterli olup olmadığı, aracın change araç olup olmadığı konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişiler kurulundan rapor alınması gerekip gerekmediği dolayısıyla eksik inceleme ile hüküm kurulup kurulmadığı noktasında toplanmaktadır.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Mahkemece araç üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadan savcılık dosyasında alınan bilirkişi raporunda aracın change olmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı aracın change oto olduğunu ileri sürmüştür. Dava konusu aracın change oto olup olmadığı konusunda; Akçaabat Cumhuriyet Savcılığının 2006/1281 sayılı hazırlık dosyasındaki 14.8.2006 tarihli bilirkişi raporunda, davaya konu kazaya karışan aracın motor numarasının orijinal olduğu, şasi numarasının bu araca ait olmadığı, başka bir araçtan alınıp buraya monte edildiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Eldeki dosyada alınan 14.05.2012 tarihli bilirkişi raporunda da aracın change olup olmadığı hususunda teknik bilirkişiden rapor alınması gerektiği bildirilmiştir. Bu durumda, davaya konu aracın change oto olup olmadığı konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan gerekçeli, ayrıntılı, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.( Yargıtay Kararı – HGK., E. 2014/467 K. 2015/2429 T. 4.11.2015)

CHANGE MAĞDURUNUN HAKLARI

Change sebebiyle ikinci el aracı alan kişinin ayıba veya zapta karşı tekeffül hükümlerine göre seçimlik hakları mevcuttur. Bu kapsamda araca el konulması sebebiyle oluşan zararlarını talep edebilir. Zapt ve ayıp sebebiyle oluşan zararları karşısında mevcut olan seçimlik hakları Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak kullanılacaktır. Change araç sebebiyle mağdur olan kişiler oluşan zararlarını gidermek için satıcıya maddi tazminat davası açabilecek ve araçlarına el konulması sebebiyle oluşan zararlarını giderebilecektir.

CHANGE ARAÇ SEBEBİYLE TAZMİNAT

Change araç sebebiyle açılan tazminat davalarında zapt ve ayıba karşı tekeffül hükümleri esas alınmalıdır. Change araçtan kaynaklanan zapta veya ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre açılacak tazminat davalarında araç üzerindeki ayıbın türü ve ayıbın öğrenilme tarihi önem arz etmektedir. Change araç satın alan kişiler, bildirim sürelerine uymak koşuluyla tazminat talebinde bulunabileceklerdir. Zira bu sürelere uyulmaması halinde change araç sebebiyle açılan tazminat davalarında tazminat talebi değerlendirilmeden dava usulden reddedilebilmektedir. Bütün bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda araçta bulunan ayıplardan dolayı bir avukata danışılmasında özellikle araç satışından doğan uyuşmazlıklarda deneyim sahibi ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri hakkında bilgi sahibi bir avukata danışılmasında fayda vardır. Maddi tazminat taleplerine dayalı olarak açılacak araç satışından kaynaklanan davalarla ilgili isteklerin bir avukat aracılığıyla değerlendirerek mahkemeye sunulması ileride oluşabilecek hak kayıplarının önüne geçecektir.

“…Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat ile satışın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü…

Davacı, eldeki dava ile satın aldığı aracın motor numarasının şüpheli olduğu gerekçesi ile emniyet tarafından muhafaza altına alındığını, bu nedenle uğradığı zarardan satıcının ve araç muayene istasyonunun sorumlu olduğunu, satışın iptali ile satış bedeli ve satış nedeniyle ortaya çıkan diğer masrafların yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, davalılardan … aracı satmadan önce davacı ile birlikte muayene ettirdiklerini ve sorun olmadığını, araçtaki ayıbın gözden geçirme ve muayene sonucu ortaya çıkabilen açık ayıp olduğunu, ilgili yerlerin muayeneyi özenle yapmadıkları için bu sorunun ortaya çıktığını, bu nedenle kendisinin sorumluluğunun olmadığını savunmuş, diğer davalı Ankara Araç muayene istasyonu ise, aracın muayenesinin satış tarihinden yaklaşık 1 ay sonra 17.12.2011 tarihinde yapıldığını, aracın motor değil şasi numarasının 16.12.2013 tarihli muayenede şüpheli bulunduğunu, satım işlemlerini yönlendirme, onay verme, durdurma gibi bir yetkisinin de olmadığını ileri sürerek; davanın reddini dilemiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü aleyhine açılan dava idari yargının görevli olması nedeniyle dosyadan tefrik edilmiştir. Mahkemece davalı … açısından açılan dava, davacının ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemesi gerekçesiyle, diğer davalı Ankara Araç Muayene İstasyonları açısından da muayene tarihinin aracın satım tarihi olan 16/11/2011 tarihinden sonra olması nedeniyle davacının hataya düşürülmesinin sözkonusu olamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dosya arasında bulunan makine mühendisi ve hukukçu bilirkişiden oluşan iki kişilik heyet raporu incelendiğinde; davaya konu … 1994 model şahin aracın kasa ve motorunun değişmemiş, sökülmemiş ve orijinal olduğu, aracın motorunun kendi motoru olduğu ve hiç yerinden( araç üzerinden) sökülmediği, motor bağlantı kulaklarının orijinal olduğu, aracın şasi nosu, motor nosu ve ön panelde bulunan tanıtıcı etiketin orijinal olduğu, sahteciliğin olmadığı, aracın satışları sırasında, ruhsat yenilenmesi esnasında ruhsatı dolduran kişiler tarafından (Emniyet elemanlarının) motor nosundaki bir harfin yanlış yazılmış olduğu, bu hatayı muayene esnasında teknisyenlerin görüp, aracın sahibini uyarıp ruhsatı yenilenmesini sağlamaları gerekirken, aracın değişme(change) olduğu düşüncesiyle davaya neden olan muayene teknisyenlerinin dikkatsizlikleri ve kusurları sonucu hatalı hareket etmiş oldukları kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Rapora itiraz sonucunda alınan ek raporda da bilirkişilerin görüşü değişmemiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/148928 soruşturma numaralı iddianamesi incelendiğinde; mağdurun dosyamız davalısı …, müştekinin ise dosyamız davacısı … olduğu, iddianamenin ‘olay 18′ başlıklı bölümünde, Ankara Kriminal Polis laboratuvarında yapılan inceleme sonucunda dava konusu aracın motor ve şasi numaralarının orijinal olduğu, ancak sağ ön amortisör kulesi üst yüzeyindeki şasi numarasının çevresinde orijinal olmayan kaynak ve taşlama izlerinin bulunduğu, bu bulgulara atfen şasi numarasının kaynakla, motorun ise tamamen nakil edilerek sahtecilik yapıldığı, yapılan sahtecilikle aracın kimliğinin değiştirildiği (change)ve iğfal kabiliyetini haiz olduğu, durumun ihbar ile ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Soruşturma dosyasında Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından yapılan inceleme sonucu dava konusu araçta change durumu saptanmasına rağmen dosya arasında bulunan bilirkişi raporuna göre araçta change olmadığının belirtilmesi karşısında araçtaki mevcut durum hususunda tereddüt hasıl olmuştur. Hal böyle olunca, mahkemece, soruşturmaya esas ceza mahkemesi dosyası getirtilerek konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden dava konusu araçta change olup olmadığı hususunda açıklamalı, taraf, hakim ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir….”( Yargıtay Kararı – 13. HD., E. 2016/28157 K. 2019/3052 T. 7.3.2019

ARAÇ SATIŞINDA HUKUKİ AYIP

Change araçlar kolay kolay tespit edilememekte ve aracı satın aldıktan belli bir süre sonra kamu görevlileri tarafından yapılan denetimler sonrasında ortaya çıkmaktadır. Bu durumda change araç mağduru olan kişiler aracın change olduğunu bilmemekte ve aracı satın aldıktan belli bir süre sonra yapılan denetimler sırasında bu durumu öğrenmektedirler. Change araç mağdurları hem araca değerinden oldukça fazla bir bedel ödemekte hem de araçlarına emniyet birimleri tarafından el konulmaktadır. Bu zararlarını gidermek isteyen mağdurlar araç satışından kaynaklanan zararlarını tazmin için dava açmaktadır. İşbu dava kapsamında change araçtaki ayıp genellikle bilirkişiler tarafından değerlendirilmekte ve aracın change olduğu hususu hukuki ayıp olarak değerlendirilmektedir. Change aracı satın alan kişi somut olaya göre hukuki ayıba dayanarak zararlarını aracı satan kişiden talep edebilir. Change araç mağduru, aracı satın aldığı kişiye ayıba karşı veya zapta karşı tekeffül hükümlerine göre tazminat davası açabilir. Bununla birlikte change araç mağdurlarının hukuki ayıp sebebiyle açacakları tazminat davalarında alanında uzman ve deneyimli bir avukata danışılması dava sürecine ilişkin ileride oluşabilecek usule ve esasa ilişkin olumsuz durumları engelleyecektir.

Araç satışında gizli ayıp, ortaya çıktığında veya sahibi tarafından öğrenildiğinde satıcıya bildirilmelidir. Gizli ayıp, ilk teslim anında fark edilemeyecek ayıp türü olduğu için aracı satmış olan kişinin sorumluluğunu kaldırmayacaktır. Gizli ayıplı yapılan işlerde satıcının sorumluluğu zamanaşımı süresince devam eder. Araç satışında gizli ayıp mevcut ise, gizli ayıp öğrenildikten hemen sonra satıcıya bildirilmelidir. Gizli ayıp bildirilmezse, araç bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Bu kapsamda genellikle change araç gizli ayıp olarak değerlendirilmektedir. Dolayısıyla ikinci el araç alan kişi hem şase/motor numarasının değiştirilmesi hem de diğer gizli ayıplar sebebiyle ayıp bildirim süresine riayet etmelidir. Aksi takdirde aracın change olması sebebiyle uğradığı zararların giderilmesini satıcıdan talep edemeyecektir.

“Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Türk Borçlar Kanununun 214 (eski BK 189) ve devamı maddelerinde düzenlenen , zapta karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Satım sözleşmesinde satıcının zapta karşı tekeffül borcunu düzenleyen Borçlar Kanununun 214. maddesinde, satıcının, satılan şeyin bir üçüncü şahıs tarafından satım akdi zamanında mevcut bir hak sebebi ile tamamen veya kısmen zapt edilmesinden, alıcıya karşı sorumlu olduğu açıklandıktan sonra, devamındaki maddelerde de, bu yükümlülüğün koşulları ve zararın kapsamı konusunda açıklamalar getirilmiştir. Borçlar Kanununun 217 maddesinde (eski BK 192) “satılanın tamamı alıcının elinden alınmışsa, satış sözleşmesi kendiliğinden sona ermiş sayılır ve alıcı satıcıdan aşağıdaki istemlerde bulunabilir” yazıldıktan sonra aynı maddenin (1) bendinde de “satılandan elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünlerin değeri indirilerek, ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesini isteyebebilir” yazılıdır. Aynı yasa maddesinin devam eden bentlerinde de alıcının talep edebileceği diğer hakları sıralanmıştır. Anılan yasa maddeleri hükmünce satıcı kusursuz olsa dahi aracın zaptedilmesinden dolayı alıcı (davacı)ya karşı sorumludur. Somut olayda, davacının 10.05.2010 tarihinde davalıdan noter satış sözleşmesi ile satın alıp adına tescil ettirdiği aracın, motor numarasının değiştirilmesi nedeniyle zapt edildiği uyuşmazlık konusu değildir. Açıklanan ilkeler doğrultusunda zapta karşı tekeffül hükümleri gereğince davacı uğradığı zararları akidi olan davalıdan isteyebilir. Hal böyle olunca; mahkemece Borçlar Kanununun 217 maddesi (eski BK 192) hükmüde dikkate alınmak suretiyle yukarda açıklanan ilkeler doğrultusunda taraf delilleri toplanıp değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddi yönünde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.” (Yargıtay Kararı – 13. HD., E. 2014/40668 K. 2015/35250 T. 2.12.2015)

“…Davacı, eldeki davayla hem ayıba hemde zapta karşı tekeffül hükümlerine dayanarak satış bedelinin ve araç için yaptığı masrafların davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı araçtaki işlemlerle ilgili her hangi bir bilgisi olmadığını, kendisinin de aracı bir başkasından satın aldığını savunmuştur. Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda devam eden ceza dosyasına rağmen aracın şase ve motor numarasının orijinal olduğu kanaati bildirilmiş itiraz üzerine alınan ek raporda ise heyet daha ayrıntılı inceleme yapılabilmesi için uzman bir bilirkişi heyetine dosyanın gönderilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu haliyle mahkemece alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli olduğundan bahsedilemez. Araca el konulmasına neden change işlemiyle ilgili ayrıntılı bir inceleme yapılmak üzere yeniden konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınması gerekmektedir. Kaldı ki, davacı aynı zamanda aracın kendisine satılmadan önce ağır hasarlı bir trafik kazasına karıştığını ve çekme belgeli olduğunu iddia etmiş, dosya içerisine alınan emniyet kayıtları da bunu doğrulamıştır. Aracın kaza sonrası çekme belgeli şekilde satıldığı ancak taraflar arasındaki sözleşmede buna ilişkin bir ibare olmadığı anlaşılmıştır. Davacının bu yöndeki talebi, Borçlar Kanununun 194 (T.B.K.nun 219 md.) ve devamı maddelerinde düzenlenen, ayıba karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Davacının, satın aldığı araçla ilgili olarak Trafik Şube Müdürlüğü’nce tutulan kayıtları, aracın sigorta kayıtlarını, TRAMER kayıtlarını inceleme, TRAMER’e SMS atarak bilgi edinme yükümlülüğü de yoktur. Davalı taraf, satış öncesinde davacıyı aracın hasarlı olduğu konusunda bilgilendirdiğini veya davacının bu hususu bildiğini ispatlayamamıştır. Satışa konu araç hukuki ayıplıdır. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. Davalı satıcının ayıba karşı tekeffül borcu bulunmaktadır. Mahkemece, anlatılanlar ışığında değerlendirme yapılarak bir sonuca varılması gerekirkeni bu hususlar göz önüne alınmaksızın yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir…”(Yargıtay Kararı – 3. HD., E. 2020/7881 K. 2021/589 T. 28.1.2021)

GENEL BİLGİLER

CHANGE ARAÇ SATIŞINDA TAZMİNAT DAVASI

Change araç satışında tazminat davası ile ilgili ilgili olarak yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

CHANGE ARAÇ NEDİR?

Change araç nedir ile ilgili hususta yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

CHANGE ARAÇ MAĞDURLARI NE YAPMALI?

Change araç mağdurları ne yapmalı hususunda yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

CHANGE ARAÇ MAĞDURLARI

Change araç mağdurları ile ilgili yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

CHANGE ARAÇ DAVALARI

Change araç davaları ile ilgili yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

CHANGE ARAÇ YARGITAY KARARI

Change araç Yargıtay kararı ile ilgili yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

CHANGE ARAÇ SATIŞINDA TAZMİNAT DAVASI YARGITAY KARARI

Change satışında tazminat davası Yargıtay kararı  ile ilgili yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

CHANGE ARAÇ SATIŞINDA TAZMİNAT ANKARA

Change satışında tazminat davası Ankara ile ilgili yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

CHANGE ARAÇ AVUKAT

Change araç avukat ile ilgili yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

ÇALINTI ARAÇ ANKARA

Çalıntı araç Ankara ile ilgili yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

CHANGE ARABA

Change araba ile ilgili yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

CHANGE ARAÇ DAVA

Change araç dava ile ilgili yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

CHANGE NASIL YAPILIR?

Change nasıl yapılır ile ilgili yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

CHANGE ARAÇ ANKARA AVUKATI

Change araç Ankara avukatı ile ilgili yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

CHANGE ARABA TAZMİNATI

Change araba tazminatı ile ilgili yukarıda yer verilen yazıda ayrıntılı değerlendirme yapılmıştır.

Diğer Makalelerimizi Buradan Okuyabilirsiniz.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir